1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. AB’DEN BAN’A DESTEK
AB’DEN BAN’A DESTEK

AB’DEN BAN’A DESTEK

Hedef: 1 Temmuz’a kadar çözüm Avrupa Birliği ile Avrupa Komisyonu’nun, BM Genel Sekreteri’nin “1 Temmuz 2012’den önce çözüm” bulunması yönündeki çabalarına destek beyan ettiği bildirildi. Simerini haberi, “Tür

A+A-

 

 

 

Hedef: 1 Temmuz’a kadar çözüm

 

Avrupa Birliği ile Avrupa Komisyonu’nun, BM Genel Sekreteri’nin “1 Temmuz 2012’den önce çözüm” bulunması yönündeki çabalarına destek beyan ettiği bildirildi.
Simerini haberi, “Türkler Ekspres Çözümde Israr Ederken AB BM’ye Arka Çıkıyor... AB BM’ye; Özellikle Çok Taraflı Bir Konferansın Son Aşamasında Olumlu Yardıma Hazır Olduğunu İletti” başlığıyla yansıttı.
Gazete, Eroğlu veKıbrıslı Rum Lider Dimitris Hristofyas’a gönderdiği Greentree’deki yeni üçlü görüşmeye davet mektubu hakkında Ban’dan bilgi alan AB ve Avrupa Komisyonu’nun, Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını devralacağı 1 Temmuz’a kadar çözüm bulunması yönündeki çabalara destek beyan ettiğini yazdı.
Habere göre, Avrupa Komisyonu teknokratları ve özellikle gelişmeden sorumlu komiser Stefan Füle, Türkiye’nin Kıbrıs dönem başkanlığıyla görüşmeyi reddetmesinden kaynaklanacak olumsuz gelişmelerden kaçınmak için Kıbrıs sorununun çözümünü önemli buluyor.

 

SORUMLULUK KİMDE OLACAK?

Türk Dışişleri Bakanlığı ve Brüksel’deki Türk Daimi Temsilciliği’nin halen Komisyon’a niyet ve tezleri hakkında bilgi verdiği belirtilen haberde, bunlar şöyle izah edildi:
“Kıbrıslı Türkler temmuza kadar çözüme hazırdır, sorunları üyeliğin rahatlığı ile Kıbrıs Rum tarafı çıkartıyor. Türkiye bu mantıkla, Kıbrıs sorununda hiçbir sorumluluğu olmadığını, çünkü 2004’te Annan planı zamanında olduğu gibi şimdi de Kıbrıs sorununun çözümü yönünde çalıştığını iddia ediyor. Türk tarafı, Ada sakinlerinin tamamını temsil etmediği gerekçesiyle Kıbrıs Rum dönem başkanlığıyla görüşmeme tezini haklı çıkarmak için şimdiden ilerleme olmamasının, 1 Temmuz’a kadar çözüm bulunamamasının sorumluluğunu Kıbrıs Rum tarafına yüklemeye çalışıyor.
AB BM’ye Kıbrıs sorununun çözümüne olumlu katkı koymaya, bunu da özellikle hazır bulunacağı çok taraflı bir konferansın son aşamasında yapmaya her zaman hazır olduğu teyidinde bulundu. Konunun Ada’daki iki tarafa ve BM Genel Sekreteri himayesinde yürütülen prosedüre kalmış bir şey olduğunu vurguluyor. Halen Avrupa Komisyonu çözümü AB müktesebatıyla uyumlaştırmak için müzakereleri, içeriğini ve sürecini kendi teknokratları ile yakından takip ediyor.

Yeni meşru hukuki düzen

Avrupa Komisyonu Avrupa müktesebatı ve müktesebatın uygulanmasını temel kabul ediyor ve bir dizi sapmanın da kendiliğinden anlaşılır olduğunu düşünüyor. Çünkü Avrupa’nın teknokratlarının iddiasına göre Kıbrıs Rum tarafı çeşitli temaslarında, bunları kabul ettiği izlenimini kendisi yarattı. Aslında bütün çağdaş ülkelerde var olan; bir adam bir oy şeklindeki demokratik ilkeyi ortadan kaldıran ağırlıklı oy mantığını klasik örnek olarak ortaya koyuyorlar. AB için bütün geçici sapmalar Avrupa müktesebatının parçası olacak.
Ancak bunların, daimi nitelik kazanması halinde kabul edilebilmeleri için mevcut statünün varlığına son vermesi, belki hukuki çerçeveye yönelik ihlaller geçersizliği mantığına girmesi gerekecek, yerine bakir doğum temelinde yeni bir çerçeve doğacak ve AB’nin bölümünde yeni bir meşru hukuki düzen olacak.”

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 775 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler