1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ALT YAPILAR ELE ALINDI
ALT YAPILAR ELE ALINDI

ALT YAPILAR ELE ALINDI

KTSYD tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen “Sporun Vizyonu Eğitim Semineri” dün gerçekleşen son oturum ile tamamlandı

A+A-

 

 

Seminerin ikinci ve son gününde “Alt yapılarda inleyen nağmeler” başlıklı oturuma voleybol antrenörü Emin Özkalp, teknik direktör Ahmet Ogan, tenis antrenörü Yusuf Yönlüer ve Yenicami Akademi Koordinatörü Osman Emiroğlu konuşmacı olarak katıldı

 

Emin Özkalp okul sporlarına gereken önemin verilmediği üzerinde dururken, Ahmet Ogan tesisleşmenin önemine dikkat çekti. Yusuf Yönlüer dünyadan ve ülkemizdeki tenisin durumu hakkında bilgi verirken Osman Emiroğlu akademide en alttan en üst kategoriye kadar nasıl bir eğitim verdiklerini sunum ile anlattı

 

Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği’nin her yıl geleneksel olarak düzenlediği “Sporun Vizyonu Eğitim Semineri”nin ikinci ve son günü dün sabah düzenlenen oturum ile tamamlandı. “Altyapılarda inleyen nağmeler” başlıklı konunun irdelendiği oturuma konuşmacı olarak Voleybol antrenörü Emin Özkalp, Teknik Direktör Ahmet Ogan, Tenis antrenörü Yusuf Yönlüer ve Yenicami Akademi Koordinatörü Osman Emiroğlu katıldı.

 

ÖZKALP: “OKUL SPORLARINDA İNLEYEN NAĞMELER BİLE İNLEMİYOR”

 

İki bölüm halinde konuşmalarını gerçekleştiren konuşmacılarda ilk söz alan Voleybol Antrenörü Emin Özkalp oldu. Sözlerine ülkemizde okul sporlarına gereken önem verilmemektedir diye başlayan Özkalp “26 yıllık bir öğretmen olarak bunu çok rahat görebiliyor ve söyleyebiliyorum. Kendi ülkemizde hiçbir spor kulübümüz hiçbir okulun sorumluluğunu alamamaktadır. Kulüplerimiz ortaya hasbelkader çıkan oyuncuların peşinden koşar. Alt yapı dediğimiz çocuklar ve gençlerdir. Bu insanların hayatı okullarda geçer. Kulüpler bir şekilde okullara el atmalıdırlar” diye konuştu.

Özkalp “Lise erkek voleybol turnuvasına 36 tane liseden 5 okul katıldı. Okul sporlarının iyiye gitmediği, inleyen nağmelerin bile inlemediğini üzülerek görüyorum. Bugün dünyada en önemli tanıtım spordur ve genç sporcular küçük yaşta yetiştirilmelidir. Çocuklarımızın içki, sigara gibi zararlı şeylerden uzak tutacak şey spordur” dedi.

 “Çocuklar gelişim çağında bizim ellerimizde. Hamurun yumuşak olduğu ve şekil verilebilecek yaşlarda elimizdeler” diyen Özkalp Okul sporları kazanmaya yönelik değil katılımın mecburi olduğu organizasyonlar olmalı” diyerek okul sporlarında yaşanan sıkıntılara değindi.

 

OGAN: “SAĞLAM TEMELLER İÇİN TESİSLEŞMENİN ÖNEMİ BÜYÜKTÜR”

Özkalp’ın ardından söz alan teknik direktör Ahmet Ogan sözlerine “Birçok alt yapıda sıkıntılı süreç yaşıyoruz. Bunu zaman zaman gazete sayfalarına taşıyıp gündemde tutmaya çalışıyoruz” diye başladı. “Kulüp alt yapılarının sağlam temeller üzerine oturtulması gerekiyor. En büyük sıkıntı maddi kaynaktır. Bugün baktığımızda A takımlar düzeyinde antrenman yapacak saha bulunmamasından dolayı genç ve alt takımlar nerelerde çalışma yaptığını görüyoruz. İyi bir futbolcu iyi bir zeminde, iyi antrene edilmiş futbolculardır” diye konuşan Ogan “Çok yetenekli sporcular var ve belli noktalara taşınması için küçük yaşlardan üst yapıya kadar getirilmelidir. Gençlik döneminde doğru antrenmanlar yapılmalı” dedi. Kulüplerde genç takımda teknik adamlara büyük yük biniyor diyerek sözlerine devam eden Ogan “Genç takımı ele alacak olursak, bu futbolcular sabah erken saatlerde maçlarını oynuyorlar. Bazı kulüpler imkanları doğrultusunda bu çocuklara sabah sandviç verebiliyor bazıları evde ailesinin kendisine hazırladığı imkanlar çerçevesinde kahvaltı yapıp maçlara geliyor, bazıları ise kahvaltı yapamıyor. Böyle bir yapının olduğu yerde başarılı futbolcu yetiştirmek ve ön plana çıkarmak zordur” diye konuştu.

“Kulüplerin alt yapısı eskiden okullardı” diyen Ogan “Futbolcu kardeşlerimizin yetişmesi ve gelişmesi için kulüp yönetimlerinin davranış biçimleri bana ters geliyor. Bu futbolcuların guruları ile oynadıkları ve onurlarının incindiğini çok iyi biliyorum. Ülke futbolunun sağlam temeller üzerine oturtulması için tesisleşmenin önemi büyüktür” diyerek görüşlerini aktardı.

 

YÖNLÜER: “NADALCI, FEDERERCİ DEĞİL ELİZCİ OLALIM”

 

Teknik direktör Ahmet Ogan’ın ardından söz alan tenis antrenörü Yusuf Yönlüer gelişmiş ülkelerin çok iyi bir spor politikası ve sistemi vardır diyerek sözlerine başladı. Yönlüer “Eliz Maloney’i hepiniz biliyorsunuz. Son dönemlerde tenisimizde bir çıkış olduğu gerçek. Gerek Güney Kıbrıs, gerek Türkiye gerekse Maloney’in Büyük Britanya’da aldığı başarılarla görmekteyiz. Ülkemizde kulüp sayısı 7, Fransa’da 10 bine yakın. 1974 Barış Harekatı’nın üzerinden yıllar geçti. Sadece 3 şehrimizde kort var ve bu kadar kort ile başarılı sporcu yetiştirebilir miyiz?” sorusunu sordu.

“İngiltere Tenis Federasyonu’nun yıllık bütçesi 66 milyon pound, bizim 50 bin TL. Devletin desteği ile özel yetenek okulları ve akademiler açtılar. Tıpkı bir mimar, doktor ve avukat yetiştirir gibi denetledi. Okula dahil olmak kolay değil. Dahil olduktan sonra bir yıl boyunca yapılacak ve katılacak turnuvalar belirlenir, diğer zamanlarda eğitimi devam eder. Eğitimi öğleye kadar olan devlet okullarımızda ise ailelerin işçi sınıfından olmasından dolayı tenise ayıracak zaman bulamıyorlar ve bu tip sporları çok para harcanan spor dalı olarak görüyorlar” diyen Yönlüer “İngiltere, Fransa tenise çok emek harcadılar. Bundaki amaç dünyada ilk 100’e sporcu sokmak. Türkiye 2002 yılından beri 672 spor organizasyonuna imza attı. Yönlüer: “Olanaksızlıklar içerisinde Fransa, İngiltere, Türkiye o kadar çok yatırım yaptı ki ancak Eliz gibi bir tenisçimiz çıkıyor Güneyde, İngiltere’de, Türkiye’de kendi yaş kategorisi dışında başarılar elde ediyor. Ne kadar sahip çıktığımız tartışılır” diye konuştu. “Kendi ülkemizden çıkan bir çocuğun başarısını alkışlayalım, Nadalcı, Federerci olmayalım Elizci olalım” diye konuştu.

 

EMİROĞLU: “ALT YAPI DEĞİL ÖZ KAYNAK”

 

Yönlüer’in ardından söz alan Yenicami Akademi Koordinatörü Osman Emiroğlu “Bundan iki yıl önce Yenicami bir akademi anlayışı ile proje başlattı. Bu iki yıl içerisinde karşılaştığımız bir çok sorun birçok güzel olay var” diyerek sözlerine başladı. “Adını akademi koyduk ve okul olarak baktığımız için bu ismi koyduk” diyen Emiroğlu “Alt yapıda seviye belirlediğinizde antrenörlere hedef koymuş oluyorsunuz. Alt yapı tabiri yerine öz kaynak kelimesini kullanıyoruz. Bize göre spor iki rakibin daha güzeli üretme yarışıdır ve bunu 8 yaşındaki bir çocuğa aşıladığınızda kaybettiği zaman da bunu kabullenebilir” dedi.

Diğer üzerinde durdukları noktanın “Hiçbir kupa kulübün değerlerinden büyük değildir” anlayışı olduğunu söyleyen Emiroğlu “Küçük yaşlarda şampiyon olabilmek daha kolay ancak performans yerine öğrenme daha önemli. Okul sporlarının kazanmayı amaçlayan bir yapı varsa bu tehdit diye algıladığımız bir durum. Sabırsız yöneticiler ve objektif olamayan veliler var. Medya katılanı değil kazananı ön plana çıkarıyor” diye konuştu. Emiroğlu sözlerini “Harekete geçmeyen vizyon rüya görmektir, vizyonsuz hareket ise kabus görmektir” diyerek sonlandırdı.

Konuşmaların ardından seminere katılan spor yazarlarının sorularını yanıtlayan konuşmacılara oturumun tamamlanması ile birlikte birer teşekkür plaketi takdim edildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 715 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler