1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Aferin UBP’ye!
Aferin UBP’ye!

Aferin UBP’ye!

21 Ekim Pazar günü yapılan UBP kurultayında, bu partiden beklenmeyen davranışlar ve sonuçlar elde edildi. Bu güne kadar, siyasi partilerin kurultaylarında ve birden fazla adaylı seçim yarışlarında, her konunun-hatta Türkiye’nin müdahalelerinin-

A+A-

                                               

 

21 Ekim Pazar günü yapılan UBP kurultayında, bu partiden beklenmeyen davranışlar ve sonuçlar elde edildi.

 

Bu güne kadar, siyasi partilerin kurultaylarında ve birden fazla adaylı seçim yarışlarında, her konunun-hatta Türkiye’nin müdahalelerinin- açıkça konuşulduğuna tanık olmadık...Hükümette bulunan bir partinin, “hükümetimiz zarar görür” endişesinden uzak, kendi içinde tartışıtığı konuları, halk ile paylaşması ve tüm dünyaya duyurması az rastlanan bir olaydır.

 

Bu kurultayda, başkanlık yarışı yapan siyasi bir parti görünümünden çıkılmış ve kendi hükümetlerine bir muhalefet partisi gibi eleştiriler yapılmıştır.

Sanki de UBP Kıbrıs’ın iktidar ve muhalefetini bünyesinde birlikte taşıyormuş gibi...

 

Türkiye’den gelen AKP hükümeti temsilcilerinin Küçük leyhine kulis yapmaları Kıbrıs’ın en büyük milliyetçi partisinde tartışma yaratmış ve Kaşif desteklenerek, “Müdahale istemiyoruz” diye haykırılmıştır. Halbuki, bu güne kadar UBP’liler Türkiye’yi dört duvar arasında eleştirirdi. İlk kez açık açık...

 

Bütün faktörler bir araya getirildiği zaman Küçük’ün seçimi rahatlıkla kazanacağı varsayılmış, kamuoyu yoklamaları en az % 10 oy farkı vermiş ama son bir hafta içinde Kaşif ekibi, halkı ve partisi ile bütünleşerek Küçük ile başbaşa oy almıştır.

Bugüne kadar, seçim sonuçlarının oy oy sayılırken bu kadar heyecan yarattığı görülmemiştir. (Rahmetli Denktaş’ın 1981 cumhurbaşkanlığı seçimini sabaha doğru kıl payı kazanması dışında)

Ben bile, UBP’nin sergilediği demokrasi ve açıklık mücadelesini sabahın ilk saatlerine kadar izledim..UBP üyesi olan bir arkadaşımı aradım..Yorumu açıktı: “Kaşif’e verilen oylar, Türkiye’nin baskılarına bir yanıttır. Kıbrıslılar UBP de dahil kimliğine sahip çıkıyor” yorumunu yaptı..

“Bravo” denecek bir izahat...

 

Pazar gününe kadar yaşananlara göz atarsak......

Aylardır süren kurultay çalışmaları, başbakan İrsen Küçük ile eski sağlık bakanı Ahmet Kaşif’in kıyasıya mücadelesine sahne oldu..

A.Kaşif’in kazanma olasılığı ortaya çıkınca, başbakan Küçük, tüm devlet olanaklarını kullanarak delegeleri kendi tarafına çekmeye başladı..

İş bununla kalsa neyse...Kabinede bulunan Kaşif yanlılarını bakanlıktan attı. O yetmedi, diğer Kaşifçi birkaç bakanı da, araya TC hükümetini koyarak caydırttı ve dünya aleme rezil ettirdi.

Türkiye hükümetinin neden Küçük’ü bu kadar cansiperane desteklediği üzerine çeşitli yorumlar yapılıyor. “Ekonomik program”ın kazasız belasız sürdürülmesi, Küçük’ün TC’nin istediği her şeye boyun eğmesi..gibi..Daha ne istesinler ??

 

 Baskılara başkaldırma insanın karakterinde vardır..UBP üyesi insanların da bu karakterlerini farkedip açıkça kullanması, Kuzey Kıbrıs iç ve dış siyasetine çok şey katabilir. Çünkü deniz bitmiştir. Artık, ülkenin olanaklarından UBP’liler bile yararlanamıyor. Türkiye siyaseti ve sermayesi her şeye el koydu..  Kaybedecek birşey kalmadı...

 

UBP’de son sergilenen demokratik tavırlar toplumdaki tüm dinamikleri asgari müşterekte birleştirebilir mi?  Toplumun özgürleştirilmesine, kalkındırılmasına yol açabilir mi?

Yoksa saman alevi gibi söner mi?

Bekleyip göreceğiz...

 

                                                

                                                    

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1428 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler