1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Ankara’nın parası ve el-şükran
Ankara’nın parası ve el-şükran

Ankara’nın parası ve el-şükran

Cumartesi saat 18.30’da Mağusa-İskele yolunda seyrederken Bayrak Radyosu haberlerini dinliyorum. Spiker “Başbakan İrsen Küçük, ekonomiyi hareketlendirecek çok önemli açıklamalar yaptı” diye giriyor mevzuya… Radyonun sesini açıyor,

A+A-



 

Cumartesi saat 18.30’da Mağusa-İskele yolunda seyrederken Bayrak Radyosu haberlerini dinliyorum.
Spiker “Başbakan İrsen Küçük, ekonomiyi hareketlendirecek çok önemli açıklamalar yaptı” diye giriyor mevzuya…
Radyonun sesini açıyor, kulak kabartıyorum.
“Ne dedi acaba Başbakan?” diye…
Hemen ardından kısıyorum sesi…
Giriş cümlesinin abartı ve uydurmadan ibaret olduğu anlaşılıyor çünkü…
Haber aslında şuymuş meğer:
Maaşlar bayramdan önce ödenecek.
Başbakan bunu söylemiş söyleye söyleye!..
“Ekonomiyi hareketlendirecek” mesaj buymuş.
Labirente dönüşen Mağusa-İskele ana yolunda daha fazla dikkatim dağılmasın diye istasyonu değişirken son bir cümlesi daha ulaşıyor kulağıma Başbakan İrsen Küçük’ün…
Maaş ödemeleri için Ankara ile görüşmüş.
Olumlu cevap almış.
Şükranlarını iletiyor anavatana!..
Arap istasyonu ‘yalelli’ çalmaya başlıyor radyoda…
El-şükran ya habibi!..
***
Bunları yazmak da konuşmak da bıkkınlık ve utanç veriyor artık!..
O yüzden gırgıra alıyorum galiba…
Başka türlü nasıl yazılır ki?
Ciddi olabilmek, sakin olabilmek mümkün mü?
Ağlanacak halimize gülüyor, utanılacak halimizle gurur duyuyoruz!..
Kabullenmek, içselleştirmek, sindirmek imkansız olmalı bunları…
Ama hayır.
Benim Başbakanım maaşların ödenmesini “müjde” diye duyurmayı marifet sayabiliyor hâlâ!..
Üstelik bu ödemeler için Türkiye’deki yetkililere yalvar yakar olduğunu açıklamaktan da utanmıyor, çekinmiyor!..
Dönüp bir de “şükran” çekiyor, Arap radyosu gibi!..
Bayrak radyosu elinde ya, şükrancılıkta Arapları aratmıyor mübarek…
***
Bayram tatili uzunmuş da tahsilatta sorun olacakmış…
Başbakan diyor bunu da…
Kime söylüyor?
Ankara’dakilere…
“Aslında Maliye para topluyor da, bayram nedeniyle biraz sıkıntı olacak” demeye getiriyor.
Bu yüzden avuç açıyor Beşir Atalay’a…
Ve avuç açma görüşmesinde Beşir beyi KKTC’ye davet ediyor İrsen Bey…
Eylül’de geleceğini de “müjde” diye duyuruyor.
Yanında Cemil Çiçek de gelecekmiş üstelik…
Eski ve yeni Kıbrıs İşleri Bakanları birlikte ziyaretimize gelecekler.
Hoş gelişler ola…
***
Başbakan İrsen Küçük devlet kasasının, yani maliyenin bayram tatili nedeniyle tahsilatta sıkıntı yaşayacağını söylüyor. Kamu çalışanlarını ve emeklileri ödeyeceğini söylüyor. Ankara’dan para sözü alıyor, seviniyor.
Peki ya özel sektör ne yapacak?
Onlar nereden bulacak parayı?
‘Büyük patronlar’ değil ki özel sektör sadece…
Esnafı…
Sanayicisi…
Küçük işyeri sahibi…
Onlar kimden ‘yardım’ dileyecek?
Ve çalışanını nasıl ödeyecek, uzun süreli tatil nedeniyle tahsilatta sıkıntı yaşarken?
Ödenemeyen işçiler ne yapacak peki bayramda?
***
“Kamu Başbakanı” gibi konuşuyor özetle İrsen Bey…
Toplumun yüzde 80’i ise aklının ucundan bile geçmiyor!..
Oysa bu “müjde”li haberleri verirken ve Bayrak Radyosu da ‘yalelli’ tadında yalakalık yaparken, başka cümleler de kurabilirdi Başbakan:
- Uzun bayram tatili nedeniyle işletmelerin tahsilat sıkıntısı yaşayabileceğini varsayarak, kamu alacakları iki hafta süreyle ertelenmiştir.
- Bu süre zarfında elektrik, su, vergi, sigorta ve ihtiyat sandığı yatırımları için gecikme zammı uygulanmayacaktır.
- Kendi nam ve hesabına çalışanlar ile küçük ve orta boy işletmelerin nakit darlığını gidermesi amacıyla, kamu bankaları 6 ay vadeli ve düşük faizli kredi verecektir. Kredi başvurusu yapanlar, diğer örneklerinde olduğu gibi sürüm sürüm süründürülmeyecektir…

Bunları da söyleseydi Başbakan, hem “Herkesin Başbakanı” gibi davranmış olurdu, hem de Bayrak Radyosu’nun yaktığı yağ da boşa gitmezdi.
“Ekonomiyi canlandıracak açıklamalar” ha…
La havle!..

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1334 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler