1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. ​​​​​​​ACI, İSYAN, ÖFKE
​​​​​​​ACI, İSYAN, ÖFKE

​​​​​​​ACI, İSYAN, ÖFKE

Gözü yaşlı aileler, yaşanan felaketin üzerinden 1 yıl geçtiğini ve herkesin bu olayı kapatmaya çalıştığını öne sürdü. YENİDÜZEN’e konuşan aileler, hala raporun açıklanmadığını söyledi, isyan etti.

A+A-

ACI, İSYAN, ÖFKE… Oğlunun acısı henüz tazeyken, gözünün önünde eşinin ölümüne de tanıklık eden Seynur Bekçi devlet yüzünden ailesinin parçalandığını, hem oğlunu hem eşini kaybederek evinin yıkıldığını söyledi. YENİDÜZEN’e konuşan gözü yaşlı kadın, “Eğer oğlum ölmeseydi, bugün eşim de ölmeyecekti. Ailemiz paramparça oldu. Herkes ağzını kapattı. Geçen sene oğlum, şimdi eşim, sıra bende” dedi.

OĞLUNUN YANINA DEFNEDİLDİ…  Sel felaketinde oğlu Tolga’yı kaybeden ve 7 ay kanserle mücadele eden talihsiz baba Mehmet Bekçi, dün son yolculuğuna uğurlandı. Aile, Bekçi’nin son dileğini yerine getirdi. Bir yıldır evlat özlemi çeken baba oğlunun yanına defnedildi.

Devrim DEMİR

Ciklos’ta 5 Aralık’ta meydana gelen sel felaketinin üzerinden 363 gün geçti, 4 gencin yaşamını kaybettiği korkunç faciaya ilişkin rapor henüz açıklanmadı.

Çocuklarının ihmal sonucu öldüğüne dikkati çeken aileler, hala raporun açıklanmadığı için öfkeli.

Oğlu 21 yaşındaki Tolga Bekçi’nin sel felaketinde yaşamını yitirmesinin ardından akciğer kanseri olan Mehmet Bekçi, dün yakınlarının büyük acı, öfke ve isyanı ile oğlunun yanına defnedildi.

Mehmet Bekçi’nin cenaze töreninde sel felaketinde yaşamını kaybeden Ahmet Kılıç’ın babası, Günay Kandaz’ın annesi ve Gaye Soyutok’un annesinin yanı sıra çok sayıda seveni katıldı.

 Aynı acı, yeniden yaşandı… “Eğer oğlum ölmeseydi, bugün eşim de ölmeyecekti”

Hastalığı ile 7 ay mücadele eden talihsiz baba, önceki gün sabah saatlerinde tedavi gördüğü hastanede yaşamını kaybetmişti. Baba Mehmet Bekçi’nin son dileği oğlunun yanına gömülmek oldu.

Aynı acıyı yeniden yaşayan Bekçi ailesi ise olanlara isyan etti.

Oğlunun acısı henüz tazeyken, gözünün önünde eşinin ölümüne tanıklık eden Seynur Bekçi ise devletin yüzünden ailesinin parçalandığını hem oğlunu hem eşini kaybederek evinin yıkıldığını söyledi.

YENİDÜZEN’e konuşan gözü yaşlı kadın, “Eğer oğlum ölmeseydi, bugün eşim de ölmeyecekti. Ailemiz paramparça oldu. Herkes ağzını kapattı. Geçen sene oğlum, şimdi eşim, sıra bende” dedi.

Mehmet Bekçi’nin cenaze töreninde sel felaketinde yaşamını kaybeden Ahmet Kılıç’ın babası, Günay Kandaz’ın annesi ve Gaye Soyutok’un annesinin yanı sıra çok sayıda seveni katıldı.

Cenazede acı, öfke ve isyan vardı: “Kimsemiz kalmadı”

Mehmet Bekçi’ye oğlunun ölümünün ardından rahatsızlanarak kaldırıldığı hastanede kanser teşhisi konuldu. Akciğer ameliyatı olduktan sonra yaklaşık 7 aydır kanser tedavisi gören baba önceki gün sabah saatlerinde hayatını kaybetti.

Mehmet Bekçi’nin beklenmedik ölümü büyük üzüntü yaratırken, geride gözü yaşlı bir eş ve üç kız evladı bıraktı.

Bekçi’nin eşi Seynur Bekçi ise olanlara isyan etti.

Güçlükle ayakta duran gözü yaşlı kadın, hem ağladı hem de isyan etti. Oğlunun acısının henüz unutulmadığını, eşinin de ani rahatsızlık nedeniyle zor günlerden geçtiklerini kaydeden Seynur Bekçi YENİDÜZEN’e konuştu.

“Oğlum gitti, eşim gitti şimdi sıra bende. O kaza olmasaydı oğlum ölmeseydi, eşim böyle olmayacaktı. Herkes susmuş 4 can gitmemiş gibi o yolda yaşanan felaket unutuldu. Her Aralık ayında başka bir acı. Kimsemiz kalmadı” diyerek isyan etti.

Son dileğini yerine getirdiler

YENİDÜZEN’e konuşan aile yakınları, Mehmet Bekçi’nin oğlunun ölümünden sonra hastalandığını ve kanser teşhisi konulduğunu anlattı.

Bekçi’nin 7 aydır kanser tedavisi gördüğü, ameliyat geçirdiği ve son dileğinin de oğlunun yanına gömülmek olduğunu ifade eden aile yakınları bir ailenin son 1 yılda parçalandığını belirttiler.

Dikmen köy mezarlığında oğlu Tolga Bekçi’nin yanına defnedilen babanın cenazesinde gözyaşları sel oldu.

 


 

ONLAR UNUTMADI…

Geçtiğimiz yıl Aralık ayında sel felaketinde yaşamını kaybeden 3 gencin ailesi de dün cenazedeydi.

Gözü yaşlı aileler, yaşanan felaketin üzerinden 1 yıl geçtiğini ve herkesin bu olayı kapatmaya çalıştığını öne sürdü. YENİDÜZEN’e konuşan aileler, hala raporun açıklanmadığını söyledi, isyan etti.

(Günay’ın annesi) Selda Yavru: “Kızım gelecek gibi yollara bakarım”

“Biz avukata verdik, dava açtık. Kocaman 1 yıl geçti, teselliyi mezar taşında bulurum. Kızım gitti geriye oğlum ve gelinim kaldı. Polis raporu bekliyoruz, tüm raporlar çıktı. Çocuklarımızın hiçbir suçu yoktu. Devlet 4 gencin katili. Dünürümüz üzüntüsünden hasta oldu ve gözümüzün önünde öldü. Daha evlatlarımızın acıları sürerken, bugün yine bu soğuk yerde hepimiz acılarımızı ilk gün gibi yaşıyoruz. Ben her gün kızım gelecek gibi yollara bakarım, bu yaşadıklarımızın hesabını kim verecek? O rapor neden hala açıklanmıyor?”.

(Gaye’nin annesi) Mehtap Karataş: “Çocuklarıma annelik yapamıyorum”

“Kızım öleli 363 gün oldu. Onu kaybettiğim günden bugüne hala kendime gelemiyorum. İlaçlar ve yardımlarla ayakta durmaya çalışırken, çocuklarıma annelik yapamıyorum.

4 yavrumuz kara topraklara girdi, göstermelik yolları yaptılar, hala rapor açıklanmadı çocuklarımızın katilleri açıklanmıyor. Hangi yetkili ne zaman bu aileleri ciddiye alıp açıklama yapacak. Evladının acısına dayanamayan baba oğlunun senesinde hayatını kaybetti. Geriye acılı bir eş üç evlat bıraktı.”

(Ahmet’in babası) Hamdi Kılıç: “Benim de ölmemi bekliyorlar”

“Acımız geçmiyor. Yüreğimiz yanarken, evlat acısına dayanamayan birinin gözümüzün önünde ölümüne şahit oldum. Koştum, oğluma selam söylemesi için ama yetişemedim. Çocuklarımızın hasreti ile canımız her gün yanarken, rapor sır gibi saklanıyor. Katilleri neden saklıyorlar, bunlar ne zaman mahkemeye çıkarılacak. Nefes aldığım sürece bu işi bırakmayacağım. Kocaman bir yıl geçti, ne bir soru ne bir cevap hala kapımızı çalıp açıklama yapan yok. Yine izin alacam yine yürüyüp gerekirse çadır kuracağım. Katilleri ortaya çıkaracaklar.”

 


 

Neler yaşanmıştı?

Geçtiğimiz yıl ülkeyi etkisi altına alan kötü hava şartları 4 cana mal olmuştu.

Girne-Lefkoşa anayolunda yaşanan yoğun yağış sonrası, Ciklos bölgesi mevkiinde anayol üzerinde yükselen yağmur sularına kapılan bir araç yolun dışına çıkarak uçuruma yuvarlanmıştı.

Ciklos bölgesinde 5 Aralık tarihinde sel sularına kapılarak uçuruma yuvarlanan araçta bulunan 21 yaşındaki Tolga Bekçi, 23 yaşındaki Ahmet Kılıç, 18 yaşındaki Gaye Soyutok ve 18 yaşındaki Günay Kandaz hayatını kaybetmişti.

PGM Özel Hareket Müdürlüğü ekipleri, Girne Polis Müdürlüğü’ne bağlı Cürümleri Önleme Şubesi, Adli Şube ekipleri, Girne İtfaiye Şubesi ekipleri, Girne Belediyesi ekipleri ve Güvenlik Kuvvetleri’ne bağlı Özel Görev Kuvveti ekipleri ile Havacılık Birlik Komutanlığı ekipleri, günlerce karadan ve havadan arama kurtarma faaliyetlerini sürdürmüş, hayatını kaybeden bazı gençlerin cesetlerine ve araca yoğun uğraşlar sonucu ulaşılmıştı.

 

 

 

Bu haber toplam 1004 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler