1. YAZARLAR

  2. Kutlay Erk

  3. Anketler ve Seçimler…
Kutlay Erk

Kutlay Erk

Yazarın Tüm Yazıları >

Anketler ve Seçimler…

A+A-

Seçimler yaklaştıkça anketler çoğaldı, siyasi sohbetler yoğunlaştı; seçim gününe kadar da böyle devam edecek… Gerçi yasa gereği seçim gününe yakın anket yayınlanamaz ama yasa “konuşulamaz da” demiyor. Sosyal medyada ise “atış serbest”…

Lefkoşa’nın hareketli bir alış-veriş caddesine bir işim için bir işyerine girdim; işyeri sahibi tanıdık… Görür görmez heyecanla anlatmaya başladı; Kıbrıs gazetesi için anket çalışması yaptıklarını söyleyen anketörler gelmiş. Arkadaş da cevaplamış soruları ama “geçen seçim kime oy verdiniz, bu seçim kime oy vereceksiniz?” sorularında işkillenmiş; doğru olmayan cevaplar vermiş. Anketör, soruları bitirince de arkadaşın telefon numarasını istemiş; anketörün bu anket formunu gerçekten bir görüşme sonucu doldurduğundan emin olmak için anket şirketi kendilerini arayabilirmiş… Arkadaş daha da işkillenerek öfkelenmiş, yollatmış anketörü… İş yerinin adını ve adresini not etmiş olmalarından da şüphelenerek, tutarsız ve yanlış cevaplar vermiş olmasından rahattı…

Bana bunları anlatırken anketör olduğu anlaşılan birisi kapıdan başını uzattı, içeri girmek için izin istedi… Nerdeyse kıyamet kopacaktı; müdahale ederek, az önce başka anketörün buradan geçtiğini söyledim. Sonradan bir başka bir arkadaştan ‘anket macerası’nı öğrendim; meğer telefonda arayıp “Niye DP’ye oy vermeyeceğinizi öğrenebilir miyiz?” sormuşlar, hem de iki defa… İşimi bitirince ve arkadaş da sakinleyince, oradan çıktım.

Karşı işyerinin kapısında UBP’li olduğunu bildiğim ama az tanıdığım birisi duruyordu, ısrarla davet etti, girdim. Anketörler ona da gelmiş, “üniversiteli gençler bunlar, çocuklara harçlık çıkması için yardımcı olmak lazım, doldurdukları anket formu sayısına göre para alıyorlar diye çabuk çabuk ve rastgele cevapladım.” diyor. Orda bulunan bir diğer arkadaşına da doldurtmuş, anketöre de “abim kapı kapı dolaşma, doldur işte gitsin, cevaplamak istemeyen bir adrese bunu yaz” demiş. “Telefon numaranızı istediler mi?” diye sordum; istemişler, “gaynanamın telefonu verdim” dedi… Ondan sonra da kamuoyunda bu anketleri eni – konu ve işimize geldiği gibi tartışıyoruz; gerçeği yansıtıp yansıtmadığına dair yorumlar yaparız. Bilimsel bir tekniği iğdiş etmişiz…

Ardından seçimleri konuşmaya başladık. Taraflar kendi partisinin birinci geleceğinde ısrarlı olduğu için uzlaşı sağlanamdı; barışçıl ve çevreye saygılı bir şekilde geçmesi dileğinde buluştuk. “O eski seçim kampanyalarını hatırlarım da, ne delilikti derim bazen” dedi UBP’li işyeri sahibi… “CTP Gömenköy’de kapı kapı dolaşacak ve bildiri dağıtacaktıııı?! Neler yapmazdık onlara?!.. Şimdi kapıma gelmeseler, bildiri vermeseler ayırımcılık yapıp düz geçiyorlar diye canım sıkılır” dedi…  CTP’li gençlerin her şeye rağmen saygıda kusur etmediklerini ekliyor. “Bir ‘UBP Tumba’ çıkardınız, sinirden başım ağrırdı, sokakta oynayan çocukların diline bile dolandı ‘UBP Tumba’, çocuklara da kızar olmuştuk. Şimdi de Sami Özuslu sorar Sim FM’de ‘Tumba’ nedir diye?!” dedi gülümseyerek. “O Naci, o Ferdi konuştukça kendimden geçerdim vallahi; bak aha şimdi bile tüylerim kabardı” diyerek, başını yana eğdi ve salladı.

“Sizinkiler de az değildi haa!..” dedi, “az değildik, çoğaldık, çoğalmaya devam” dedim; “Sen anladın” dedi, “Sen de anladın” diye cevapladım. Şimdilerde yapılan kampanyaların eskisi gibi çatışmalı, poster – pankart yırtmalı olmamasını CTP’ye borçlu olduğumuz söyledi; “bütün o saldırılara direnmeseydiniz, bugünlere gelemezdik; aslında korkusuzluğunuz UBP saldırganlığını yendi. Yenilseydiniz bizim de işimiz zordu, becerip de sizi bitirseydik, kendi kendimizi yiyecektik, ağzını açanı yutacaklardı herhalde.” dedi… “Yani sizi de CTP kurtardı ve halen koruyor?!” dedim; “CTP hepimiz için de var, ben bunun farkındayım; UBP de farkında ki eskisi gibi yapamıyor. Yahu siz Denktaş Beyi bile halletiniz, Türkiye bile kurtaramadı Denktaş beyi elinizden; bizim Eroğlu ve UBP yedi canını da Denktaş’ın kılına bile dokunamadı” dedi gülümseyerek.

“Geçti bunlar… Napacaksınız Lefkoşa Belediyesi’ni?” dedi; “Ne var Lefkoşa Belediyesi’nde?” dedim. “LTB Tumba” dedi, “Göster kendini… Her şey daha güzel olacak” dedi… “CTP seçim sloganlarını ezberlemişsin” dedim, “Bizimkileri unuttum, sizinkiler aklımdan gitmiyor, ben yanlış partide miyim acaba?!” dediğinde kahkahalar en yüksek tonda idi… “Eskiden böyle konuşacaydıııkkk?!... Lime lime ederlerdi bizi; şimdi CTP var, konuşuyoruz, işin doğrusu bu” dedi, “UBP içinde de bunu söyleyebiliyor musun?” diye sordum, “Evet ve korkmadan; dışarda CTP var, CTP bizim için de var” dedi…

Sohbet tatlıydı ama işler de vardı; izin istedim, ayrıldım. Az ötede bir CTP posteri, “Ne demek umut yok! Biz Halkız! Burada Biz Varız” diyor… “Eşitlik, özgürlük ve adalet için varız. Tüm vatandaşlarımızı kucaklayan bir iktidar için varız.” diyor.

Bu yazı toplam 1602 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar