1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Ajax, alt yapı ve ‘öz kaynak’larımız
Ajax, alt yapı ve ‘öz kaynak’larımız

Ajax, alt yapı ve ‘öz kaynak’larımız

Dünya futbol literatürüne alt yapının önemini 90’ların başında sokan bir kulüptür Hollanda’nın Ajax kulübü. O dönemlerde alt yapıdan yetiştirdiği oyunculardan hem faydalanmış hem de bu futbolcuların satışından elde ettiği gelir ile kurduğu sis

A+A-

 

 

 

Dünya futbol literatürüne alt yapının önemini 90’ların başında sokan bir kulüptür Hollanda’nın Ajax kulübü. O dönemlerde alt yapıdan yetiştirdiği oyunculardan hem faydalanmış hem de bu futbolcuların satışından elde ettiği gelir ile kurduğu sistemin çarkının en iyi şekilde işlemesini sağlamıştır.

Amsterdam Arena Stadyumu yanı başına kurduğu akademide özenle seçilen minik futbolcuların hem eğitim hem de futbol yaşantılarının sürdürülmesi sağlanmıştır. Antrenman tesislerinden Arena Stadyumu’nun görünebilmesinin sebebi akademide eğitim gören miniklerin stada bakıp “Bir gün orada oynayacağım” diyebilmesi düşüncesinden başka bir şey değildir.

A takım maçlarında bu çocukların sahada top toplayıcı olarak görevlendirilmesi, bu miniklerin sahada hangi mevkide oynadığına göre A takımda aynı pozisyonda oynayan futbolcunun olduğu tarafta top toplamasındaki düşünce de futbolcunun pratik yanında gözlemleyerek de öğrenmesi düşüncesidir. Kulivert, Seedorf eskilerden, Rafael Van Der Vaart, Wesley Sneijder yenilerden verebileceğimiz örneklerden.

Ülkemizdeki alt yapı durumuna baktığımızda birçok kulübün alt yapılara verdiği değer ortada. U 19’ları ele alacak olursak belli başlı kulüplerin her sene başarıya oynadığını görmekteyiz. Aynı şekilde başarıya ulaşan takımların futbolcularının A takımlarda ne kadar şans buldukları da ortada.

Ülkemizdeki alt yapı düşüncesine “Öz kaynak” tabirini son zamanlarda aşılayan bir kulüp var o da Yenicami. Her sezon öncesi ve devre arası futbolculara binlerce sterlin para harken, yine aynı dönemlerde parasızlıktan mağdur duruma düştüklerini dile getiren kulüpler de ortada. Yenicami, akademi çalışması ile bunu değiştirmeyi planlamakta ki bu diğer kulüplere de örnek olmalı. Maçlarda 7 yedek oyuncu hakkı olmasına rağmen 3-4 oyuncuyu kulübede bulunduran takımlar, U 19 takımlarından oynatmasa bile kulübeye alabileceği oyuncular üzerinde ne kadar olumlu bir gelişme sağlayacağını, onların motivasyonunun ne kadar artacağını düşünmediği bir dönemde umarım bu çalışma bir ön ayak olur. Umarım alt yapılara, öz kaynaklara dikkatin çekilmesini sağlar bu çalışma. Ajax aslında çok basit bir şey yaptı. Neden bizde var olan bu örneğin bir kısmından kendimize pay çıkararak meyvelerini yemeyelim?

 

Kralların dönüşü ve Mitru

Geçtiğimiz hafta sonu oynanan City – United derbisinde maçın skorundan çok dikkat çeken nokta sezon başında futbolu bıraktığını açıklayan Paul Scholes’un sahalara geri dönmesiydi.

Sezon başı kendisine yapılan jübile ile sahalara veda eden Scholes ani bir karar ile sahalara geri dönüyor ve maçın son 30 dakikası sahada görev yapıyordu. Kısa bir süre sonra geri döndüğü için olumlu görüş belirten United taraftarları vardı. Hatta oyuna girerken onu ayakta alkışlayan da.

Bir geri dönüş de “Gunners” lakaplı Londra takımı Arsenal’de yaşanıyordu. Tarihinin en golcü oyuncusu Thierry Henry, formasını giydiği New York Redbull’dan sezonun tamamlanması sonrası 2 aylığına eski takımına kiralandı. Dönüş güzeldi, uğruna heykeli bile dikilmişti bir süre önce. Bütün bunlar yeter de artar derken Leeds ile oynanan FA Cup maçında oyuna dahil olduğu 60’ıncı dakikadan sadece 8 dakika sonra fileleri havalandırdı Henry. Bundan daha güzel bir geri dönüş olamazdı.

Ülkemizde de buna benzer bir geri dönüş hikayesi gündemde. O da 4 yıl önce Çetinkaya’da futbolu bırakan Constantin Mitru’nun uzun bir aradan sonra tekrardan yeşil sahalara dönme ihtimali. İhtimali diyorum çünkü Göçmenköy ile antrenmanlara çıkan Mitru, teknik adam Özçığ’ın olumlu rapor vermesi halinde sahalara dönecek. Scholes ve Henry kadar olmasa da bir zamanlar bu sahada kazanmadık başarı bırakmamış bir futbolcu. Kadroya dahil edilirse ne kadar katkı koyacak tartışılır ancak bir zamanlar beraber oynadıkları ve bu sezon bir maç da olsa kaleye geçen eski takım arkadaşı İbrahim Reis’e özendi belki de, kim bilir. Tabi bu işin şakası, bekleyip hep beraber göreceğiz. Ama yukarıda da değindiğim gibi bu tarz bir seçim yerine alt yapıdan, “Öz kaynak”tan futbolcular kazandırma düşüncesi hakim olabilse keşke…

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 868 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler