1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ACUVALI TATLI VE TATLICI SALİH AŞIKALİ
ACUVALI TATLI VE TATLICI SALİH AŞIKALİ

ACUVALI TATLI VE TATLICI SALİH AŞIKALİ

“Buzluğa koymazsan bir ay garanti, koyarsan 3 ay garanti, fena oldu, getir değişirim” garantisiyle

A+A-

 

 

 ‘O’ Kıbrıs ağzıyla tatlı tatlı konuşurken, ben 81 yıllık yaşanmışlıkların derin yüz çizgilerine yansımasını seyrediyordum. Her bir çizgi, içinde kaç tane anıyı barındırıyordu acaba? Hangisini hatırladığında canı yanıyordu? Yanağındaki mi yoksa alnındaki çizginin derininde saklanan geçmiş mi daha hüzünlüydü? ‘Üç tane çocuk büyüttüm ben, torun çocuğum 15 yaşında’ derken açık renk gözlerine geçmişin, yaşanan zorlukların pusu sinmişti ama acısı ve tatlısıyla geçen koca bir ömür O’na gülmeyi, gülümsettirmeyi unutturmamıştı. O, Yeni İskele’nin geçmişten kalan son seyyar TATLICISI… Herkes onu ‘AŞIKALİ’ diye tanır… 

Stella ACİMAN

İskele’de sizi Aşıkali olarak tanıyorlar ve hitap ediyorlar, nereden geldi bu soyadı?

Babam, küçükken mahalle de büyükler deplek (darbuka) çalar, eğlenirlermiş. Bir gün o da çalmak istemiş ve ‘verin ben de çalayım’ demiş. Esmer, yaşlı bir kadın varmış o da ‘verin o Aşık Ali de çalsın’ demiş. O isim babamın üzerinde kalmış ve bize kadar gelmiş.

Nerelisiniz?

Aslen Larnakalı’yım. 1974 Harekatından sonra Larnaka’dan buraya esir değişimiyle geldik ve Yeni İskele’ye yerleştik.

KL’LER ERİDİ GİTTİ

Yeniden bir hayata başlamak zor olmadı mı?

Çok eziyet çektik tabii… Buraya gelirken yanımda 5500 Kıbrıs lirasıyla gelmiştim. O dönem bir Kıbrıs Lirası 70 liraya giderdi ama bize 36 liradan ödediler ve paramı öldürdüler. 1975 yılında çok zorluk çektik. Limasol Bankası’nın olduğu yeri vermişlerdi bize. Bir buçuk sene sonra elektriğimizi bağlayabildiler. Fakülteye gidecek bir kızım vardı. Puanını tutturmuştu. İki çocuğumun geleceği için bankada ayrı ayrı hesap açtırmış, bir miktar para yatırmıştım ama hiçbirine dokunamadık bile. Kızımı çok zorluklarla okuttum.

Tatlıcılık aileden gelen bir iş mi?

Ailede tatlıcı olan kimse yok. Ben de ilkokula giderken terzi olmak istiyordum ama kısmetim tatlıcı olmakmış.

Larnaka’da dükkânınız var mıydı?

Larnaka’da çok güzel bir yerim vardı, Mersin’in Atatürk Parkı’na benzerdi. Sahildeydi, denizin dalgaları vururdu. Orada şamişi ve lokma yapardım. Her Pazar bir panayıra giderdim. 200 sandalyem, iki garsonum ve içeride bir de bulaşıkçım vardı. Yani benim yanımda başkaları da geçinirdi. Biriktirdiğimiz para da vardı ama dediğim gibi bir işe yaramadı bu tarafa geldiğimizde.

Kaç yıldır tatlıcılık yapıyorsunuz ve kimden öğrendiniz?

 1950 yılından itibaren bu işi yaparım. Ustam Muhammet Abdüllatif Beyrutlu’ydu. Sabah kahvaltısı için kaymaklı poğaça yapardı. Bu poğaça ısıtılır, tabağa konur ve isteğe göre sade, pudra şekerli veya şurupla yenirdi. O adamın yanında 5-6 sene çalıştım. Dökme tel kadayıfı, kaymaklı poğaça, şamişi ve lokma yapmayı öğrendim. 1970 yılında bir Rum’un yanına girdim ve orada 3 ay para almadan çalıştım, pasta yapmayı öğrendim. İyi ki de öğrenmişim.

O zamanlar işleriniz nasıldı?

Buraya göçtükten sonra, ilk zamanlar haftada 5-6 bin pastiş yapardım düğünler için.

İsveç’e buradan gelin giden bir kız vardı. Yakınları oraya giderken “buradan bir şey ister misin?” diye sormuşlar. O da “o adamcık yaşarsa onun acuvalı tatlısından getirin” demiş. Hurmalı tatlıyı müşteri alırken derim ki “buzluğa koymazsan bir ay garanti, koyarsan 3 ay garanti, fena oldu getir değişirim” derim

Dükkânınızı ne zaman açtınız?  

1975 yılında açtım. 1987 yılına kadar çalıştırdım pastaneyi. Sonra dükkâna iyi bir talip çıkınca sattım ve tatlılarımı evde yapmaya başladım. O günden bu yana da haftada birkaç kere bir şeycikler yaparım.

ACUVALI

Nasıl tatlılar yaparsınız?

Lefkoşa’da Resa adında Yahudi bir pastacı vardı. Ondan öğrendiğim bir cins pastayı yapıyorum. Usulüyle yaparım ama… İçini sadece muhallebi doldurup herkesin parasını almayız. Bazen bademli pastiş istenir… Yaparım.

Sizin özel bir tatlınız da var…

Evet, sadece bizim İskele’ye has bir tatlımız vardır. Acuvalı… Kıbrıs’ta başka yerde yoktur. Hurmayla yapılan irmik tatlısıdır. İran’dan gelen hurmanın çekirdeğini çıkardıktan sonra irmiğin ortasına koyarız. Bu tatlının tarifini kimseye vermem. İsveç’e buradan gelin giden bir kız vardı. Yakınları oraya giderken “buradan bir şey ister misin?” diye sormuşlar. O da “o adamcık yaşarsa onun acuvalı tatlısından getirin” demiş. Hurmalı tatlıyı müşteri alırken derim ki “buzluğa koymazsan bir ay garanti, koyarsan 3 ay garanti, fena oldu getir değişirim” derim.

Burada başka seyyar tatlıcı var mı?

Pastane var, seyyar olarak bazen dıştan gelenler olur ama nadir. Benim buraya geldiğimi herkes bilir. Bir tepsi getirdiğimi satarım çünkü hile yapmam, lüzum eden her malzemeyi koyarım. Bütçeye uygundur benim tatlılarım, daima tazedir. Müşteri de memnun olur, benim de harçlığım çıkar.

Acuvalının yanı sıra hangi tatlılarınız çok satılır?

Halkımız en çok sütlü böreği sever. Her bölgeden ararlar o tatlımı. Ben eski usul sütlü börek yaparım. Şimdi öyle sütlü börek yapamazlar, yalan dolandır yapılanlar. Baklava yufkasıdır hamuru ve ben açarım. Kremasını sütte pişiririm.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1392 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler