1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. AEL-Fenerbahçe ve hayal görenler
AEL-Fenerbahçe ve hayal görenler

AEL-Fenerbahçe ve hayal görenler

Kıbrıs Rum Kesimi’nin temsil ettiği Kıbrıs Cumhuriyeti bir dünya ülkesi olmanın dayanılmaz keyfini yaşarken, her alanda olduğu gibi spordaki dışlanmışlığımız bir kez daha UEFA Avrupa Ligi’nde AEL Leymosun ile eşleşen Fenerbahçe ile bir kez dah

A+A-

 

 

Kıbrıs Rum Kesimi’nin temsil ettiği Kıbrıs Cumhuriyeti bir dünya ülkesi olmanın dayanılmaz keyfini yaşarken, her alanda olduğu gibi spordaki dışlanmışlığımız bir kez daha UEFA Avrupa Ligi’nde AEL Leymosun ile eşleşen Fenerbahçe ile bir kez daha gündeme geldi.

Kıbrıs’ta inadına çözüm aramak yerine, Türkiye Cumhuriyeti’nin bile reel politikte tanımadığı “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıtacağız” diye hayal kuran statükocular tam 29 yıldır dünyadan dışlanmamızı görmemezlikten geliyorlar. Üstelik, deve kuşu örneği başlarını kuma sokan bu hayalperestler, 29 yıldır “KKTC birgün mutlaka tanınacak” masalıyle halkı uyutuyorlar. Tabii, uyumak isteyenleri.

Sonra da, yasal tanınmanın sadece çözümden geçtiğini bildikleri halde, dünya bizi her alanda dışlayınca KKTC’yi bir ağlama duvarına dönüştürüyorlar.

İşte, bu ortamda geçmişte olduğu gibi bir Türk takımı, kaçınılmaz bir şekilde uluslarası kurallara kerhen de olsa uyarak, UEFA Avrupa Ligi’nde Kıbrıs’ta beğensek de beğenmesek de  dünyanın tanıdığı tek yasal devlet olan  Kıbrıs Cumhuriyeti takımları ile muhtap oluyor.

Şöyle ki, Şampiyonlar Ligi’nde havlu atan trilyonluk ünlü Fenerbahçe, 44 yıl sonra lig şampiyonu olan AEL Leymosun ile kuranın kaçınılmaz sonucu olarak karşılaşmak zorunda kalıyor.

Aslında, Kıbrıs’ta barış ve çözüm isteyen biri olarak, bu durum beni rahatsız etmiyor. Kıbrıslı Rum da olsa, bir Kıbrıs takımı Avrupa kuplarında bir Türk takımı ile karşılaşacak. Tabii, bu haber yayılır yayılmaz, daha önceleri de ortaya çıkan “KKTC SONSUZA DEK YAŞAYACAK” diye yemin edenler, başlıyorlar “TİMSAH GÖZYAŞLARINA”. Yok, KKTC’ye uygulan haksız spor ambargoları kaldırılmalıymış, yok Fenerbahçe FIFA ile dünyaya meydan okurcasına kimsenin tanımadığı KKTC’deki Ercan Hava alanından gelmeliymiş. Eğer, Rumlar Fenerbahçe Güney Kıbrıs’a  geçmesine izin vermezlerse, Güney Kıbrıs’a savaş ilan edilmeliymiş pardon, Güney Kıbrıs, AB ile BM protesto edilmeliymiş.

Hele hele bazı gazetelerimizin Fenerbahçe kafilesi için  “Cesursan Ercan’dan gel” şeklinde başlık atmaları Kuzey Kıbrıs’ı tam bir komedi sahnesine dönüştürüyor.

Bu tartışmalar devam ederken dün, CNNTÜRK’ün bu konuda yayınladığı haberde Fenerbahçe kafilesinin kesinlikle önce Atina’ya uçacağı, burada tanımadığını iddia ettiği Kıbrıs Cumhuriyeti Atina B.Elçiliği’nden vize alınacağı ve Larnaka havaalanına ineceği belirtliyor.

Buradan, kalacakları otele gidecek olan Fenerbahçe kafilesin kesinlikle Kuzey Kbrıs’a geçmeyeceği ve Güney Kıbrıs’ta kalacakları otelden maçın oynanacağı stada gideceklerini ve maçı oynadıktan sonra, yine Larnaka-Atina-İstanbul güzergahı ile Türkiye’ye döneceği ifade ediliyor.

Ha, bir de Avrupa’nın her yerinde geçerli olan Shengen Vizesi Kuzey Kıbrıs için çalışmıyor. Kuzey Kıbrıs üzerinden Shengen vizesi ile Güney Kıbrıs’a geçmek isteyecek KKTC’deki Türk vatandaşları Güney Kıbrıs’a geçiş kapılarından geri çevrileceği anımsatılıyor.

İşte, Kıbrıslı Türklerin pür melali. Dünyadan dışlanmışlığımızın açı bir gerçeğini bir kez daha yaşıyoruz ne yazık ki.

 


Türkiye Spor Medyası’nın Kıbrıs bilgisizliği

 

İşte, bu yorumu yazmadan önce AEL-Fenerbahçe maçı ile ilgili olarak, Türkiye görsel ve yazılı medyasındaki haberleri izlerken, birden duyduklarım ve okuduklarım karşısında dehşete düşüyorum.

Dünya siyasetini ve sporunu yakından izlediğini iddia eden bu medya organları 70 km. ötelerinde olan ve yıllardır Ulusal Dava diyerek sarıldıkları Kıbrıs’ı meğer bilmiyorlarmış. Zaten, Lefkoşa’ya Lefkoşe veya Nicosia, Mağusa’ya Magosa, İskele’ye Larnaka ve Leymosun’a Limassol diyen bu çevreler iş uluslararası terminolojiye gelince bir kez daha çuvallıyorlar.

Örneğin, CNN Türk gibi çok iddialı bir televizyonun spor muhabiri Emre Tilev Fenerbahçe-AEL maçlarının tanımını yaparken, kendi söylemiyle Limasol’da tek bir futbol takımı varmış gibi “Fenerbahçe’nin Limasol ile karşılaşacağını sık sık tekrarlamaktan kaçınmadı. Bereket versin ki, son tümcelerinde “AEL LİMASOL” dedi de, bizde Fenerbahçe’nin AEL ile oynayacağını öğrendik.

Peki, bu sunumu yapan Emre Tilev bir de geçmişe dönerek, Trabzonspor’un UEFA Avrupa Ligi’nde birkaç sezon önce karşılaştığı Anorthosis isimli Magusa takımını, Magusa’nın İngilizce ismi olan “Türk takımları Famagusta ile de karşılaştı demez mi? Hayda... Kadeşim Emre, Magusa’da sadece Anorthosis yok ki”. Nea Salamina’sından tut Derinya’da var. Ama, sen nereden bileceksin. Bu verdiğim komik örnek ne yazık ki, CNN TÜRK ile sınırlı değil. Herhangi bir Türk kanalını açın ve bu konundaki haberleri dinleyin; tümü de Emre Tilev gibi Limasol, Famagusta, Nicosia diyeceklerdir.

Nicosia dediklerinde ya APOEL,  Omonia, Olimpiyakos gibi takımlar varken, Limasol’da da Apollon isimli Avrupa kuplarına katılan takımlar da var. Yani, bu Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş yerine sadece İstanbul demek kadar anlamsız olmuyor mu?

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 579 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler