1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. AK Parti’nin davet krizi
AK Parti’nin davet krizi

AK Parti’nin davet krizi

AK Parti 4’ncü Büyük Olağan Kongresi geçtiğimiz Pazar yapıldı. Kuzey Kıbrıs’tan da ‘davet’ yapılan Kongre’de bazı partilerin davetli olmaması, bazılarına davetin ulaştırılmadığı ortaya çıktı. UBP ve CTP’nin resmi davet

A+A-

 

 

AK Parti 4’ncü Büyük Olağan Kongresi geçtiğimiz Pazar yapıldı. Kuzey Kıbrıs’tan da ‘davet’ yapılan Kongre’de bazı partilerin davetli olmaması, bazılarına davetin ulaştırılmadığı ortaya çıktı.

UBP ve CTP’nin resmi davet aldığı Kongre’ye TDP çağrılmadı, DP’ye ise davet yapıldığı ancak davetin ulaştırılmadığı Denktaş tarafından açıklandı.

DGP Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu ile ÖRP Başkanı Turgay Avcı ve Başkan Vekili Mustafa Gökmen, 2’nci kapıları olan AKP’nin kongresinde hazır bulundu.

DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, Pazar sabahı Ankara’ya ulaşırken, kongrenin başlamasından kısa bir süre sonra kongreye katılım gösterdi.

Dün Meclis’te yaptığı açıklamada Denktaş, “Kongre için Ankara Büyükelçiliği aracılığı ile DP’ye davet yapıldı, teyit verildi ancak bu davet bize ulaştırılmadı, bu skandaldır” diye tepki gösterdi.

TDP Genel Sekreteri Cemal Özyiğit ise, kongreye hiçbir şekilde davet almadıklarını söyledi.   

 


 

Eroğlu’nun önünde ayağa kalkmamak için…

 

Meclis dün yeni döneme “nisap sorunu” ile başladı. Eğer ÖRP, UBP’ye destek vermese, Meclis açılmayacaktı, İki Cumhurbaşkanı Eroğlu ile Talat, TC Lefkoşa Büyükelçisi Akça’nın da katıldığı oturum, yapılamayacaktı. CTP’nin Meclis’in açılışında olmama sebebi ise “nisap”la ilgili değil.

CTP, Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu’nun önünde ayağa kalkmamak için Meclis’te yer almadı. “Bu CUMHURBAŞKANI'nın ayağına KALKMAMAK için MECLİS'e girmedik, çünkü ŞEFFAF değildir, ADALETLİ değildir, ortaya çıkan onca kirlilikten sonra HESAP VERMEMİŞTİR, mal varlılığıyla ilgili hala açıklama yapmamıştır” sözleri, CTP’nin durumunu özetledi…

 


 

Çetin Uğural: Notlar değişti

 

 Çetin Uğural çarpıcı ve şaşırtıcı açıklamalar yapmaya devam ediyor. Erçin Şahmaran’a konuşan Uğural, hangi sınavlarda kime ne yapıldı, anlattı. Tüm sınavların ‘şaibeli’ olduğunu yeniden vurguladı. Özellikle Cumhurbaşkanı Eroğlu’na ağır eleştirilerde bulundu, görevimin başındayım dedi. İşte Uğural’ın söylediklerinden satır başları:

-Derviş bey Cumhurbaşkanı seçilince bir yasa konuşulmaya başlandı. Görev süresinin değiştirilmesi ile ilgili. Altı yıllık süre dört yıla indirilmek istendi.

-Amaç Mustafa Tokay’ı benim yerime komisyona Başkan yapmaktı. Ben Sayın Cumhurbaşkanını bu sebepten dolayıdır ki son yaşananlardan doğrudan doğruya sorumlu tutuyorum. Bu taammüden yapılmış bir müdahaledir. Bilerek, isteyerek, kasıtlı olarak komisyona saldırıldı ve yıkıldı.

-Ne acıdır ki ölümünü süratlendirme pahasına görevden aldığı Mehmet Öke’nin yerine atadığı şahıs, sınav dairemizde yaptığı sahtekârlık ve manipülasyonlarla KHK’nın bugünkü yıkımını ortaya çıkardı.

-Bu küçücük memlekette, sorumluluk sahibi bir Cumhurbaşkanı buraya atayacak düzgün beş kişi bulabilmeli. Yeter ki niyet olsun

-Doktor sınavlarında ciddi manipülasyonlar yapıldığına şahit oldum. Özellikle mülakatlarda. Mustafa Tokay ve yanındakiler bir adayın kaybetmesi, diğerinin ise kazanması için önceki verdikleri notları değiştirdiler.

-Bu ekip Başbakanın damadına doktorluk sınavında operasyon yaptı. Sayın Başbakan ailesine kasıtlı bir haksızlık yapıldığını düşünüyor ki haklıdır.

 

 


 

Hep kaybetme korkusuyla yaşamak...

 

Liyakatle değil, sadakatle bir yerlere gelmeyi becerenler için zaman içinde sadakat önemli bir özellik olarak algılanır.

Üstün sadakat özelliklerinin, çok önemli bir özellik olduğu düşüncesine kendilerini inandırırlar.

Böyle olunca da sadakat anlayışlarıyla kapı kapı gezmek çok doğal ve doğru olandır onlar için.

Bu durumda olanlar kendi kendilerini bu anlayışa inandırmasalar çok kolay “kapı” değiştiremez.

Hiç kuşkusuz bu özellikte olanların kabul görmesi için bu özellikleriyle kendilerini kabul edenlerin de olması gerekir.

Bizim siyasal yapımıza bakıldığı zaman tercih hakkı olanların genel tercihinin liyakatten çok sadakat ağırlıklı olduğu da gün gibi ortadadır.

Bu yeni bir olgu mu?

Hayır, yeni değil.

Yıllardır devam eden, özellikle üçlü kararname uygulamasıyla ivme kazanan bir olgudur.

Haksız yere önemli görevlere getirilen insanların ülkemize verdiği zararlar da gün gibi ortadadır.

 

HASAN HASTÜRER

 


 

 

Çetin bey, özrünüz kabahatinizden büyük!

Cumartesi gazetelerini büyük hayret ve şaşkınlıkla izledim.

Çetin Uğural’ın açıklamalarını kastediyorum.

Meğerse sadece son öğretmenlik sınavları değil, geçmişte yapılan bütün sınavlar şaibeliymiş.

Bunu itiraf eden Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Çetin Uğural’dir.

Alın size bir rezalet daha!

Çetin bey öyle bir açıklama yaptı ki özürü kabahatından büyük türünden.

Abimiz, kurumu o kadar çok seviyormuş ki, sırf kurum yıpranmasın diye yerinde mıh gibi çakılmış kalmış.

Siyasetçiler kurum üzerinden rant elde ederken, o hatalır ört bas etmeye çalışmış.

Yani, yapılan suçlara ortak olmuş.

 

LEVENT ÖZADAM

 


Doğru bildiğimiz ölümcül yanlışlarımız…

 

Bahçeleri, çimenleri, ağaçları ilaçlayıp kaçan bir düzen oluşturduk. Oysa uygar ülkelerde ilaçlanan her yere, en az 48 saat olmak üzere ikinci giriş zamanı belirlenir. İlaçlı alana ikinci giriş zamanını belirlemeden, ilaçlanan ağaçların altında oturmaya, meyvelerini toplayıp yemeye, ilaçlanan çimenler üzerinde çoluk çocuk yuvarlanmaya, spor yapmaya fütursuzca devam edelim!.. Bakalım gemi azıya alan ölümcül hastalıklardan kurtulabilecek miyiz!..

Bir inanılmaz hükümet çelişkisine de vurgu yapılıyor şu anız konusunda. Çevre bakanlığı ilgililere anız yakma yasağına dair genelge ulaştırırken, aynı anda İçişleri Bakanlığımız “anız yakma serbest” diye genelge yayımlamakta… Doğamızı göz göre göre böyle mahvediyoruz işte…

Atölye çalışmasının sonlarına doğru acınası halimizi Ünal Akifler şöyle özetliyor:

 “Doktorumuz çok sağlığımız yok, çevrecimiz çok çevremiz yok, hukukçumuz çok adaletimiz yok.”

 

AHMET TOLGAY



 “Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun ayağına kalkılması gereken bir Cumhurbaşkanı olmadığını düşünüyoruz. İçerde olsaydık ayağına kalkmamak hoş olmazdı”

 

Ömer KALYONCU (CTP Vekili)

 


 “İnsan odaklı politikalar üretmenin siyasetin odak noktası haline geldiği görüşünden yola çıkarak, çalışmaları sürdüreceğiz.  Yeni dönemde ülke ekonomisini geliştirileceğiz, tarım ve hayvancık alanında önemli yatırımlar yapılacağız.”

 

İrsen KÜÇÜK (Başbakan)

 

 


 

 

“Kaşif Eroğlu’nun emanetçisi değilim dedi. Tokay meselesi olurkenden destekçisini ortada bıraktı, tipik Eroğlu’nun sıkça başına gelen bu…”

Ferdi Sabit SOYER’in profilinden

 

“Eroğlu'nun doğalgazı TC üzerinden satalım önerisinin içeriği bir yana zamanlama ve yapılış sekli de olumsuz cevabı garantiliyor. Hedef bu mu?”

Özdil NAMİ’nin profilinden

 

 


 

 

 

 

 

Bu haber toplam 863 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler