1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ASLANBABA KONUŞTU
ASLANBABA KONUŞTU

ASLANBABA KONUŞTU

SON OLARAK ‘TACİZ’ İDDİALARI İLE GÜNDEMDE OLAN UBP MİLLETVEKİLİ EJDER ASLANBABA KIBRIS TİME’A KONUŞTU O GECEYİ ANLATTI İŞTE ASLANBABA’NIN AĞZINDAN O GECE YAŞANANLAR; Yaklaşık üç ay önce Taş

A+A-

 

 

SON OLARAK ‘TACİZ’ İDDİALARI İLE GÜNDEMDE OLAN UBP MİLLETVEKİLİ EJDER ASLANBABA KIBRIS TİME’A KONUŞTU O GECEYİ ANLATTI

    

İŞTE ASLANBABA’NIN AĞZINDAN O GECE YAŞANANLAR;

    

       

    

    

Yaklaşık üç ay önce Taşkent bölgesinde bana çok yakın bir arkadaşımla ortak kullanım için bir ev kiraladık.

    

Taşkent bölgesinde kiraladığımız ev, hem benim İskele bölgesinden her gün

Lefkoşa’ya gidip gelişimde yaşanan zorluklardan hem de zaman zaman yurtdışından gelen konuklarımızı misafir etmek amaçlık kullandığımız evdi.

    

Olayın yaşandığı gün Lefkoşa’da şuan olduğu gibi Yurt Dışı Kıbrıslı Türkler ile ilgili çalışmalarımız vardı. Başbakanlıktaki yerimizdeydim. Evi ortak kiraladığımız arkadaşım beni arayıp, ‘işin bitince gel mangalı yaktım’ dedi. Ben de ‘işim çok ama çıkınca gelirim’ dedim.

 

İşim geç saatte bitti. Saat yaklaşık 22:30 civarıydı. İşim bitince söz verdiğim gibi arkadaşımla ortak kiraladığımız eve gittim. Taşkent’e girişimde kahvede oturanlara selam vererek köye girmiştim. Hatta bunu köylülerden teyit edebilirler.

   

Neyse ben eve vardığımda mangal zaten çok önce yanmış yemekler yeniyordu. Arkadaşımla kız arkadaşı ve bunun yanında daha önce hiç tanışmadığım ve ilk kez gördüğüm iki kız kardeş vardı. Masada yemek yiyorlardı. Bende onlara katılarak eşlik ettim. Saat yaklaşık 11:30 civarı kızlardan birinin telefonu çaldı ve kim aradığını bilmediğim birisi ile konuştu. Konuşması bitince bana ‘benim Girne’ye gitmem gerekiyor. Beni götürür müsünüz?’ diye sordu. Ben de araçları olmadığı için tabi diyerek kızı Girne’deki sulu çembere kadar götürdüm ve orada indirip eve geri döndüm. Eve döndüğüm zaman diğer kız halen oturuyordu. Basında kızın yaşı ile birkaç farklı yazı yazıldı ama ben bunu polisten teyit alarak kızın yaşının 17 olduğunu bugün öğrendim.

    

Tabiî ki öyle bir ortamda kıza yaşını sormak gibi bir düşüncem olmadı. Zaten kimse tanıştığı insana ilk önce yaşını sormaz. Kız yaşından büyük gösteriyordu ama zaten ben kızın yaşı ile ilgili herhangi bir düşünce içerisine de girmemiştim.

   

Evet, eve geri döndüğümde ortama bende katıldım. Kız alkol ve sigara kullanıyordu. Ben de yemek esnasında sohbet edip, ortama göre alkol aldım.

Saat 02:00 civarında kız bana bende Girne’ye gitmek istiyorum dedi ve benden onu Girne’ye götürmemi istedi. Ben alkol aldığım için ona, ‘Kusura bakma alkollüyüm. Seni bu saatte alkollü olarak Girne’ye götüremem ‘ dedim. Kız o an ani bir davranışla bana ‘siz götürmezseniz o zaman ben giderim’ deyip, evden aceleyle kapıyı vurarak çıkıp gitti.

    

Kızın önceleri bize blöf yaptığını ve evden ayrılmış gibi yapmak istediğini düşündük. Onu hemen cep telefonundan aradık. Arkadaşımın kız arkadaşı kızın numarasını biliyordu. Kızı üç dört kez aradık fakat telefonu kapalı çıkıyordu.  Biraz zaman geçince aklımıza kız kardeşini aramak geldi. Kız kardeşini de aradık ve telefonu bir erkek açtı. Telefona çıkan adama (X) şahıs buradan ayrıldı ama ona ulaşamadık acaba sizin haberiniz var mı? Diye sorduk. Adam bize merak etmeyin (x) yanımızdadır dedi ve bana dönüp ‘siz kızı alıkoymak istemişsiniz’ dedi. Ben tabi bunu duyunca şok oldum çünkü öyle bir durum söz konusu değildi. Ben adama bunun söz konusu olmadığını gerekirse yüzyüze de görüşebileceğimizi söyledim. Adam bana yarım saat sonra kahvehane’de buluşalım dedi. Bende kabul ettim.

    

 Daha sonradan edindiğimiz bilgilerden kızın evden çıktığı esnada Taşkent’teki kahvehane’ye (ki burası gençler tarafından meyhane olarak kullanılıyor) giderek oradaki gençlerden yardım istediğini onu zorla alıkoyduğumuzu söylediğini öğrendim. Orada içkili olarak bulunan 5- 6 gençten birisi de kızın kız kardeşinin erkek arkadaşıydı. Bu adam kızı alıp, o gece Girne’ye götürdü.  Ve sonra geri dönüp benle kahvehanede buluştu. Bana söyledikleri asılsız ve kızın o gece Girne’ye gidebilmek için uydurduğu bir yalandı.

   

Kızın bu olayları orada anlatmasının üzerine orada bulunan kişilerden biri polisi aradı ve konuyu aktardı. Orada bulunan kişilerden birisi de rahmetli Cumhurbaşkanı Denktaş’ın eski korumalarından birisiydi. O gece olay bu şekilde kapandı ve iki üç gün sonra kızlar polise gitti.

   

Kızların anneleri kızlarının o gece nerede kaldıklarını öğrenmek ve teyit almak için polise gitti. Çünkü bu konu kızların annesine de ulaşmıştı. Kızın benim hakkımda herhangi bir şikayeti olmadı. Bunu polisten teyit alabilirler.   

  

Kızı daha önce tanımadığım için hakkında da pek bilgi sahibi değildim. Sonradan öğrendiğim kadarıyla kız Alaköylü ve güzellik yarışmasında kampa katılmış kızlardan birisiydi.

    

Bu konunun nasıl oldu da basına bu şekilde yansıdığını anlamış değilim. Basında yer alan ve hakkımda yapılan suçlamaların gerçek olmadığını kızların o gece yazdığı mesajların dökümünü, telefon kayıtlarını da elimde bulunduruyorum. Mahkemede bunu kanıt olarak kullanacağız. Kızın mesajlaşma anında yazılan içerikli mesajları konuyu netleştirecektir.

   

Kız benim hakkımda kesinlikle polise herhangi bir şikayette bulunmamıştır. O gece alkollü olan gençlere kızın Girne’ye gitmek istemesi üzerine  yalan söylemesi ile olay farklı boyuta çekilmiştir.

   

Kıbrıslı Gazetesi ve Kartal Harman, yazdığı asılsız haberler ile ilgili bugünden itibaren yargıya havale edildi. Kesinlikle  bir insanın adı kirletilecek kadar ucuz değildir.

   

Olayın duyulmasıyla Kartal Harma’ın beni arayıp benden detaylı bilgi almasını isterdim. Basında birkaç kez telefonlarımı kapattığım ve telefonlara çıkmadığım yazıyordu. Ben telefonlarımı kapatmadım. Bana sizin ulaştığınız gibi herkes ulaşabilir.  Ama beni Kıbrıslı Gazetesi’nden kimse arayıp da olay hakkında bilgi almadı.

   

Bugünden sonra basında asılsız haberler yaparak pirim elde etmek isteyen gazeteciler daha dikkatli olacak diye düşünüyorum ayrıca adımı kullanarak gerçek dışı, asılsız haber yapan gazete veya gazetecilere de dava açıp hakkımı arayacağım. Bugün bir ilki gerçekleştirdik. İlk kez bir yerel gazeteyi ve basın mensubuna dava açtım. Bugün açılan bu dava KKTC tarihinin en büyük davasıdır. 1 milyon TL’lik bir davadır. Bu da kimsenin adının bu kadar ucuz olmayacağını kanıtlayacağımız bir dava olacaktır.

   

   

    

 

    

Bu haber toplam 4428 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler