1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ABSOLÜ !
ABSOLÜ !

ABSOLÜ !

İNSANİ DEĞERLER VE MÜCADELE Hak ettiğimiz, ama ne yazık ki hiç ulaşamadığımız hayat ve insanca yaşam, çetin, plânlı ve sürekli bir mücadeleyi gerektiriyor. Mücadeleler geleceğe dönük yatırımlardır. Ve her insanî değer, toplumsal mücadeleler sürecind

A+A-

 

 

 

İNSANİ DEĞERLER VE MÜCADELE

 

Hak ettiğimiz, ama ne yazık ki hiç ulaşamadığımız hayat ve insanca yaşam, çetin, plânlı ve sürekli bir mücadeleyi gerektiriyor.

Mücadeleler geleceğe dönük yatırımlardır.

Ve her insanî değer, toplumsal mücadeleler sürecinde ve sonucunda elde edilir.

Eğer ki, yağmacıların şartlarıyla yükselmeye çalışmıyorsak, önümüzdeki tek seçenek ve seçim budur:

O ekmeği kendiniz mi yiyeceksiniz, yoksa bir yağmacının midesine girişini mi seyredeceksiniz?!

 

 

ŞANTAJ ORTAMI

 

Yaşadığımız, gaddarlık ve şantaj ortamıdır!

Bu düzen ve dünyadan kopuk ortam, "başarılı yağmacıların" ödül kazandığı bir düzendir de aynı zamanda...

Bu koşullar altında bireysel, zümresel ya da toplumsal bir tepki göstermeden gönül rızası ile yaşamaya razı olan ise, "ya kabadayıdır, ya salaktır, ya da gerçekleri görmemeye çalışan ve başını kuma gömen biridir"...

Bu koşulları insani değerler adına değiştirmeye çalışmadan kabullenen bir,i en azından, başkalarının kendisine istediklerini yapma hakkını kabûllenen bir inancı benimsemiştir.

 

 

HAKLAR KAVRAMI

 

74 sonrası hak kavramını unuttuk...unutturulduk!

"Yamyam bir toplum" standardı geliştirdik!..geliştirildik!

 

Hiç, kaynağı olmayan herhangi bir servet olur mu?

Nasıl ki sebepsiz etki olmazsa, kaynağı olmayan servet de olmaz...

 

Her türlü servet, insan aklının veya emeğinin ürünü olmalıdır...

 

Haklar kavramı, ahlâki bir kavramdır...

Ahlâk da bir seçim mes'elesidir.

 

Bizim ahlâk standardımız nedir?

Hukuk standardımız nedir?

 

"Yamyam bir toplum", ya da hala daha "bezlenmek ve beslenmekle" tarif edilip suçlanan bir toplum, bu suçlamayı yapanlara göre "insan" sıfatına asla lâyık değildir! Üstüne, eğer bu tanımlamalara ses çıkarmayanlar ve bir de "ilâhi yarabbi şükür" deyip "amin" diyenler varsa halâ, bu "insansızlık" sıfatlamasını kabul ediyorlar demektir!...

 

İnsan haklarının kaynağını ne sanıyoruz biz?

Meclisten çıkma bir yasa  mı?

Eğer öyle olsaydı, meclisten tüm insan hakları, çocuk hakları, kadın hakları ve bilimum diğer tüm evrensel insan haklarını meclisten geçirip işi bitirmiş olurduk!...

Halbuki, insan hakları, dünyadaki insanların, bir kısmıyüz yıllarca süren ölümüne mücadeleler sonucunda elde ettikleri değerlerdir.

Önemli olan bu değerlere sahip olmak ve bu değerler için her yerde ve her koşulda mücadele etmek olmalıdır...

 

EY VATANDAŞ !..

 

Sosyete çapkını kılığına girip, ülkemin servetini peşkeş çeken insanları bir "yamyam" gibi görmeyi öğrenin artık...

Bu paçavraları üzerinizden atın...

Kendinize değer vermeyi öğrenin...

Çünkü;

Hiçbir başka değer özsaygıdan daha üstün değildir...

 

Evet hata yapılabilir; ama akıl gücünüz, yargılayan en yüksek mahkemeniz olmalı...

Fakat siz onu görevden almış,"siyasî" dediğimiz birtakım adamların insafına terk etmişsiniz.

Değerlerimizi, birilerinin imtiyazı uğruna tüketmeyi artık reddedin...

 

Bu adamlar, lâfazanlıkla oyunuzu almış, her gücü ellerinde toplamış, yönetici pozisyonlarında olabilirler; ama özgürlük ortamında nasıl "sağ" kalabileceklerini kendinize sorun...

Körü körüne uymanız gereken "statüko", bu adamların performansından ibarettir!...

 

VERECEKLERMİŞ...

 

13. maaşı da vereceklermiş...

Vermek...!

Ama kimden alarak vermek?

Yeni paket sunulacak...

Ama kimin tarafından?

Kime uygulanacak?

Uygulama hakkını kim veriyor?

 

Absolü...

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 655 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler