1. YAZARLAR

  2. Mert Özdağ

  3. Arşiv Notlar: 1998 Seçimleri
Mert Özdağ

Mert Özdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

Arşiv Notlar: 1998 Seçimleri

A+A-

Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde adayları 'daha iyi anlamak' ve 'daha iyi tanımak' için yakın geçmişin siyasi gelişmelerini ele almakta fayda görüyorum.
Özellikle 'icra' görevini yürüten 3 aday var karşımızda…
Sibel Siber…
Derviş Eroğlu…
Mustafa Akıncı…
Bir de aday olmasa da Derviş Eroğlu'na destek veren ve bu nedenle seçimin bir parçası olan Serdar Denktaş var tabii…
Eroğlu yıllarca başbakanlık yapmış.
Akıncı başbakan yardımcılığı…
Sibel Siber başbakanlık, meclis başkanlığı görevlerinde bulunmuş.
Şimdiki söylemleri ile geçmişteki söylemleri arasında ne değişmiş?
Kısa bir tarih turuna çıkaracağım sizi…
Gazete küpürlerinin ışığında o dönemki siyasi gelişmeleri yorumlayacağız.
Çok eskilere değil, 1998'de neler yaşanmış, 1998 seçimlerinde kim ne demiş, inceleyeceğiz…
Bu inceleme, seçim öncesinde siyasilerin geçmişlerini sorgulamamıza yarayacak.
                   ***
Hade, başlayalım…
1998 genel seçimleri öncesinde siyasi gerginlikler hakimdi.
Kıbrıs sorunu konusunda “konfederasyon” gündemli tartışma alevlenmiş, dahası “Güçlü KKTC” seçimlerde slogan haline gelmişti.
Şimdilerde birbirlerini destekleyen Serdar Denktaş DP'nin başında, Derviş Eroğlu ise UBP'nin başındaydı…
Sağdaki tartışma öylesine kötüydü ki seçim meydanlarında bir birlerine söyledikleri sözler yenir yutulur değildi.
Mesela Serdar Denktaş, Derviş Eroğlu'nun UBP'si için “çetelerin partisi” diyordu… Eroğlu ise DP'ye “gecekondu”…
Her siyasi toplantıda laflar havada uçuşuyordu…
Eroğlu'nun UBP’si seçim afişlerinde şaşalı sözler veriyordu. Hem de ne sözler...
Kalkınma, refah, sulu tarım, milli gelirin artması falan filan…
DP ise seçim kampanyasını UBP'yi suçlamak, UBP'ye saldırmak üzerine kurmuştu.
Mesela DP'nin gazetelerde yayınladığı bir seçim reklamında Eroğlu imzası ile verilen kumarhane izinleri yer alıyordu.
DP, tüm kumarhane izinlerinin Eroğlu'nun imzası ile verildiğine dikkat çekiyor, bu yönde muhalefet yapıyordu.
Bir de Mustafa Akıncı'nın TKP'si vardı.
Akıncı'nın siyasi dili “KKTC'nin güçlenmesine” dem vuran bir yapıdaydı.
Seçim afişlerinde KKTC'nin neden tanınmadığını sorgulayan Akıncı, kendisinin CTP'den farklı olduğunu her fırsatta dile getiriyor, “Biz ulusal değerlerimize bağlıyız” diye konuşuyordu.
Mehmet Ali Talat'ın liderliğindeki CTP ise “Güçlü sol” sloganıyla seçim yarışında yer alıyordu.
Talat, sık sık Kıbrıs sorununa bulunacak çözümün “federasyon” olması gerektiğine işaret ediyordu.
                           ***
Seçim UBP'nin 24, DP'nin 13, TKP'nin 7, CTP'nin 6 milletvekili kazanması ile tamamlanmıştı.
Sırada hükümeti kurma sorunu vardı.
Cumhurbaşkanı Denktaş hükümeti kurmakla UBP lideri Eroğlu'nu görevlendirdi.
Eroğlu partileri turluyor, yeni hükümet için nabız yokluyordu.
Gazetelere yansıyan kulis bilgileri UBP-TKP hükümetine işaret ediyordu.
Eroğlu ile Akıncı görüşüyor, görüşmeler zaman zaman kopma noktasına gelse de UBP-TKP hükümetinin temelleri atılıyordu.
Gazeteler en çok yeni kurulacak hükümetin Kıbrıs sorunundaki tavrını merak ediyordu.
KIBRIS Gazetesi sürmanşetinden verdiği haberde UBP ile TKP'nin dış politikada “Güçlü KKTC” vurgusu temelinde bir siyasette uzlaştığını haber veriyordu.

Memleket 1999'a UBP-TKP hükümeti  ile başladı.
Eroğlu ile Akıncı uzlaşmış, yeni hükümeti ilan etmişlerdi.
Sıra hükümet programının ilanına gelmişti.
UBP-TKP Hükümeti Hükümet Programında dikkat çeken unsurlar ilginçti.
- TEMEL UNSURLAR, BİRİNCİ MADDE: Güçlü KKTC'nin tanıtılması…
- DIŞ POLİTİKA, BİRİNCİ MADDE: Kıbrıs politikası Anavatan Türkiye ile birlikte yürütülecektir.
Anavatan Türkiye ile ilişkilere özel bir önem verilecek. 
                  ***
Yeni hükümet Kıbrıs sorununda “federasyondan” bahsetmeyen, “Güçlü KKTC’ye” vurgu yapan bir yapıda kurulmuştu.
Cumhurbaşkanlığı makamındaki Rauf Denktaş gidişattan memnundu. Hatta “hükümet programında konfederasyon niye yok” diye şikayet bile ediyordu...
Mustafa Akıncı'yı kabul eden Denktaş TKP'nin “milli çizgide olduğunu” söylüyor, bundan mutluluk duyuyordu.
Seçim sonucuna göre; UBP'ye “çetelerin partisi” diyen Serdar Denktaş'ın DP'si ile, “Güçlü sol” diyen Mehmet Ali Talat'ın CTP'si muhalefetteydi…
                       ***
Bugün, eski ortaklar Derviş Eroğlu ile Mustafa Akıncı Cumhurbaşkanlığı için halktan oy istiyor.
Serdar Denktaş (kendi söylemiyle) “çetelerin partisi UBP'ye” destek veriyor.
Ve ne ilginçtir ki Kıbrıs sorununda tümü, bugün “FEDERASYON” diye konuşuyor.
“Ulusal değerlere bağlı Güçlü KKTC'ci” Akıncı da, “Kalkınmış KKTC'ci” Eroğlu da, “Temiz siyaset” DP de federasyon söylemlerini kullanıyor. Üstelik şimdi hepsi, federasyon temelinde çözüm için halktan oy bekliyor! Siyasi geçmişleri, duruşları ve politikaları güven vermiyor... Özünde ‘mevcut düzenin devamı’ yatanların bu düzeni değiştireceğine inanmak güç... Çözüm için samimiyetle çalışacak, gerçekten  barış
isteyen bir lider ve  ekibine ihtiyaç vardır... Ve bu samimi mücadelenin adresi ise bellidir...

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 5085 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar