1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ANAYASA MI, EKONOMİ Mİ?!.
ANAYASA MI, EKONOMİ Mİ?!.

ANAYASA MI, EKONOMİ Mİ?!.

Ülke gündemi sürekli değişiyor, bir gündem sonuca gitmeden başka gündemler öne çıkıyor. Kıbrıslı Türkler de, sürekli değişen ama hemen hemen hiçbirinde sonuç alınamayan gündemler içinde boğulup kalıyor. Ancak, değişmeyen tek gündem var, halkın fakirleşti

A+A-

 

 

 

 

Ülke gündemi sürekli değişiyor, bir gündem sonuca gitmeden başka gündemler öne çıkıyor. Kıbrıslı Türkler de, sürekli değişen ama hemen hemen hiçbirinde sonuç alınamayan gündemler içinde boğulup kalıyor.

Ancak, değişmeyen tek gündem var, halkın fakirleştiği… Bunun üzerine de çok şeyler söyleniyor ama sonuç sıfır; halk hergün fakirleşiyor. İktidar partisi bunu gündemden düşürmek için her fırsatı değerlendiriyor. Örneğin LTB konusu, halkın gerçek gündemini bastırmış, haftalarca “ne olacak bu LTB’nin hali” tartışmaları ile “ne olacak bu memleketin ekonomisi” gündemi unutulmuştu.

Şimdi yeni bir gündem var, Anayasa değişikliği… Bu da aslında Türkiye’den ithal bir gündem ama iktidar ve partisi için önemli bir ‘gerçek gündem’i saptırma olanağı… Anayasa değişmelidir, evet… Bu anayasanın değiştirilmesinin en önemli savunucusu, bu anayasaya ‘Hayır’ oyu veren CTP ve CTP’lilerdir. Anayasaya evet oyu verenlerin şikayeti belki yaşadıkları deneyimlerdendir ama CTP ta başından böyle bir anayasının Kıbrıslı Türklere yakışmadığını söylemiş ve yüzde otuz civarı da red oyu çıkarmıştı. Bu oran, genelde, anayasaların halkoylamasında çok yüksek bir ‘hayır’ oranıdır.

Bu makalede değiştirilmesi gerekenler üzerinde yorumlar yapılmayacak; bu anayasada ne değişmek isteniyorsa, CTP’nin arşivinde var, süreç içinde ortaya çıkan ihtiyaçlar da eklenebilir. Meclisin tüm partileri, geniş toplumsal katkıyı da alarak, bu anayasayı değişe, CTP’nin de ‘evet’ diyeceği bir anayasa yapsa ve halkoyunda nerdeyse tam ‘Evet’ alsa çok iyi ve ideal olacak. Meclis bunu başaracak mı? Hayır!... İktidarın bu anayasadan şikayeti yok, ama halkı oyalamaya, diğer siyasi partileri başka konularla iştigal ettirip en can yakıcı sorundan uzaklaştırmaya ihtiyacı var. Uzun uzun eğleşecekler, birbirleri ile tartışacaklar, maço politikalar medyayı ve insanları meşgul edecek ve çok kez olduğu gibi, konu dağılıp gidecek, sönecek… Muhalefet partileri iktidarın oyununa geliyor.

Ülkenin öncelikli konusu ve sorunu ekonomidir, dışardan empoze mali programların ekonomi program diye yutturulup uygulanmasıdır, Kıbrıs Türk siyasetinin de dışardan empoze programı ikame edecek hiç bir program üretmemesidir. Şimdi anayasayı değiştirmek için bir araya gelenler, Kıbrıs Türk ekonomisinin kurtulması ve istikrarlı büyümesi için acil, kısa, orta ve uzun vadeli program yapmak için niye bir araya gelmiyor? Bu daha acil değil mi? Fakirleşmek kader mi kalacak? En iyi anayasa yapılsa dahi, aç insanlar özgür olamayacağına gore, kaç yazacak… İster başkanlık sistemi olsun, ister parlamenter sistem, Kıbrıslı Türkler eridikten ve yok edildikten  sonra bu sistem kimin için olacak?

Hazır tüm siyasi partiler anayasa değişikliği için toplanmışken, önceliğin aslında benzeri bir toplantı ile ekonomi programının yazılması olduğu niye saptanmıyor, niye hiçbir parti bunu öne atmıyor? Anayasa yazmak ve değiştirmek kolay aslında… Zor olan, çöken ve ayağa kalkacağına dair de hiç bir tarafın umut vermediği bir ekonomiye U dönüşü  yaptıracak ve Kıbrıslı Türkleri fakirleşme sürecinden çıkarıp refah sürecine sokacak, canlanmayı yaratacak ekonomi programını yazmaktır. Bu başarmanın en iyi yolu da, aklı akıla katarak çalışmak, siyasetin, ekonominin ve sivil toplumun tüm ilgili aktörlerini bir araya getirmektir.

Ve acilen yapılması gereken de budur. Karpaz’daki insan, Güzelyurt’taki insan ekonomik sorunlarda boğulurken, siyaset gidecek ve onlara ‘nasıl bir anayasa istiyorsun?’ diye soracak?!. Ekmeği olmayanlara pastasının nasıl olmasını istediği sorularacak… Şaka gibi… Ama ülkenin gündemi değişecek; burası şaka değil…

Ve şaka değil, hiçbir siyasi partinin mevcut ekonomik sorunlara çözüm önerisi ve programı olmaması... Neyse, karamsar olmamak gerek… Peki ama, iyimser olmak için veri var mı?!.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 674 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler