1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. AÇ KALAN ÇOCUKLAR
AÇ KALAN ÇOCUKLAR

AÇ KALAN ÇOCUKLAR

Yedi yaşındaki bir çocuk cinayetinden sonra en azından çıkarılması gereken derslerin çıkarılacağını umuyordum. Oysa geçtiğimiz gün meclisteki tabloya bakıldığında, bundan ne kadar uzak olduğumuz bir kez daha ortaya çıktı. En vahimi de Başbakan’ın

A+A-

 

Yedi yaşındaki bir çocuk cinayetinden sonra en azından çıkarılması gereken derslerin çıkarılacağını umuyordum.

Oysa geçtiğimiz gün meclisteki tabloya bakıldığında, bundan ne kadar uzak olduğumuz bir kez daha ortaya çıktı.

En vahimi de Başbakan’ın durumu.

Hükümete yöneltilen eleştirileri “katili siz vatandaş yaptınız” diye yanıtlıyor, Başbakan.

Bir ülkenin Başbakanı normal şartlarda yasal hak kapsamında yer alan vatandaşlık hakkını vermekle suçluyor, ana muhalefet başkanını.

Bir gecede 1600 kişiyi vatandaş yapan, vatandaşlık verilenlerin önemli bir bölümü hali hazırda suçlu çıkan bir hükümetin Başbakanı söylüyor bunları, üstelik.

Ama konu, kimin vatandaş olup olmadığı ya da kimin bu ülkede yaşayıp yaşamadığından öte, gerçeklerimizle yüzleşmektir, aslında.

Eğer Sayın Başbakanın vatandaşlıklar ve potansiyel suçlularla ilgili bir sorunu varsa, hükümet gücü elinin altında…

Toplumda infial yaratan ve 100 bin kişiye daha vatandaşlık verilmesini öngören yeni yasayı nasıl geçireceğini düşüneceğine, yaşanan sosyal sorunlara bir çare üretilmesi gerekliliğini kabullenmelidir.

Hepimiz kabullenmeliyiz.

Bu ülkede bir evde 60 kişinin yaşadığı tabloları Belediye Başkanları gayet iyi biliyor.

Bu sorun defalarca çeşitli şekillerde gündeme geldi.

Okullarda sağlıksız koşullarda zor durumda olan öğrencilerin fazlalığı da çeşitli vesilelerle gündeme geldi.

Son yıllarda salgın hastalık sayısındaki artışlar da yaygın şekilde gündeme geliyor.

Bugün sokak ortasında, okul saatinde kağıt mendil satmaya ya da yoldan geçenleri tartmaya çalışan küçücük çocuklar her geçen gün çoğalıyor.

Geçtiğimiz yıl KADEM’in yaptığı bir araştırmanın sonuçlarını daha önce bu köşeden paylaşmıştım. “Bu bizim ülkemiz olamaz, yanlışlık olmasın” diyen çok oldu.

Ama bu yılın ilk dört ayında 12 çocuğun isitsmara uğradığı, 2011 yılında bu rakamın 34 olduğu da resmi rakamlarda varolan bir başka gerçeği bu ülkenin.

Kabul etmek istemesek de bugün yaşadıklarımız aslında bu rakamların sonucu.

KADEM araştırmasına göre;

Bugün Kuzey Kıbrıs’taki çocukların %17’si aç kalıyor!

%40’ı sağlıksız besleniyor.

%39’u madde ve alkol bağımlısı!

%26’sı oyun alanı bile bulamıyor.

Daha ileri araştırmalar, aslında ülkede çocuklara yönelik şiddet ve istismarın da oldukça yaygın olduğunu ortaya koyuyor.

O zaman devletin yapması gereken bellidir.

Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Kimlik şartı getirilmeden ihbar kabul edecek bir ihbar hattının kurulması, bu şikayetlere cevap verecek bir birimin geliştirilmesi ilk adım.

Kamuya istihdam konusunda sınıfta kalmış bu yapıda, bugün Sosyal Hizmetler Dairesi’nin personel eksikliğinden bahsediliyorsa, bu bir başka çarpıklıktır.

Bu konuda çalışan uzmanlarla toplanan veriler değerlendirilerek,  bu sorumluluğu nasıl üzerimizden atabiliriz yarışına girmeden çalışılmalıdır.

Muhalefet ve sivil toplum örgütlerine düşen görev ise, yaşanan bu olaydan sonra hükümetin takipçisi olarak, denetim mekanizması yaratmaktır.

Bugün nüfus ciddi bir sorun.

Ama bu sorun sadece rakamlardan kaynaklanmıyor.

Üstelik bu rakamların artık geri çevrilmesi de mümkün değil. Ama rakamın yarattığı sosyal yaralar hala sarılabilir.

En azından bu geri çevrilebilir.  

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 982 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler