Tayfun Çağra

Tayfun Çağra

Yazarın Tüm Yazıları >

Adımlar

A+A-

Geçtiğimiz Cuma günü Başbakan Tufan Erhürman artık haftalık yapacağını söylediği basın toplantılarının ilkini yaptı.

Bu ilk toplantıda 12 adım özetlendi. Bu adımlardan biri özellikle yurttaşlıklar konusunda hukuksuz durumlar incelenecek olmasıydı. Öncelikle en son yapılan 2000 ‘istisnai’ yurttaşlık incelenecek.

Bet ofisler konusunda olması gereken denetimler yapılacak. Bunlar olurken bet ofislerin devlete kazancı da ortaya konuyor ve Spor Federasyonu’na 6,7 milyon Euro, Vergi Dairesi’ne 8 milyon dolar getirisi olduğu Başbakan tarafından belirtiliyor. Hep merak ettiğim Spor Federasyonu’nda bu kadar getirinin nasıl harcandığı da ortaya konulmalı diye düşünüyorum.

Bu 12 adım arasında Belediyeler Reformu var, Hemşire sayısının artırılması var, çeşitli konularda etkin denetim ve yasallık için kontroller var, yeni projeler var, poliste siyasi yetki ve sorumluluğun yerine getirilmesi var, yani polisle ilgili olarak GKK aracılığıyla bağlı olduğu Başbakan tarafından daha etkin şekilde yetki kullanımı var, doğal gaz konusunda daha aktif müdahil olma konusunda kararlılık var, sürekli gündemde olan cezaevi sorunu ve uyuşturucu konusu var.

***

Geçen hafta yine bu sayfada Kıbrıs’ın güneyinde, tutukluların af beklentisi haberini verip bizde de en azından uyuşturucudan ve yalnızca kullanımından dolayı içerde olan çok sayıda kişinin olduğunu ve hukuken yapılabilmesi durumunda bu gibi tutuklulara af çıkması halinde hapishanenin de belli bir oranda rahatlayabileceğini yazmıştım. Başbakan Tufan Erhürman’ın basın toplantısında yaptığı açıklamalardan sonra bunun olabilirliğinin üzerinde durulmasının çok daha önemli olduğunu anladım.

Neden?

Çünkü şu an 271 kişi kapasiteli hapishanede 540 kişi kalıyormuş ve bu kişilerin 3’te 1’i bu konuda, yani uyuşturucu konusunda hapishanede yatanlarmış. Bunların büyük bir çoğunluğu ise sadece kullanım. Yani pazarlama, satış değil.

Dolayısıyla hem hapishane koğuşlarının sayı anlamında şimdilik bir rahatlığa kavuşabilmeleri için hem de daha önce yazdığımı hatırlıyorum, zaten genelde uzmanların görüşleri de bu yönde; bu gibi insanların mutlaka bir tedaviye ihtiyaçları varken onların hapishaneye gönderilmeleri bu rahatsızlığı bitiren değil, daha da artıracak olan bir gelişme olarak görülüyor.

Bu çerçevede yine Başbakan’ın açıklamalarından anlıyoruz ki bu insanlarımız için Kalkanlı’da bir tedavi merkezinin hayata geçirilmesi de gündemde… Bence çok önemli gelişmelerden biri de bu olacak.

Yani bu suçlardan (veya rahatsızlıktan) ötürü içerde olan kişilerin böyle bir tedavi merkezine yönlendirilmeleri ve o tedavi sürecinin ardından hayata bağlanmaları çok daha adil ve çağdaş bir ülkenin uygulaması gereken bir icraat olacaktır.

***

Görülüyor ki 4’lü koalisyonu oluşturan partilerden, o partilerden olsun veya olmasın insanların çok beklentisi var. Umarım bu beklentilerin tabii ki hepsinin gerçekleştirilmesi hayalcilik olur ama olabilecek en fazla sayıda beklentinin, ilk açıklanan 12 adımla birlikte yerine getirilmesi ve sonuçlandırılması…

 


 

Bak postacı gelmiyor!

tay.jpg

Postamız… Ulaşmayan mektuplar, gelemeyen, adres bulunamayan zarflar… Aylarca Posta’da kalan evraklar… Böyle konuları yaşandıkça yazıyorum çünkü öyle bir hale geldi ki Posta’ya verdiğiniz zarfın gönderdiğiniz adrese gidip gidemeyeceğinden emin olamıyorsunuz… Veya “size bir şey gönderdim” diyen birinin gönderisinin elinize ulaşıp ulaşmayacağını bilemiyorsunuz… Bunlar önemli evraklar olur çoğu zaman çünkü diğer günlük konuşmalar, hal hatır sormalar artık cepten, internet üzerinden çok kolay olabiliyor. Dolayısıyla gelecek olan veya gidecek olan da genellikle postayla gönderilmesi gereken önemli evraklar oluyor. Son örnek, İngiltere’den adresimize gelen zarf oldu. İngiltere’den 3 günde Lefkoşa’ya gelen zarf, Lefkoşa’dan Girne’ye 1 ayda gelebildi. 23 Ocak’ta Büyük Britanya’dan postaya verilmiş. 26 Ocak’ta Lefkoşa’ya gelmiş ama Lefkoşa’dan Girne’ye gelmesi 22 Şubat’ı bulmuş. Yıllardır süren Postamızın bu haline yeni Bakan Tolga Atakan’ın el atmasında yarar var.

 


 

Rahatladım!

Girne İmar Planı’nın en güzel maddelerinden biri; “Askere ait araziler boşaltılması halinde sadece kamusal amaçlarla kullanılacak.” Girne’nin en önemli, en güzel yerlerinde o kadar çok bu tipte arazi var ki, boşaltılmaları halinde alabilecekleri beton görüntüsü neredeyse uykularımı kaçırıyordu. Bu madde çok güzel oldu.


 

Çocuk ve şehitlik

Türkiye’den bir görüntü; 9-10 yaşlarında bir çocuk, askeri kıyafet ve cebinde bayrakla Cumhurbaşkanı’nın yanında… Cumhurbaşkanı’ndan “İnşallah şehit olursa cebindeki bayrakla da örtünür” gibi bir konuşma… Bu konuşmaya ne denir, nasıl bir yorum yapılır bilinmez ama şimdiki durum, bu ruh hali çok hem de çok kötü. Tepeden tırnağa yayılan ve buralara kadar gelen bir ruh hali!..


 

"Bir insanın görünüşte birtakım şeyleri özgürce seçtiğini sandığı şeyler, aslında yaşantısındaki deneyimleri tarafından zorunlu kılındığını anlamadan yaptığı seçimlerdir."

Voltaire

  

Bu yazı toplam 839 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar