1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Ahlaksızlık Bulaşıcıdır
Ahlaksızlık Bulaşıcıdır

Ahlaksızlık Bulaşıcıdır

Bu başlık uzun bir süreden beri kafamı kurcalıyor. Sabahleyin Mağusa’ya gitmek için Gönyeli’den yola çıkıp da Atatürk Spor Salonu’nun yanındaki trafik ışıklarında durduğumda mutlaka aklıma geliyor. Bazı akşamlar Lefkoşa’dan gelip D

A+A-

 

 

Bu başlık uzun bir süreden beri kafamı kurcalıyor. Sabahleyin Mağusa’ya gitmek için Gönyeli’den yola çıkıp da Atatürk Spor Salonu’nun yanındaki trafik ışıklarında durduğumda mutlaka aklıma geliyor. Bazı akşamlar Lefkoşa’dan gelip Dereboyu’ndaki trafiğe yakalandığımda da hatırlıyorum onu.

Herhangi bir sabah Atatürk Spor Salonu’nun yanındaki trafik ışıklarında durup beklemek zorunda kalanlar çok iyi anlayacaklardır hislerimi. Arabanızın yüzü Mağusa’ya bakarken iki şeritten birinde durmak zorundasınız. Ama bir de üçüncü şerit var muhtemelen Sanayi Bölgesi’ne dönmek isteyenler için yapılmış olan. İşte o üçüncü şerit, Işıklar’da polis dursa da, durmasa da, mutlaka amacı dışında kullanılıyor açıkgöz sürücüler tarafından. Siz sırada beklerken, birisi hızla o şeritten geçiyor ve sıradakilere aldırmaksızın, Sanayi Bölgesi’ne dönmeyerek, en önde, trafik ışıklarının hemen yanında yeşilin yanmasını beklemeye başlıyor. Aslında yapılan şeyin hukuka aykırı olduğu ve eğer o sırada oradaysa polis memurunun bu duruma müdahale etmesi gerektiği açık. Ancak ben bugüne kadar herhangi bir polis memurunun böyle bir sürücüye müdahale ettiğini görmedim. Hukukun geçerli olmadığı yerde ahlak devreye girsin diye bekliyorsanız nafile! Çünkü bu sürücüleri kimse kınamıyor. Hatta galiba açıkgözlüklerinden ve cesaretlerinden dolayı takdir de ediliyorlar. Her gün mücadele ediyorum kendi kendimle. “Madem ki onlar öyle yapıyorlar ve kimse sesini çıkarmıyor, hukuka uygun olmasa da bu davranış meşru; sen de aptal aptal bekleme işte diyorum”. Yine de laf geçiremiyorum süper egom mudur nedir o tuhaf etkene. Bir yandan da korkuyorum doğrusu. Ya bir gün ar duvarını aşıp da ben de yerleşirsem o üçüncü şeride! Nice olacak hâlim?!

Ama kimse bunları yazıyorum diye kendimi ahlaklı, diğerlerini ahlaksız gördüğümü düşünmesin lütfen. İtiraf etmeliyim ki hukukla ahlakın aynı yönü gösterdiği Atatürk Spor Salonu’nun yanındaki Işıklar’da henüz yerleşmediysem de üçüncü şeride, Dereboyu’nda çoktan yenildim. Ben de, birçok başka sürücü gibi, Osman Paşa Caddesi’nden sağdaki ara yollara sapıp, Dereboyu’nda sırada bekleyen sürücülerin önüne geçmek için hukuka uygun ama kanımca ahlaka mugayir davranışlar sergilemekten imtina etmiyorum. Yüzüm kızarsa da bazen, bu ahlaksızlığı her nedense meşru görüyorum. Oysa her şeye karşın sırada beklemeyi tercih eden onlarca sürücünün hakkını yediğim, aklım sıra açıkgözlük ettiğim ortada.

Aslında birçoğumuza son derece basit gelecek, uğraşmaya, üzerinde yazı döşenmeye değmeyecek bir şeyden söz ediyorum. Ama nedense, bize bundan çok daha ciddi gelen meselelerdeki davranış biçimimizle bunun arasında ciddi bir bağ olduğunu düşünüyorum. 1964’ten beri birçok konuda, çoğu zaman hem hukuk hem de ahlak kurallarını, bazen de yalnızca ahlak kurallarını ihlal etmek suretiyle diğerlerinin önüne geçme açıkgözlüğünü yapma hakkını görmedik mi kendimizde? Elbette bu sorundan kurtulmanın en doğal yolu, devletin kendi kurallarını nesnel bir biçimde uygulaması ve bir yandan hukuku ihlal edenleri cezalandırırken, diğer yandan da yapacağı düzenlemelerle ahlaka aykırı davranışları aynı zamanda hukuka da aykırı kılması. Ama bunu bizim bugünkü devlet düzenimizden beklemek ölü gözünden yaş beklemek gibi bir şey. O zaman ne olacak? İnsanların kendiliklerinden ahlaklı olmasını mı bekleyeceğiz? Peki devlet ahlaka mugayir davrananlara göz yumarak aslında meşrulaştırmıyor mu ahlaksızlığı, iş bilirliği, açıkgözlüğü?

Lütfedip de bu yazıyı okuyan okuyucuyu hayal kırıklığına uğratacağım maalesef. Bu sorunları hemen ortadan kaldıracak sihirli bir değneğin varlığından bîhaberim. Doğru dürüst bir hukuk düzeninin kurulmasından başka bir öneri gelmiyor aklıma. Böyle bir düzenin kısa vadede kurulabileceğinden de zerre kadar umutlu değilim. Yalnızca saptamada ve özeleştiride bulunmakla yetiniyorum o yüzden. Saptamam şu: Ahlaksızlık hepimize bulaşmış durumda. Başkalarının üzerinde nasıl bir etkisi olur bilmiyorum ama umut ediyorum ki bu yazı hiç olmazsa beni etkiler de, bundan böyle Osman Paşa Caddesi’nden ara yollara saparak Dereboyu’nda sırada bekleyenlerin önüne geçme alışkanlığından kurtulurum!           

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1103 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler