1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. “Ailemiz bir barikatın ardında kaldı”
“Ailemiz bir barikatın ardında kaldı”

“Ailemiz bir barikatın ardında kaldı”

Covid-19 salgını nedeniyle, güneyle olan yakınlığı nedeniyle Pile köyüne geçiş, Bakanlar Kurulu kararıyla 3 aydır ‘durduruldu’, Pilelilerin ise ‘canına tak etti’…

A+A-

Dila ŞİMŞEK

Covid-19 salgını nedeniyle, Pile köyüne geçiş de Bakanlar Kurulu kararıyla 3 aydır ‘durdu’, Pilelilerin ise ‘canına tak etti’…

YENİDÜZEN’e konuşan Pileliler, yaşadıkları mağduriyeti anlattı.

Gerek işleri, gerek ise koşulları nedeniyle kuzeyde kalan Pileliler, üç aydır ailelerinden mahrum kaldığı gibi, evlerine ve işlerine de dönemediğini söyledi.

Mağusa’da yaşayan Ayşegül Sakallı, ailesini barikatın ardından görmenin, köyüne girememenin verdiği hüznü dile getirdi. Yine Mağusa’da yaşayan ve ailesini Pile’de bırakmak zorunda kalan Deste Çelebi Mertel ise, “İnsanlar parasını çekemiyor, doktorlarına gidemiyor, ailelerini göremiyor, kendilerini terk edilmiş hissediyorlar. Birçok arkadaşım Pile’de kaldı, burada açılan işlerine dönemiyorlar” diye yaşanan sorunları anlattı.

Beyarmudu’nda eczacılık yapan Ceren Celal, kuzeyde normalleşme yolunda tüm adımların atıldığını, ancak Bakanlar Kurulu’nun Pile’ye yönelik hiçbir karar üretmediğini savundu.

Mağusa’da yaşayan ancak Pile’de çalışan Selen Kerem ise, eşinin ve kendisinin işletmelerinin Pile’de olduğunu, adada sektörler birer birer açılırken kendilerinin işbaşı yapamadığını vurguladı.

Bu sürecin maddi ve manevi zorluğa neden olduğunu belirten Pileliler, köylerini ve sevdiklerini bir barikatın ötesinden görmenin moral bozukluğu yarattığını ifade etti.

Pile’de yaşayanların kendi kaderine terk edildiğini savunurken, hayati ihtiyaçların gerektiği gibi karşılanamadığını da söyledi.

 

Ayşegül Sakallı: “Hep barışı savunduk, şimdi ailemi bile barikattan görmek, çok büyük bir acı yaşattı”

“Pile’de doğup büyüdüm, annem ve babam, sevdiklerim orada yaşıyor. İşimiz gereğince eşimle birlikte Ötüken’e yerleştik. Bu salgın 9 Mart’ta ortaya çıktığından beri, ailemle hiç görüşemedim, ta ki geçtiğimiz Cumartesi gününe kadar, barikatın ardından… Çocuklar dedelerini nenelerini görebilsin diye gittik, uzaktan uzağa aileme bakmak çok zoruma gitti. Kendi köyüme giremedim, kendi ailemin yanına gidemedim. Tabii ki hastalık var, risk var, ama şu anda tüm sektörler bir bir açılıyorken, Pile’yi kendi kaderine bırakmak bana göre haksızlıktır. Babam KKTC’den emekli, Pile’de banka olmadığı için maaşını çekemedi, Diş problemi var, doktoruna gidemiyor. Bize söylenilen barikattan bir taksi alsın, götürsün. Ama nereye? Babamın kendi doktoru var, protezleri klinikte hazır, tek başına onu göndermek istemiyoruz. Biz hep barışı savunduk, köyümüzde birlikte yaşadık, şimdi ise kendi ailemi bile barikattan görmek, bana çok büyük bir acı yaşattı. Bakanlar Kurulu toplanıyor, ama Pile ile ilgili tek söylenilen ‘görüşülecek’…”

 

Deste Çelebi Mertel: “Doğup büyüdüğüm köyüme, evime gidememek çok köyü bir duygu”

“Mağusa’da yaşıyorum, aslen Pileliyim ve annem, babam Pile’de yaşıyor. Barikatın kapanacağını öğrendiğimizde, Lefkoşa’da yaşayan kız kardeşim Pile’ye, annemle babama yardım etmek, sağlık sorunlarında destek olmak için gitti. Sürecin bu kadar uzayacağını ve bu şekilde ilerleyeceğini bilmiyorduk. Birkaç kez barikata giderek, polisin izin verdiği ölçüde ailemi yirmi dakikalığına gördüm. Ama doğup büyüdüğüm köyüme, evime gidememek çok köyü bir duygu. Çocuğum ‘anne lütfen gidelim’ diye yalvardı, onlara bunu anlatmak da çok zor. Kuzeyde her yer açıldı, normalleşmeye dönüldü, ama bir parçamız olan Pile’ye yüz çevrildi. Bakanlar Kurulu bir tarih, bir net bilgi verse, bunca zaman olduğu gibi dişimizi sıkıp bekleyeceğiz. Ama bu şekilde belirsizlik içinde beklemek bizlere zarar veriyor. Pile’nin ihtiyaçlarını, muhtarın temasları sayesinde gidermeye başlamıştık. İnsanlar parasını çekemiyor, doktorlarına gidemiyor, ailelerini göremiyor, kendilerini terk edilmiş hissediyorlar. Birçok arkadaşım Pile’de kaldı, burada açılan işlerine dönemiyorlar. Birçok kişi işine dönebilsin diye karantina başvurusunda bulundu. Ancak sürekli oyalanıyoruz.”

 

Ceren Celal: “Pile’dekiler bu kadar riskliyse, insanları neden orada bıraktık?”

“Beyarmudu’nda yaşıyorum, eczacıyım. Salgın nedeniyle barikatın kapatılacağını öğrendiğimizde çocuğum Pile’deydi ve apar topar gidip aldık. Köyümüze sınırdan ilaç tedarik ediyoruz. Pile’de ailem var, oradaki insanlar sağlık hizmeti ve ihtiyaçlarını gideremiyorlar. Özel hastaneye gidemiyorlardı, izin verildi, sonra bu hak ellerinden alındı. Şimdi Bakanlığın aracıyla, barikattan alınıp hastaneye götürülüyorlar… Kuzeydeki insanlar ise Pile’dekileri sosyal medyada linç ediyor, ‘kapılar açılmasın’ diyor, genelleme yapılıyor, buna da en çok hükümet yetkililerinin verdiği demeç neden oluyor. Salgın baş gösterdiğinde, bir ayrım yapılmaması, insanlarımızın terk edilmemesi gerekirdi. Ancak ilk başta şehirler arası yolculuk yasaktı, kimse dışarıya çıkamıyordu, işyerleri kapalıydı, bu nedenle sustuk. Ama şimdi görüyoruz ki oteller, casinolar dahi açılırken biz hala ailemize barikattan bakıyoruz. Yetkililer zaman kazanmak için ‘görüşüyoruz’ diyor ama Pile’deki halka ‘mahkum’ muamelesi yapılıyor… Pile’de bu kadar büyük bir risk varsa, insanlar neden orada bırakıldı?”

 

Selen Kerem: “Kuzeydeki insanların biraz empati yapmasını diliyorum”

“Eşim ve benim işim Pile’de, ailemiz de orada. Eşimin Pile’de bir spor salonu, benim ise butiğim var. Pile’de evimizin inşaatı sürdüğü için, geçici olarak Mağusa’da dairemizde kalıyorduk. Şimdi hem ailemizden hem de işimizden uzağız. Kuzeyde tüm işyerleri açılmasına rağmen, eşim de ben de işimize kavuşamadık, ailemizi de barikatın ötesinden görebiliyoruz. Benim yaşadığım zorluğu yaşayan arkadaşlarım da var. Bazı arkadaşlarım kuzeyde çalışıyor, şimdi iş hayatı başladığı halde dönemedikleri için ‘uyarı’ alıyorlar, durdurulma riskleri var. 70 gündür babamı görmedim… Büyük bir belirsizlik içinde, Bakanlar Kurulu’nun her açıklamasını takip ediyoruz. Ancak bizi bastırmaya çalıştıklarını düşünüyorum. Bu süreçte hem maddi hem manevi zorluklar yaşadık. Bunlar yetmezmiş gibi, insanların da konuya bakışları nedeniyle üzülüyoruz. Kuzeydeki insanların, biraz empati yapıp bizleri anlamasını diliyorum.”

barikat-(4).jpg

barikat-(2).jpg

Bu haber toplam 2395 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler