1. YAZARLAR

  2. Sami Özuslu

  3. AKINCI ‘İLHAKÇI’ MI?
Sami Özuslu

Sami Özuslu

Yazarın Tüm Yazıları >

AKINCI ‘İLHAKÇI’ MI?

A+A-

 

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun bu köşede çıkan ‘Tahsin Bey’in ilhak hayali’ başlıklı yazıya karşılık yolladığı mektubu yayımlamış, dün de mektuptaki bazı noktalara ilişkin görüşlerimi paylaşmış, kimi hatırlatmalar yapmış, merak ettiğim bazı konulara dair sorular sormuştum.
Bugün de merak ettiklerimi yazmaya devam edeceğim.
Tahsin Ertuğruloğlu mektubunun sonlarında sitemlerini ileterek şöyle bir soruyu gündeme getirmişti:
“(…) Şahsımla ilgili önyargılarınız nedeniyle beni 'ilhakçı' lanse etmenize şaşırmadım. Ben, 5-6 seçenek içerisinde 'ilhak' seçeneğini belirtirken ve şahsi tercihimin de tam tersine KKTC'nin tanınması olduğunu ifade ederken 'ilhakçı' oluyorum da, Cumhurbaşkanı Akıncı '2016 sonunda anlaşma yoksa Rumlar kendilerini Türkiye'nin komşusu bulabilirler' deyince nasıl oluyor da 'ilhakçı' olmuyor, anlamış değilim…”

*  *  *

‘Neden Akıncı’yı değil de Ertuğruloğlu’nu ‘ilhakçı’ diye niteledim?’
Soru gayet net…
Alt metin, yani bu bölümde yazılanların arka planında ‘O da söyledi ben de söyledim, demek ki aynıyız’ gibi bir mantık yatıyor.
Ertuğruloğlu, ‘Akıncı Rumlara karşı bunları söylediğinde neden ona kızmıyorsunuz da hıncınızı benden çıkarıyorsunuz?’ demek istiyor.
Belki de alınıyor, güceniyor da…
Yazısındaki sitem dolu cümlelerde biraz kırgınlık hissediliyor.

*  *  *

Oysa kırılmaya, darılmaya, gücenmeye lüzum yok.
Zira Akıncı’ya ve Ertuğruloğlu’na dair yorum yaparken, kuşkusuz ‘ayinesi istir kişinin lafa bakılmaz’ sözünü akılda tutuyor insan…
Akıncı siyasi hayatı boyunca Kıbrıs’ta federal bir çözüm için çalıştı. Belediye Başkanı olduğu dönemde bölünmüş başkentte iki toplumun, iki belediyenin işbirliği yapması için çaba sarfetti.
Bakan olduğu dönemde de, parti başkanıyken de, milletvekiliyken de, siyasetten uzak durduğu zamanda da bu çizgisini korudu.
Oysa Tahsin Ertuğruloğlu ömr-ü hayatında ‘çözüm’ istemedi. Çözüm isteyenleri de istemedi!
Dün yazmıştım. Bir daha hatırlatayım. 2000 yılında Kıbrıs’a gelen yabancı gazetecileri Kıbrıs gazetesinde toplantıdayken apar topar tutuklayıp sınır dışı ettiklerinde Tahsin Bey Dışişleri Bakanı’ydı.
AB fonlarından yararlanmak isteyen dönemin CTP’li belediye başkanlarına engel çıkaran yine Tahsin Bey’di…
Yakın dönemde Rumların ibadet için kuzeye geçmelerini kısıtlamaya çalışan isim de Ertuğruloğlu’ydu.
Bu liste çok uzundur!..

*  *  *

Şimdi bunlar olmamış gibi “Akıncı da Rumlara sert mesaj veriyor, o yüzden onu da ilhakçı ilan etmek gerekmez mi?” gibi bir soru, anlamsız kalıyor.
Akıncı ‘ilhakçı’ oldu da biz mi ilan etmedik?
Ertuğruloğlu ‘federal çözüm’ istedi de biz mi reddettik?

Bu yazı toplam 965 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar