1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. AHMET EVAN...
AHMET EVAN...

AHMET EVAN...

Küçücük adasında büyük hedefler için yola çıkan müzik sevgisi sonsuz başarılı bir melodi insanı

A+A-

 

 

Küçücük adasında büyük hedefler için yola çıkan müzik sevgisi sonsuz başarılı bir melodi insanı,

 

 

Ahmet Evan…

 

 

Didem MENTEŞ

 

“Dünyaya gözlerimizi açtığımız ilk günlerde annelerimizin ninnileriyle, bilincine varmadan müzikle tanışmış oluruz” diyor, Kıbrıslı genç müzisyen Ahmet Evan... Ülkenin yetiştirdiği başarılı genç isimlerden biri o... 6 yaşında çıktığı melodi yolculuğunda en iyi eğitimleri almış, kendini geliştirmiş ve halen geliştirmeye devam eden bir yetenek. “Kendi Kıbrıs Adam” dediği ve çok sevdiği ülkesinde, müzik olgusunu kendi sesiyle ve hissiyle yaşatmaya çalışan bir değer. Hayat dolu, capcanlı ve sımsıcak bir kişilik... Babasının eseri olan The Lift Grubu’nun da deli dolu solisti. Sahnede durmak bilmeyen bir ses sanatçısı, bir müzisyen... Ayrıca esas eğitim aldığı ve ilerde de Kıbrıs’ında ön plana çıkarmayı düşündüğü bir operacı…

Kuzey Kıbrıs’ta müzik dünyası için “umutlar tükenmesin, duygular ölmesin” kelimesini vurgulayan Ahmet Evan, “Müzikle tanışıklığımız arttıkça, müziğin coşku, sevinç, korku ve keder gibi duyguların anlatımındaki gücünü keşfederiz” diyor.

 

SAĞLAM BİR MÜZİK EĞİTİMİ…

Melodileri küçük yaşta dile getirmeye başlar genç yetenek Evan. Bu merakı onu başarılı bir eğitimin kapılarından içeri girmesini de sağlar. Lisedeki Güzel Sanatlar eğitiminin ardından Türkiye’nin en saygın üniversitelerinden olan Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı’na girmeye hak kazanır. Ve Sahne Sanatları, Opera ve Şan Bölümü’nü bitirir. Her türlü müzik yorumunun yanı sıra ülkemizde çok az bulunan opera sanatçıları arasında da yerini almayı başarır.

“22 Mayıs 1988 yılında Lefkoşa’da doğdum. 6 yaşından beri müzikle uğraşıyorum. İlk müzik derslerimi de piyano olarak Kemal Dürüst’ten aldım. Piyano sınavlarını tamamladıktan sonra Güzelyurt Turgut Ortaokulu’nu bitirdim. Ardından Güzel Sanatlar sınavına girip, orayı kazandım.  Lise eğitimim sırasında Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı’nda jüri gelip sınava koydu. Ben de Türkiye’ye gitmeye karar vererek, sınava girdim ve Kıbrıs 1’incisi olarak sınavı kazandım. Böylece Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı Sahne Sanatları, Opera ve Şan Bölümü’nde okumaya hak kazandım. 8 yıllık eğitimimden sonra Ada’ma döndüm. Burada sahne almaya başladım. Ayrıca şu anda Atatürk Öğretmen Akademisi’nde pedagoji dersi alıyorum”

 

EN BÜYÜK HEDEF, GÜZEL BİR ALBÜM…

Müzik dalı olan operayı Kıbrıs’ta yapamadığından yakınıyor genç müzisyen Evan. Ama yine de ilerde bu sanatı yapacağını da dile getiriyor. Gerçekleştirmek istediği birçok projesi var. Kuzey Kıbrıs’ta hiç olmayan opera ve bar sahnesini birlikte farklı şekilde sunmayı düşünüyor. Ahmet Evan, en büyük hedefleri arasında en güzel bestelerinin yer alacağı bir albüm yapıp, dinleyenleri etkileyerek onlara kalıcı bir şey bırakmak olduğunu söylüyor.  Evan, “kendime ait bir bestem var, şu anda üzerinde çalışıyorum. Çok yoğun bir dönemden geçiyorum. İlerleyen zamanlarda bomba gibi projelerle kendi bestelerimi piyasaya süreceğim” diyor. Ayrıca yurt dışında Jazz müzik üstüne eğitim almayı da düşünen Evan, yurt dışında da iyi bir yere geleceğine inanıyor.

 

ÜMİT KAYBOLMASIN, DUYGULAR ÖLMESİN…

Hepsinden önce ülkesinde bir şeyler yapmak istiyor genç yetenek. Ve ülke sanatçılarına da destek olunması konusunda sesleniyor. “Öncelikle kendi Kıbrıs adamda daha güzel şeyler yapmak istiyorum ve umarım her şey çok daha güzel olacak. Ümidimizi kaybetmeyelim, duygular ölmesin. Kendimi bu işte gayet iyi buluyorum. İstediğim hedeflere yavaş yavaş ulaşmaktayım ki müzikte ne oldum değil ne olacağım denilmeli. Çünkü müzik sonsuzdur. ‘Müzikte ben çok iyiyim’ demek yanlıştır. Kalıcı bir iz bıraktığın zaman müzisyen ve sanatçı olmak yolunda ilerliyorsun.  Kuzey Kıbrıs’ta çok iyi müzisyen arkadaşlarımız var ve çok iyi işler yapıyorlar. Yavaş yavaş amatörlükten çıkıyoruz. Türkiye’ye gidip eğitim alan müzisyenler var ve buna bağlı olarak hedefler daha da genişliyor. Bu da beni mutlu ediyor. Ve tüm müzisyenler birbirini desteklediği sürece profesyonelliğe doğru yürüyeceğimizi umuyorum.

 

MELODİLER NİNNİLERLE BAŞLIYOR…

Genç müzisyen Ahmet Evan, müzik tanımını ise şöyle yapıyor: “Dünyaya gözlerimizi açtığımız ilk günlerde annelerimizin ninnileriyle, bilincine varmadan müzikle tanışmış oluruz. Daha sonra duyduğumuz şarkıların sözlerinin, anlamını kavramadan tekrarlar, melodisini yakalamaya çalışırız. Bir tencere ya da masaya vurarak, ilk kez kendi kendimize müzik yapmanın tadına varırız. İlkokul çağında mandolin ya da flüt gibi gerçek bir müzik aleti çalmaya başlamak, başlı başına bir mutluluktur. Müzikle tanışıklığımız arttıkça müziğin; coşku, sevinç, korku ve keder gibi duyguların anlatımındaki gücünü keşfederiz. Aynı zamanda flüt, piyano ve keman gibi müzik aletlerini çalabilmenin yeteneği yanı sıra sıkı ve düzenli bir çalışma gerektiğini de öğreniriz. Müzik en basit melodiden en karmaşık parçalara kadar çok çeşitli türleri kapsar. Biçimi ne olursa olsun, her türlü müzik kendine özgü, değişik bir etki yaratır. Müzik türleri arasında yapılan seçim tamamen kişisel zevke dayanır. Müziğin resim ve heykel sanatıyla ortak yönleri vardır. Ressam yapıtını yaratırken boya, fırça ve tuval; heykelci taş, çekiç ya da alçı kullanırken; besteci de sesleri ve sesleri simgeleyen nota sistemini kullanır. Bestecinin yarattığı ürüne müzik yapıtı, kompozisyon ya da beste denir. ‘Müzik temelde seslerden oluştuğu için din, dil ve kültür farklılıklarından bağımsız olarak herkesçe duyumsanabilir. Bu bakımdan sanatlar içinde en evrensel olanıdır” 

 

 

THE LİFT İLE BİRLİKTE ‘ZEPHYR BAR’DA…

Ahmet Evan, şu an babasının kendisine miras bıraktığı The Lift Grubunun solistliğini yapıyor. Her Cumartesi Zephyr Bar’da sahne alıyorlar. Ve Mayıs ayı içerisinde de Bob Marley hatırına dev de bir konser vermeyi planlıyor.

“Opera dışında; Funky, Reggage ve Blues ile uğraşıyorum. Türkiye’de iken değerli müzisyen MFÖ grubundan Fuat Güner ile birlikte ‘Beatles’ çalışmalarında bulundum ve bana çok katkıları oldu. Ayrıca İstanbul’da Soul Stuff ekibinin solisti Alper Cengiz ile birlikte bir projede yer aldım. Bunun yanında Ankara’da da sahne almaya devam ediyordum. 11 Mayıs 2012 tarihinde de dev bir konser yapmayı düşünüyorum. Bob Marley’in ölüm yıldönümü olduğu için kendi Grubum olan The Lift ile birlikte konser vermek istiyoruz. The Lift, 5 arkadaştan oluşan bir grup. Gitarda Emre Yazgın, basgitarda Ulun Cam, bateride Barış Batman ve klavyede Ulaş Barut. Bu insanlar gayet duygulu ve hissederek müzik yapan insanlardır. Grup, 6 yıl önce babam Mehmet Evan tarafından kuruldu. Daha sonra da babam ekipten ayrılıp SOS grubuna geçti. Bana da böyle güzel bir Grup bırakmış oldu. Şu an her şey güzel gidiyor. Umarım daha iyi yerlere geleceğiz. The Lift olarak Cumartesi günleri ‘Zephyr Bar’da sahne alıyoruz.   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1399 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler