1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. AKINCI GÖREVİ DEVRALDI
AKINCI GÖREVİ DEVRALDI

AKINCI GÖREVİ DEVRALDI

KKTC’nin 4. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Cumhurbaşkanlığı’nda düzenlenen törenle görevi 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’ndan devraldı.

A+A-

KKTC’nin 4. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bugün Cumhurbaşkanlığında düzenlenen devlet töreniyle görevi 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’ndan devraldı.

Devir teslim törenine  Meclis Başkanı Sibel Siber, Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, İkinci Cumhurbaşkanı  Mehmet Ali Talat, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsilen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TC Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça, K.T. Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral İsmail Serdar Savaş, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlyas Bozkurt, 28. Tümen Komutanı Tümgeneral Taci Kurul, 39. Tümen Komutanı Tümgeneral Sadık Piyade, Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri, Ana Muhalefet Partisi UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, bakan ve milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütü temsilcileri ile davetliler katıldı.

Tören 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın birlikte Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na girerek, tören kıtasını selamlamaları ile başladı.

İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesinin ardından, önce Eroğlu’nun daha sonra Akıncı’nın biyografileri okundu.

Biyografilerin okunmasının ardından önce 3. Cumhurbaşkanı Eroğlu, daha sonra da Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı birer konuşma yaptı.

Konuşmaların tamamlanmasının ardından Cumhurbaşkanlığı forsu gönderden indirilerek, Akıncı tarafından Eroğlu’na takdim edildi ve Cumhurbaşkanlığı forsu yeniden göndere çekildi.

Cumhurbaşkanlarının birlikte tören kıtasını denetlemesinin ardından 3.  Cumhurbaşkanı Eroğlu ve eşi Meral Eroğlu, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve eşi Meral Akıncı ile Cumhurbaşkanlığı personeli tarafından çiçekle uğurlandı.

Devir teslim törenini, KKTC medyasının yanı sıra, Türkiye ve Güney Kıbrıs’tan gelen çok sayıda basın mensubu izledi, bazı televizyon kanalları töreni canlı yayınladı.

Polis tören boyunca, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın çevresinde ve içinde geniş güvenlik önlemleri alırken, bazı yollar trafiğe kapatıldı.

-------------------------------------------------

“KİMSEYE KIRGIN, KIZGIN DEĞİLİM… HAKKINIZI HELAL EDİN”

Görevini 4. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya devreden 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, söz verdiklerini yapmanın, yeminine sadık kalmanın, halkına hizmet etmenin onuru içerisinde olduğunu vurguladı. Eroğlu, “Bugünden itibaren aktif siyasi yaşamıma noktayı koyarken herkese hakkınızı helal edin diyorum. Benim bu millete bir nebze hizmetim olmuşsa ne mutlu bana. Kimseye kırgın, kızgın değilim. Tüm halkımıza, bana gösterdikleri sevgi saygı için müteşekkirim” diye ekledi.

KKTC 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, devir teslim töreninde yaptığı konuşmaya, Cumhurbaşkanı seçilen Mustafa Akıncı’yı başarısından ötürü tebrik ederek başladı.

Eroğlu, “En samimi duygularla milletimiz, devletimiz, halkımız için başarılı çalışmalar yapmasını diliyorum” dedi.

“Beş yıl önce Cumhurbaşkanlığı görevime başlarken Allah’tan bana günü geldiğinde, görevimi layıkıyla yapmış olmanın gururu ile devretmeyi nasip etmesini dilemiştim.
Çok şükür ki öyle oldu” diyen Eroğlu, söz verdiklerini yapmanın, yeminine sadık kalmanın, halkıma hizmet etmenin onuru içerisinde olduğunu vurguladı.

Her zaman, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olmanın bilinci ile hareket ettiğini söyleyen Eroğlu, ülkede var olan güvenli ortamı riske atmayacak, insancıl, gerçekçi bir politika izlediğini belirtti.

Rum lider Nikos Anastasiadis’le birlikte mutabakata vardıkları 11 Şubat 2014 Ortak Açıklama metni ile Kıbrıs Türk halkı için önemli kazanımlar elde ettiklerini, uzlaşıya giden yolun haritasını ortaya koyduklarını söyleyen Eroğlu, Anastasiadis’i görüşme sürecinde al-ver aşamasına getirdiklerinin altını çizdi.

Eroğlu, şöyle devam etti:

“Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide’nin son ziyareti sırasında ‘2015 yılı sonuna dek Kıbrıs’ta ayrı ayrı ve eş zamanlı referandumlara gidilmesinin mümkün olduğunu’ söylemesi bizler adına önemli bir kazançtır. Şimdi yapılması gereken, yapılandırılmış, sonuç alıcı bir görüşme süreci ile kısa zamanda Kıbrıs konusunu bütünlüklü bir çözüme kavuşturmaktır. Kıbrıs konusu artık bir sonuca bağlanmalıdır. Bu tarihi dönemeçte, uluslararası toplumun da benimsediği ve Eide’nin açıkça ifade ettiği, kapsamlı ve çözüm odaklı bir yaklaşımdan ayrılmamamız gerektiğinin de altını çizmekte yarar görüyorum.”

Eroğlu, barışçı, antlaşmadan yana tavrı ortada olan ve bunu her aşamada somut davranışlarıyla da kanıtlamış olan Kıbrıs Türk halkının Rum uzlaşmazlığına rağmen hala izolasyon altında tutmanın uluslararası toplum açısından doğru bir davranış olmadığını belirtti.

“GÖREVLER BAYRAK YARIŞI GİBİDİR”

Görev süresi boyunca kapısının herkese, her kesime, tüm halka açık olduğunu, sosyal sorumluluk projelerine, sanata, kültüre, çevreye, sağlık konularına özel önem vermeyi görev bildiğini söyleyen Eroğlu, görevlerin bayrak yarışı gibi olduğunu, hedefe varmak için bayrağın  alınan noktadan ileri noktaya taşındığını ifade etti.

Eroğlu, “Ortak hedefimiz halkımızı , özgür, egemen, güvenli, refah ve huzur içinde bir geleceğe  taşımak olmalıdır. Bu bağlamda,yasasını Meclis’ten geçirdiğimiz Cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrasının kuruluşunun tamamlanmasına, devraldığımız eski Vakıflar Sineması’nın Vakıflar İdaresi ile işbirliği içinde bir Kültür ve Sanat Sarayı’na dönüştürülmesine,  arazi tahsisini yaptırdığımız Çocuk Destek Rehabilitasyon Merkezi’nin inşasına gidilmesine gereken ilginin gösterilmesini bekliyorum” diye konuştu.

“SİYASET HALK İÇİNDİR, ÜLKE İÇİNDİR”

Eroğlu, siyasetin halk ve ülke için olduğunu söyleyerek, “Eğer insan, halk, vatan, millet sevgisi ile siyaset yaparsanız siyasetten kopamazsınız.  Evinizi, eşinizi, çoluğunuzu çocuğunuzu ihmal edebilirsiniz ama halkınızı, görevinizi ihmal edemezsiniz.Ben bu anlayışta oldum” dedi.

Eroğlu, şöyle devam etti:

“Özgeçmişimde de ifade edildiği üzere halkımızın takdiri ile uzun yıllar ülkeme hizmet etme fırsatını bulurken, demokrasimizin, ekonomimizin, sektörlerim gelişmesi, refah seviyemizin, yaşam kalitemizin artması için çaba gösterdim. Dileğim bundan sonra her alanda daha ileri gelişmelerin yaşanmasıdır. Tabii bu saatten sonra benim aktif siyasete dönüşüm asla söz konusu olmayacak ama gerektikçe, halkıma  bildiğim, gördüğüm doğruları söylemekten , görüşlerimi açıklamaktan geri durmayacağım. Daha önce de ifade ettiğim üzere Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ne zaman arzu ederlerse kendisi ile görüş ve düşüncelerimi paylaşmayı görev addedeceğim.”

“KİMSEYE KIRGIN, KIZGIN DEĞİLİM”

Kıbrıs Türk halkının takdiri ile 1976 yılından bu yana siyasetin içinde olduğunu belirten Eroğlu, şunları kaydetti:

“Bugünden itibaren aktif siyasi yaşamıma noktayı koyarken herkese hakkınızı helal edin diyorum.Benim bu millete bir nebze hizmetim olmuşsa ne mutlu bana. Kimseye kırgın, kızgın değilim. Tüm halkımıza, bana gösterdikleri sevgi saygı için müteşekkirim. Görev yaptığım yıllar boyuna birlikte çalıştığım tüm arkadaşlarıma katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.
Tüm halkımıza şükranlarımı ifade ediyorum. Anavatan Türkiye Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakanı, Bakanları ve milletvekillerine, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, Türkiye büyükelçilerine, diplomatlarına,  kahraman, vefakar, cefakar Anadolu’daki kardeşlerime sevgilerinden, ilgilerinden dolayı müteşekkirim. Özveri ile çalışan Cumhurbaşkanlığı personeline ve tüm yakın çalışma arkadaşlarıma  ayrıca teşekkür ediyorum.

İzninizle bu noktada özel bir teşekkürü de değerli eşim Meral Eroğlu’na ve tüm aileme göndermek istiyorum. Onların sayesinde en zor koşullarda bile halkıma hizmet etme yarışından geri kalmadım.Onların  yanımda duruşu, desteği, sevgisi ve ilgisi ile milletime, halkıma hizmet etme onuruna eriştim.”

Eroğlu sözlerini, “Allah devletimize , milletimize hep aydınlık, özgür, refah dolu ve mutlu günler nasip etsin.Her şey için teşekkür ederim.Ülkemize , dünyaya barış ve huzur diliyorum.
Hepinize Allaha ısmarladık diyorum. Sağlıkla kalın, hoşçakalın” diyerek noktaladı.

 

--------------------------------------------------------

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ YETKİLİ MAKAMLARIYLA, ÖZELLİKLE KIBRIS SORUNUNDA VERİMLİ BİR İSTİŞARE VE İŞBİRLİĞİ İÇİNDE OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 10 yıl önce Avrupa Birliği sürecinde yitirilen çözüm fırsatının bir kez daha var olduğuna inanç belirterek, “Yeter ki tüm taraflar bunun bir ortak ihtiyaç olduğu noktasında aynı fikirde olsunlar ve ortak vizyonla tüm tarafların kazançlı çıkacağı ortak yarar paydasında buluşabilsinler” dedi.

Kıbrıs’ta yıllardır çözümsüz kalan sorun ve yarattığı statükonun sürdürülebilir olmadığına işaret eden Akıncı, çözüm odaklı bir anlayış ve halkın iradesini müzakere masasına yansıtacak bir kararlılıkla hareket edeceğini vurguladı.

“Aramızda önemli tarihsel ve kültürel bağlar bulunan Türkiye ile olan ilişkilerimizde karşılıklı saygıya dayalı, karşılıklı yarar temelinde işbirliğini gözeten kişilikli ilişkiler kurulması talebi her iki tarafın da yararına olacak bir gelişme olarak algılanmalıdır” diyen Akıncı, Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarıyla, özellikle Kıbrıs sorununda verimli bir istişare ve işbirliği içinde olacaklarını kaydetti.

Bunun yanında, kendi kendine yeten, kendi kendini yönetme becerisine sahip bir KKTC’nin, gelecekte bir federal yapıda uluslararası hukuk içinde ve AB kurumlarında çok daha sağlıklı bir biçimde yerini alabileceğine işaret eden Akıncı, “Bu gelişme Kıbrıs Türklerinin olduğu kadar Türkiye’nin de yararınadır ve uluslararası alanda her iki tarafın imajının güçlenmesine de katkı yapacaktır” şeklinde konuştu.

Akıncı, Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleştirilen devir teslim töreninde yaptığı konuşmada, 1968 yılından beri fasılalarla uzayıp giden Kıbrıs müzakerelerini artık olumlu bir sonuca bağlamak için gerekli olan kararlılık ve iradeye sahip olduklarını da vurguladı.

AKINCI’NIN KONUŞMASI

Sözlerine “19 ve 26 Nisan 2015 tarihlerinde gerçekleşen seçimler sonrasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 4. Cumhurbaşkanı olarak bugün devralmakta olduğum bu büyük sorumluluğun tanıklığını yapmak üzere bizimle birlikte olduğunuzdan dolayı sizlere teşekkür ediyorum; bizi farklı iletişim kanalları aracılığı ile izlemekte olan tüm yurttaşlarımızı da sevgi ve saygı ile selamlıyorum” diye başlayan Akıncı, Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş’ı topluma verdiği büyük hizmetler nedeniyle saygı ile anarken, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve bugün görevi kendisinden devralmakta olduğu Derviş Eroğlu’na da hizmetleri dolayısıyla teşekkür etti.

Akıncı, 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Eşi Meral Eroğlu’na bundan sonraki yaşamlarında sağlık ve esenlik diledi.

Akıncı, oldukça genç sayılacak bir yaşta aktif siyaset yaşamına başlayan birisi olduğunu ifade ettiği konuşmasında,  27 yaşında iken 1975 yılında oluşturulan Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin Kurucu Meclis üyeliği görevinde bulunduğu, bir yıl sonra da 28 yaşında Lefkoşa Türk Belediyesi’nin ilk seçilmiş Belediye Başkanı olarak göreve başladığını anımsattı ve cumhurbaşkanlığına kadarki süreçle ilgili şunları anlattı:

“GEREKTİĞİNDE KOLTUĞU BIRAKABİLMENİN ÖNEMLİ VE DOĞRU OLDUĞUNU DÜŞÜNENLERDENİM”

“1975 yılında girdiğim toplum hizmetindeki dönemim 2009 yılına kadar sürmüş, o yıl yapılan genel seçimlerde milletvekilliğine yeniden aday olmamış, iki yıl öncesinde de parti başkanlığından ayrılmıştım. Aslında bu, siyasetten kopuş değil ama koltuğu bırakma anlamındaydı.

Gerektiğinde koltuğu bırakabilmenin önemli ve doğru olduğunu düşünenlerdenim. Bu siyasetten kopuş değildi; çünkü ben siyaseti sadece makam, parti başkanlığı, milletvekilliği olarak algılamıyorum. Siyaset eğer yaşamı daha güzel kılabilme uğraşısıysa ki ben öyle olduğuna inanıyorum, buna devam etmekteydim.

Nitekim o dönemde, 28 yaşımdan 42 yaşıma kadarki gençlik yıllarımı hasrettiğim Lefkoşa Belediye Başkanlığı’ndaki deneyimlerimi içeren 500 sayfalık bir kitabı kaleme aldım.  Benim göreve başladığım zaman hissettiğim kaynak kitap sıkıntısını benden sonrakilerin yaşamaması için ciddi bir katkı yaptığıma inanıyorum.

Aktif siyasal yaşamda olmadığım son 5 yılda, önceleri bunun makûl bir durum olduğunu düşünen halkımızın çeşitli kesimlerinden Cumhurbaşkanlığı adaylığım yönünde giderek artan telkin ve teşvikler sonrasında aday olmaya karar verdim; çünkü bu kaçınılmaz bir sorumluluk haline gelmişti.”

“4 BOYUTLU SİYASET VİZYONUM HALKIN BÜYÜK DESTEĞİYLE ARTIK TOPLUMSAL BİR BOYUT KAZANDI”

Akıncı, yurttaşların adaylığını neden istediklerine ilişkin gerekçelerin,4 boyutlu siyaset vizyonunun esaslarını oluşturduğu;seçim kampanyası boyunca sürekli olarak paylaştığı bu vizyonun halkın büyük desteğiyle artık toplumsal bir boyut kazandığını vurguladı.

Akıncı, “Bu, sadece bana ait bir vizyon değildir; halkımıza aittir, halkımızın talepleridir. Bu çerçevede halkımıza anlatarak onay aldığımız bu görüşler benim halkımla yaptığım bir sözleşme anlamındadır ve benim için bağlayıcı olan en önemli belgedir. Görevde olduğum sürece bu yönde hareket edeceğim kuşkusuzdur” şeklinde konuştu.

“YILLARDIR ÇÖZÜMSÜZ KALAN SORUN VE YARATTIĞI STATÜKO SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”

Kıbrıs’ta yıllardır çözümsüz kalan sorun ve yarattığı statükonun sürdürülebilir olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, çözüm odaklı bir anlayış ve halkın iradesini müzakere masasına yansıtacak bir kararlılıkla hareket edeceğini vurguladı. Akıncı şunları kaydetti:

“Kıbrıs’ta yıllardır çözümsüz kalan sorun ve yarattığı statüko sürdürülebilir değildir; hem adamızın ve hem de bölgemizin barışı ve huzuru için de ciddi tehditler içermektedir. Birleşmiş Milletler parametrelerinin öngördüğü ve son olarak 11 Şubat 2014 tarihli ortak açıklama metninde de ifade edilen, iki kesimli, iki toplumlu federal bir çözümde, her iki tarafın da kazanacağı çok şey vardır. Böylesi bir çözüm, bölgesel istikrara da katkıda bulunacaktır. Bu bağlamda, çözüm odaklı bir anlayış ve halkın iradesini müzakere masasına yansıtacak bir kararlılıkla hareket edeceğim.”

“AB SÜRECİNDE YİTİRİLEN ÇÖZÜM FIRSATININ BİR KEZ DAHA VAR OLDUĞUNA İNANMAKTAYIM”

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı EspenBarthEide ile gelecek hafta yürütecekleri temaslarla yeni müzakere sürecinin alt yapısının hazırlanmasına katkıda bulunmaya çalışacaklarına işaret eden Akıncı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“10 yıl önce Avrupa Birliği sürecinde yitirilen çözüm fırsatının bir kez daha var olduğuna inanmaktayım.

Yeter ki tüm taraflar bunun bir ortak ihtiyaç olduğu noktasında aynı fikirde olsunlar ve ortak vizyonla tüm tarafların kazançlı çıkacağı ortak yarar paydasında buluşabilsinler.

Rumların yönetimindeki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği’ne girmiş olmakla birlikte yanlış ekonomik kararlar sonrasında çöken ekonomisi ve Doğu Akdeniz’de bulunan doğal gaz Kıbrıs sorununa çözüm için yeni dinamikler yaratmıştır. Henüz su yüzüne çıkarılmamış doğal gaz yüzünden kavgaya tutuşmak yerine bu zenginliği hakça paylaşmak konusunda uzlaşmak ve çözümle birlikte bu gazı Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşımak, en akılcı, en hızlı ve en az maliyetli yol olarak görülmektedir.

Denizlerimizin altındaki doğal gaz zenginliğini de, 9,000 km karelik bu adanın topraklarını da, Türkiye’den adaya gelmesini beklediğimiz suyu da – TC yetkililerinin bu yöndeki açıklamalarını da dikkate alarak - adil ölçüler içinde paylaşabilme becerisini gösterebilmeliyiz. Bunun yanında, tarafların birbirini tahakküm altına almadan, eşitlik, güvenlik ve huzur içinde bir gelecek kurabilmeyi başarmaları zor ama gerekli bir görev olarak önümüzde durmaktadır. Güneydeki liderliğin de bu vizyonu bizimle paylaştığını görmek en büyük arzumuzdur.”

“GÜNLÜK YAŞAMA KATKI YAPACAK ÇEŞİTLİ GÜVEN ARTIRICI ÖNLEMLERİN ÖZEL ÖNEMİ VAR”

Cumhurbaşkanı Akıncı, kapsamlı çözüm uğraşlarının yanı sıra, paralel bir süreçte, her iki toplumun günlük yaşamına katkı yapacak çeşitli güven artırıcı önlemlerin uygulanmasının özel önemi olduğu düşüncesinde olduğunu vurgulayarak “Bu kapsamda, Kapalı Maraş bölgesinin BM gözetiminde yerleşime açılması ve bu açılışa eş zamanlı olarak Kıbrıslı Türklerin, ticaret ve turizm alanında yaşadıkları dar boğazların aşılması ve doğrudan ticaret ve direkt uçuşlar için Mağusa Limanı ve Ercan Havaalanının kullanılabilmesinin yolları üzerinde uzlaşma arayacağız. Bunun tüm paydaşlara sağlayacağı ortak yararın yanında kapsamlı çözüm çabalarına da katkı yapacağına inanmaktayım” dedi.

YENİ SINIR KAPILARININ AÇILMASI VE MOBİL TELEFONLARIN HER İKİ KESİMDE DE ÇALIŞIR HALE GELMESİ…

Akıncı, “Kapsamlı çözüme ulaşmak elbette temel hedeftir. Uğraş alanımızın esası orası olacaktır. Güven artırıcı önlemler, paralel bir süreçte ve ana hedefe yardımcı oldukları sürece anlamlı olacaktır. Bu çerçevede yeni sınır kapılarının açılması ve mobil telefonların her iki kesimde de çalışır hale gelmesinin önemi aşikardır” şeklinde konuştu.

TC Başbakanı Davutoğlu’nun 5 ay önce Atina’da Türk ve Yunan iş insanlarının ortak bir toplantısında yaptığı bir konuşmasında “iki ayrı devlet ve millet olabiliriz ama ülkelerimizi tek coğrafya imiş gibi planlamak akıl işidir. Bundan her iki ülke de kazançlı çıkar” şeklindeki sözlerine atıfta bulunan Akıncı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sayın Başbakan’ın bu vizyonunu paylaştığımı ifade ederken, burada da 9,000 km karelik bu adayı, iki tarafta siyaseten eşit iki kurucu devletin oluşturacağı federal çatı altında ama tek coğrafya olarak planlamanın akılcılık olacağını ve bundan tüm tarafların kazançlı çıkacağını vurgulamak isterim.

Kıbrıs’ta çözüme ulaşmak sadece adanın iki toplumu arasındaki ilişkilere değil, Türk-Yunan, Türk-AB ve gelecekte federal Kıbrıs -Türkiye ilişkilerine de ciddi katkı sağlayacaktır.

“KIBRIS MÜZAKERELERİNİ ARTIK OLUMLU BİR SONUCA BAĞLAMAK İÇİN GEREKLİ KARARLILIK VE İRADE BİZDE MEVCUTTUR”

1968 yılından beri fasılalarla uzayıp giden Kıbrıs müzakerelerini artık olumlu bir sonuca bağlamak için gerekli olan kararlılık ve irade bizde mevcuttur. Umarım, Sayın Anastasiades de 2004’te Annan Planı döneminde gösterdiği kararlılık benzeri bir yaklaşımı sergileyecektir.

Sayın Anastasiades ile aynı yaş kuşağına aidiz. Eğer biz de çözemezsek, bizden sonraki kuşakların çözmesi korkarım ki daha da zor olacaktır.

Dolayısıyla böylesi bir günde çağrım yıllarca yapılan karşılıklı suçlama ve günah keçisi yaratma oyunlarına yeltenmeden, gerçekçilik ve akılcılıkla çözüm doğrultusunda hareket etmeyi başarmaktır.”

“BİRİKEN İÇ SORUNLARIMIZ ÇÖZÜM BEKLİYOR”

Cumhurbaşkanı Akıncı, görev süresi boyunca siyasal partilerin iç işlerine değil ama toplumun iç konularına duyarlılık gösteren bir anlayış içerisinde olacağını da  yineledi.

Akıncı, “Kıbrıs sorunu konusunda uğraşlarımızı sürdürürken görmezden gelemeyeceğimiz diğer bir gerçek de hayatın devam ettiği ve biriken iç sorunlarımızın çözüm beklediğidir.  Görev sürem boyunca siyasal partilerin iç işlerine değil ama toplumumuzun iç konularına duyarlılık gösteren bir anlayış içerisinde olacağım. Hükümetlerin yerine geçmeye çalışmadan, kurumlar arası işbirliğini teşvik eden, onlara rehberlik ve öncülük yapan bir davranış sergileyeceğim.

Temiz siyaset, şeffaflık, hesap verebilirlik ve yolsuzlukla mücadele konularında Cumhurbaşkanlığı makamı olarak üzerime düşen görevi yerine getireceğim” dedi.

“TÜRKİYE İLE KARŞILIKLI SAYGIYA DAYALI, KARŞILIKLI YARAR TEMELİNDE KİŞİLİKLİ İLİŞKİ TALEBİ HER İKİ TARAFIN DA YARARINA…”

Akıncı, Türkiye ile karşılıklı saygıya dayalı, karşılıklı yarar temelinde işbirliğini gözeten kişilikli ilişkiler kurulması talebinin her iki tarafın da yararına olacak bir gelişme olarak algılanması gerektiğine işaret ederek, Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarıyla, özellikle Kıbrıs sorununda verimli bir istişare ve işbirliği içinde hareket edeceklerini vurguladı. Akıncı şöyle konuştu:

“Aramızda önemli tarihsel ve kültürel bağlar bulunan Türkiye ile olan ilişkilerimizde karşılıklı saygıya dayalı, karşılıklı yarar temelinde işbirliğini gözeten kişilikli ilişkiler kurulması talebi her iki tarafın da yararına olacak bir gelişme olarak algılanmalıdır. Kıbrıs Türk toplumunun iradesinin yönetime doğrudan yansıması, kendi kurumlarında söz sahibi olması aslında gecikmiş bir durumdur. Bu kurumların gerçek anlamda sahiplenilmesi, iyi yönetilmesi ve Kıbrıs Türk Hava Yolları ile yeni belediye yönetiminden önceki Lefkoşa Türk Belediyesi’nde yaşananlara benzer olumsuz durumların yaratılmaması ise yaşamsal önemdedir. Propaganda sürecinde sıklıkla vurguladığım gibi aynayı yüzümüze tutmayı da becerebilmeliyiz. İçte ve dışta tüm ilişkilerimizde uzlaşma anlayışıyla hareket edeceğiz. Uzlaşmanın temeli karşılıklı haklara saygıdan geçmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarıyla, özellikle Kıbrıs sorununda verimli bir istişare ve işbirliği içinde hareket edeceğimiz kuşkusuzdur. Bunun yanında, kendi kendine yeten, kendi kendini yönetme becerisine sahip bir KKTC, gelecekte bir federal yapıda uluslararası hukuk içinde ve AB kurumlarında çok daha sağlıklı bir biçimde yerini alabilecektir.

Bu gelişme Kıbrıs Türkleri’nin olduğu kadar Türkiye’nin de yararınadır ve uluslararası alanda her iki tarafın imajının güçlenmesine de katkı yapacaktır.”

Bağımsız ve tarafsız bir Cumhurbaşkanlığı sözü vererek seçildiğine dikkat çeken Akıncı, bu sözüne de sadık kalacağını vurguladı ve sözlerine şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanlığı toplumun tümünü kucaklayan, gerçek anlamda bağımsız ve tarafsız bir makam olacaktır. Tüm siyasi partilere eşit mesafede ve tüm renkleri kucaklayan demokratik bir tavır içinde olacağım.

Sivil toplumla daha yakın bir diyalog içerisinde toplumumuzdaki tüm değerlerden en yüksek seviyede katkı sağlayabilmenin yolunu açık tutacağım. Tarafsızlık ise ilkesizlik demek değildir. Demokrasi, insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, çocuk hakları, engelli hakları, çevre konuları, sosyal adalet, hukukun üstünlüğü, özerk kültür – sanat ve benzeri konularda doğrudan yana taraf olmak cumhurbaşkanlığım döneminin vazgeçilmez ilkeleri olacaktır.”

“BU TARİHİ BİNADA MAL SAHİBİ DEĞİL, KİRACI OLDUĞUMU HİÇBİR ZAMAN UNUTMAYACAĞIM”

Akıncı, bugün devralmakta olduğu makamda ve törenin ardından gireceği bu tarihi binada mal sahibi değil, belli bir süre kiracı olduğunu hiçbir zaman unutmayacağını ifade ederek “Gerçek mal sahibinin halkımız olduğunu bir an bile hatırdan çıkarmayacağım” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı yarın kutlanacak olan 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı vesilesiyle tüm alın teri ve emeği ile geçinenleri de kutladı. Akıncı sözlerini şöyle tamamladı:

“Yaşadığımız bu topraklarda, dini, dili, ırkı, rengi, kökeni ne olursa olsun hepimiz yarınlarımızı birlikte şekillendireceğiz. Elbirliğiyle daha güzel, daha aydınlık bir geleceğe hep birlikte ulaşacağımıza yürekten inanıyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

 

(TAK)

Bu haber toplam 1885 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler