1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Akça’ya aleni davet
Akça’ya aleni davet

Akça’ya aleni davet

Basın danışmanı vasıtasıyla dün davet ettim, bugün de alenen davet ediyorum: Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça, dilediği yer, zamanda ve formatta Kanal SİM’de konuğum olsun. Sorularımı yanıtlasın. KKTC’de ‘iyiye

A+A-

 

 

Basın danışmanı vasıtasıyla dün davet ettim, bugün de alenen davet ediyorum:

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça, dilediği yer, zamanda ve formatta Kanal SİM’de konuğum olsun.

Sorularımı yanıtlasın.

KKTC’de ‘iyiye giden’leri birer birer anlatsın.

Ekonomide...

Kamu maliyesinde...

İstihdamda...

Eğitimde...

Sağlıkta...

Çalışma yaşamında...

AB’ye uyumda...

Nereden gelip nereye yol aldığımızı söylesin.

Madem “KKTC’ye Yapılan TC Yardımları 2011 Yılı Faaliyet raporu”nun önsözünde yazmış, çıkıp bir de ekran önünde dilelndirsin bulgularını, tespitlerini...

**

Halil İbrahim Akça hep ‘kaçak’ güreşiyor.

Arada bir ‘önsöz’, ‘konuşma’, ‘mektup’ gibi formatlarla kamuoyuna bazı mesajlar veriyor, sonra ortadan kayboluyor.

Bunun iki sebebi olabilir.

Birinci sebep, “KKTC kamuoyunda polemik yaratmaktan ve ‘iç işlerine karışıyor’ intibaı yaratmaktan uzak durmak” dürtüsü olabilir.

Ama söyledikleriyle zaten o polemiğe giriyor. Eğer buöyle bir prensibi olsaydı, kamuoyu önünde hiç konuşmazdı.

Anadolu Ajansı’nı çağırtıp ‘ısmarlama haber’ yaptırtmaz, mübarek bayram günü insanların canını sıkacak manşetler atılmasına vesile olmazdı.

Demek ki Akça’nın ‘iç işlerine müdahale’ imajı çizmekten çekindiği yok!

Daha önce gerek ülke ekonomisi, gerek KIBTEK, gerek Lefkoşa Türk Belediyesi ile ilgili söyledikleri de bize bunu anlatıyor.

**

Geriye bir seçenek daha kalıyor o zaman...

Akça verdiği mesajların ‘güçlü’ olmadığını biliyor ve o yüzden kaçak güreşiyor.

Benim anladığım bu...

“Ülke ekonomisinin iyiye gittiğini” söylüyor ama bunun arkasında duramıyor.

“KKTC’de fiyatlar geçmişe göre daha iyi” diyor ama ikinci cümleyi kurmuyor ya da kuramıyor.

2009-2012 programına gösterilen toplumsal tepkileri küçümsedikten sonra bir de “mahcup destek” kavramını atıyor ama içini doldurmuyor.

Kamu bütçesindeki deliklerin kapanmakta olduğunu, cari bütçeye gidecek kaynakların reel sektöre kanalize edileceğini iddia ediyor ama kimse o kaynağın ucunu göremiyor.

Dahası ve en kötüsü ülke ekonomisini ‘kamu maliyesi’yle eş sayıyor ve sosyal boyutta yaşanan iflas, yozlaşma, göç gibi önemli değişimleri yok farzeden bir yaklaşım sergiliyor.

**

Bu yüzden Halil İbrahim Akça TV ekranı karşısına geçip bu söylediklerinin için doldurmak zorundadır.

Eğer sipariş haber ve tek yanlı bakış açısıyla Kıbrıs Türk Toplumu’nu yönlendirme çabalarının bir yere varacağını ve bunun Türkiye-KKTC halkları arasındaki ilişkilere ‘iyi’ bir etki yapacağını sanıyorsa aldanıyor.

Yok, öyle sanmıyorsa iyi niyetinden şüphe duymak için yeter sebep var demektir.

Umarım ki niyetinin ne olduğunu TV ekranında açıklar ve kamuoyunu ikna eder.

Davet bizden...

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 829 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler