1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Antik Lefkoşa'mıza Müze
Antik Lefkoşamıza Müze

Antik Lefkoşa'mıza Müze

Hitit yazmanlarının taş tabletlere kazıdığı çivi yazılarıyla o günlerde yaşananları geleceğe aktarma çabalarını hepimiz biliyoruz, ya da “Gılgamış Destanı”nın bize insanoğlunun tarih serüvenine tuttuğu ışığı. Mısırlıların papürüsle yazıya geçi

A+A-

 

 

 

 

Hitit yazmanlarının taş tabletlere kazıdığı çivi yazılarıyla o günlerde yaşananları geleceğe aktarma çabalarını hepimiz biliyoruz, ya da “Gılgamış Destanı”nın bize insanoğlunun tarih serüvenine tuttuğu ışığı. Mısırlıların papürüsle yazıya geçişleri, ya da Dede Korkut hikayeleri; hepsi uygarlıklarını kalıcı kılma, yaşadıkları topraklarda hatırlanma uğraşısı değil midir?

 

Biz Kıbrıslıtürkler artık yok olmaya doğru adım adım yaklaşıyoruz. Bunun herkes farkında; belki de o yüzden kültürümüze bu kadar çok sahip çıkacak festivaller yapıyoruz. Kuzey Kıbrıs’ın her yanında her hafta bir festival düzenleniyor. Yemeklerimiz tanıtılıyor, el işlerimiz sergileniyor. Ama yetmiyor dostlar. Güzel taş fırın hellimliler pişirmek, samsı, sini gadmeri sunmak, ipek böceği tablolarımızı görücüye çıkarmak yetmiyor işte...

 

Kıbrıslıtürk kültürünü, üretimlerimizi kalıcı bir şekilde toparlamak zorundayız. Birçok ressamımızın tabloları bodrum katlarında çürüyor. Kitaplarımız, ürettiğimiz pek çok sanat eseri atıl durumda mahzenlerde. Bizden önce bu topraklarda yaşayıp da bize kültürlerini ve sanat eserlerini emanet eden uygarlıklara insanlık görevimizi yapıp miraslarımıza sahip çıkmak zorundayız. Bunun da tek yolu, bir “Çağdaş Sanatlar ve Arkeoloji Müzesi” oluşturmaktır.

 

BÜYÜLEYİCİ MEKAN…

 

Lefkoşa'nın merkezinde, eski  Polis genel müdürlüğünün bulunduğu yeri hepimiz biliyoruz. Polis teşkilatı oradan uzun bir süre önce ayrıldı. İngiliz Koloni Yönetimi’nin simgelerinden biri olan bu bina yıllardır atıl durumda duruyor. Bu bina  İngiliz Koloni Yönetimi'nin simgelerinden biri idi. Orası Lefkoşa'nın öylesine tarihinin merkezi bir yerde ki… Düşünün hemen karşısında Venedik sütunu. Yanında bir zamanlar Lüzinyanların yönetim merkezinin olduğu, sonra da İngiliz Koloni  yönetiminin kalıntıları üzerine mahkeme binalarını yaptığı yüzyıllara meydan okuyan mekanlar, tarihi posta binası, Kıbrıslı Türklerin ilk modern oteli; Saray Hotel ve daha birçok tarihi bina. Lüzinyan, Venedik, Osmanlı, İngiliz yönetimlerinin resmigeçidi gibi tam bir antik merkez.

 

Ne dersiniz, eski Polis genel müdürlüğünü barındıran o binanın bir sanat-kültür  müzesine dönüştürülmesi bu antik merkeze müthiş bir ışıltı katmaz mı? Kıbrıslı Türklerin yıllardır arzu ettiği ama başaramadığı bir sanat merkezi… Hadi arkadaşlar tıpkı son dönemde her hafta bir festivalle sahip çıkmaya çalıştığımız kültürümüze, yine böyle anlamlı bir amaç için sahip çıkalım. Antik Lefkoşa'mızın merkezini bir sanat müzesine kavuşturalım. Eski polis binasının “sanat müzesi”ne dönüştürülmesi için talip olalım.

 

Bunun için acele etmek zorundayız, çünkü oranın başka kurumlardan da isteyeni çok fazla. Ben kendi adıma bu binaya talip olan kurumların da böylesine kutsal bir amaç için taleplerini geri çekebileceklerini düşünüyorum. Öyle ya Hukuk Fakültesi ya da Başsavcılık ofisleri şehrin başka yerlerinde de pekala güzel modern binalarda konuşlanabilir ama, böylesine antik bir bina ve yüzyıllara meydan okuyan bir merkez başka hiçbir yerde bulunmaz. Böyle bir bina ve lokalizasyon da ancak müze olarak değerlendirilebilir. Gelen her turist otobüsünün antik şehrimizi gezerken bir de sanat müzemizi ziyaret etmesi Kıbrıslıtürk toplumuna prestij kazandırırken, oradaki esnafa da maddi destek sağlayacaktır.

 

YOK OLUŞU DURDURMAK…

 

Ülkemizde kültür-sanat hareketinin ne oranda etkili olabileceğini görmek ve herkese göstermek için el ele verelim. Bu ülkenin aydın insanları kararlı bir dayanışma içinde çalışırsak ülkemize çağdaş bir sanat müzesi kazandırabiliriz. Biliyoruz ki, yok oluşu durdurmanın tek yolu umutla, inatla ve sevgiyle üretmektir ama, ürettiklerimizin değer bulacağını bilmek de biz sanatçılar için önemli bir motivasyondur.

 

New York’ta Metropolitan Müzesini, Londra’da British, Madrid’de onca ressamın ama en çok da Picasso ve Salvador Dali’nin eserlerinin sergilendiği Sofia Reina’yı gezerken hangimiz heyecanlanmıyoruz ki... Ve Türkiye’de neredeyse her antik şehirde bir müze. Kültürünüz ve sanatınız varsa siz de varsınız.

 

Bu amaçla Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’na  talebimizi içeren bir yazıyı 15 Nisan Pazar akşamı Dünya Sanat Günü’ünde ilettik. Perşembe (19.4.2012) Meclis Mavi Salonu’nda saat 12.00’de bir basın toplantısı yapılacak ve basın yoluyla kamuoyuna da talebimizi aktaracağız.

 

Kuzey Kıbrıs aydınlarının ve sanatçılarının ve bu ülkede var olma kavgası veren, yüreği bu topraklar için atan herkesin desteğine ihtiyacımız vardır. Desteğiniz, Antik Lefkoşa’mıza bir müze kazandırmak için çok önemlidir.

 

 


 

Kanunname: “Bilim ve sanat, bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar kuş olur uçar ve özgür olurlar, uçamayanlar tavuk olurlar. “Tavuk Toplum” önüne atılan bir avuç yemi gagalarken arkadan yumurtaların alındığının farkında bile olmaz! “

CHARLES DARWIN

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1057 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler