1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. AKEL-DİSİ iş birliği şarttır...
AKEL-DİSİ iş birliği şarttır...

AKEL-DİSİ iş birliği şarttır...

Kıbrıs sorunu en kritik günlerini geçiriyor. Hoş 50 küsur yıllık Kıbrıs sorunu hep kritik günlerden geçti. Ama şimdiki süreç çok farklı. Türk tarafı artık sona gelinmesi için bastırıyor. Rum tarafı ise iç cephedeki dağınıklık, ekonomik krizin derinleş

A+A-

 

 

Kıbrıs sorunu en kritik günlerini geçiriyor. Hoş 50 küsur yıllık Kıbrıs sorunu hep kritik günlerden geçti.

Ama şimdiki süreç çok farklı.

Türk tarafı artık sona gelinmesi için bastırıyor.

Rum tarafı ise iç cephedeki dağınıklık, ekonomik krizin derinleşmesi ve son patlamadan sonra Kıbrıs sorunundan başka sorunlara konsantre olduğu için bu yükü omuzlamak istemiyor.

Rum tarafı sorumluluktan kaçıyor.

Türk tarafı da fırsat bu fırsat sonuca gidilmesi için kovalıyor.

Türk tarafının ulaşmaya çalıştığı sonuç çözüm mü bilemiyorum. Yoksa dünyaya uzlaşmayan tarafın Rum tarafı olduğunu göstererek B planını yürürlüğe koymak mı?

Bu konuda ciddi şüpheler var. Hatta bazı açıklamalar bile geliyor.

Bunun için acele ediyor.

Bunun için önerinin ne olduğuna bakmadan sürekli öneriler yaparak masada suçlu taraf olmamaya çalışıyor.

Rum tarafı da son aylarda, hele seçim sonrası oluşan tablo ve patlamadan sonra iyice dağılmış durumdadır.

Hristofyas ne yapacağını bilemiyor.

Diko ile iş birliğinden başka çıkış yokmuş gibi Diko’nun parti içi sıkıntılarını da göğüslemeye çalışarak çözüm hedefinden uzaklaşmayı göze alıyor.

Bereket Diko’nun istekleri bitmek bilmediği için sonunda önceki gün Diko çekildi.

Başkanlık sisteminin yürürlükte olduğu Kıbrıs’ın güneyinde muhtemelen bugün açıklanacak olan yeni hükümetin parlamentodaki tek desteği AKEL olacak.

Bu durumda yeni hükümet bir anlamda azınlık hükümeti gibi olacak.

 

Hristofyas ne yapmalı?

Bu aşamada Hristofyas ve partisi AKEL’i zor günlerin beklediğini söylemek için kahin olmak gerekmez.

Peki bir çıkış yolu var mı?

Bence tek çıkış DİSİ ile iş birliği yaparak çözümü zorlamasıdır.

Böyle bir durumda Türk tarafı çözümden kaçamaz diye düşünüyorum. Kaçması halinde de Rum tarafı ilk aşamada hedefine ulaşmış olur. En azından çözümsüzlüğün sorumluluğunu karşı tarafa yıkmış olur.

Ama bu iş birliğini gerçekleştiremezse Anastasiadis artık zayılamış ve gücünü tüketmiş bir Hristofyas’a çözüm sürecinde açık çek vermez.

Dahası muhtemel ilk seçimde başkanlık koltuğuna en yakın aday olan Anastasiadis artık 2013 hedefine kilitlenmiş durumdadır.

Nisan 2004’deki referandum süreci de dahil ondan sonraki bütün süreçlerde çözüme destek veren Anastasiadis ve DİSİ’nin çözüm cephesinde durması sürecin başarısı için olmazsa olmazdır.

Güney’de AKEL tek başına bu süreci hem ilerletemez, hem de Hristofyas o cesareti gösterip ilerletse bile tek başına halkını ikna edecek gücü olduğunu sanmıyorum.

Bunun için de kendi dışında güçlü bir siyasi partiye ihtiyaç duyacaktır.

O nedenle şimdi DİSİ ile iş birliğine kapıları sıkı sıkıya kapatan Hristofyas bu süreçte DİSİ’den nasıl destek alacak?

Elbette bu soruların da şeffaf biçimde yanıt bulması gerekir.

***

Kritik 6 aylık bir sürece girdik.

Bu sürecin sonunda ya çözüm gerçekleşecek, ya da uzun bir süre Kıbrıs yine buzdolabına kaldırılacak.

Ne zaman yeniden buzdolabından çıkarılacağını, çıkarıldığında Kıbrıs’ın hem kuzeyinde, hem de güneyinde nasıl bir tablonun bizi beklediği ise şimdiden bilinemez.

Güneyi bilmem ama kuzeydeki tablo beni korkutuyor. Gidişatımız hiç ama hiç iyi değil.

Kıbrıslı Türklerin erime süreci son zamanlarda hızlandı.

UBP hükümetinin almaya çalıştığı yeni kararlarla kendi yurdumuzda AZINLIK olacağız.

Yüz bin yeni yurttaşlık verileceği söyleniyor.

Beyaz kimlik, yeşil kimlik, gerçek kimlik, sahte kimlik derken kimliğimizi yitireceğiz.

Bu resmen cinayettir.

Bunu göçmen işçi hakları ile açıklayamazsınız.

Kapısına, penceresine bizim hakim olamadığımız, kendi yurdumuzda bize ev sahipliği taslayan zihniyetle ve bu zihniyete selam duran yöneticilerimizle nereye gidebiliriz bilemiyorum.

Bu nedenle çözüm ve yalnızca çözüm diyorum.

Bunun için herkes, her Kıbrıslı kendine düşeni yapmalıdır.

Zaman çok ama çok sınırlıdır.

Evet geçmişten gelen birtakım zorluklar vardır.

Bir an için hepimiz bunu unutalım ve ülkemiz Kıbrıs için ne gerekiyorsa onu yapalım.

Aksi durumda tarih bizim kuşağı affetmeyecektir.     

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 707 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler