1. YAZARLAR

  2. Tayfun Çağra

  3. Asgari ücret ikilemi
Tayfun Çağra

Tayfun Çağra

Yazarın Tüm Yazıları >

Asgari ücret ikilemi

A+A-


Her zaman olduğu gibi yeni belirlenen asgari ücrete itiraz, artık normal bir gelişme olarak algılanabilir. İtirazların da olması çok doğal çünkü ortaya çıkan ücret ister kriterlerden olsun ister başka bir şeylerden, elbette ki bir ailenin (çünkü çekirdek ailenin geçim miktarı olarak hesaplanıyor) geçimini sağlayacak bir ücret olmaktan çok uzak. Hatta imkânsız, hatta komik, hatta şaka gibi!!!

***

Ancak öte yandan asgari ücreti, sadece asgari ücretle çalışanın ücretinin artması şeklinde değerlendirmemek gerek. Söz konusu asgari ücret, çoğu ödemeler, cezalar, yatırımlar gibi unsurların miktarlarını da belirliyor. Ücretteki artış, sözünü ettiğimiz ödemelerin de artması anlamına geliyor. Yani bir noktada yararlı gibi görünen bu ücret artışı, öte yandan başka giderlerin de artması anlamına geliyor. Belki de asgari ücretin artmasından en çok etkilenen kesim küçük esnaf veya esnafın tümüdür. Belki de sanayicidir.

***

Biliyoruz ki sanayici olmak için işyerinde 5 çalışanın olması yeterlidir. Ülkemizde asgari ücretin artması, çalışan için yararlı bir durumken özellikle küçük işletmeler için giderlerini artıran, bazen de gelirinin üstünde gider yapmasını gerektiren bir gelişme olur. Çünkü maaşların artmasının yanında o çalışanların sosyal yatırımlarının da artması anlamını taşır. Böyle bir durumda o işyerinden işçi çıkarmak bile söz konusu olabilir. Bazı ekonomi kaynakları da bu noktadan hareketle “asgari ücret uygulamasının işsizliği arttırdığını, kaçak işçiliğin de asgari ücretten dolayı olduğunu” belirtmektedirler.

***

Asgari ücretin yeniden belirlenmesi her zaman böyle bir ikilemi de yaratır. Yani yeterli olmasa da bir yandan sevinç yaşanırken, diğer yandan bir endişe vardır. Asgari ücretli o komik artışla evine birkaç ekmek daha fazla götürecektir, o yüzden utangaç! Bir sevinç içindedir ama o işçiyi çalıştıran işveren de o beğenmediğimiz gider artışını nasıl karşılayacağını kara kara düşünmeye başlamıştır. Çünkü bir şeyler üretiyorsa kapasitesi bellidir, o ürettiğinden elde ettiği miktar bellidir. Peki, ne yapacaktır? Maliyeti arttığına göre ürettiği ürüne zam yapacaktır.

***

Yani teoride birilerinin kazancı gibi görülse de pratikte öyle değildir. Ben ortaya çıkan durumu yazdım, gördüğüm, yaşadığım gerçeği ortaya koymaya çalıştım. ‘Peki, başka nasıl olabilir, işçi daha iyi bir maaş nasıl alabilir, küçük işletmeler ödediği ücretten nasıl rahatsız olmaz’ın yöntemini uzmanlar, ekonomistler bulmak durumundadır. Hükümet bunun çalışmasını yapmalıdır.

Bu yazı toplam 3062 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar