1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ABD Seçimleri ve Kasırga...
ABD Seçimleri ve Kasırga...

ABD Seçimleri ve Kasırga...

Önümüzdeki Salı günü ABD yeni başkanını seçecek. Yaklaşık 6-8 aydır süren seçim kampanyalarının artık sonuna gelindi. Ama kampanyanın son haftasında ABD’nin doğu sahillerini vuran “Sandy kasırgası” 20’den fazla insanın ölümüne ve

A+A-

      

 

Önümüzdeki Salı günü ABD yeni başkanını seçecek. Yaklaşık 6-8 aydır süren seçim kampanyalarının artık sonuna gelindi.

Ama kampanyanın son haftasında ABD’nin doğu sahillerini vuran “Sandy kasırgası” 20’den fazla insanın ölümüne ve 50 milyar dolarlık hasara neden oldu.

Bu durum elbette seçim sürecini de derinden etkiledi. Bu olay başkan Obama için önemli bir sınavdı. Demokratların başkan adayı ve halen ABD başkanı olan Obama’nın “liderliği” ve “başkomutanlığı” bu olayla test edildi.

Obama bu sınavı başarıyla geçti. Yapılan anketlerde her 10 Amerikalı’dan 8’i Obama’nın kasırga karşısındaki tutumunu “mükemmel”, ya da “iyi” olarak niteledi.

Böylece Obama seçim anketlerinde birkaç puan öne geçti. Tersi olsa ve Obama bu başarıyı gösteremese elbette tam tersi olarak belki tarihinde 2. kez seçim öncesi ABD’yi vuran kasırga başkanı da beraberinde götürecekti. Ancak Obama gösterdiği liderlik sayesinde sanırım bu olumsuz olayı leyhine çevirmeyi başardı.

Kasırga dolayısıyle 2 aday da seçim kampanyalarına ara vererek merkeze döndüler. Cumhuriyetçilerin adayı Mitt Romney önceki gün seçim kampanyalarına geri döndü. Ama kasırga ortamında çok politik ifadeler kullanmamaya özen gösterdi. Obama ise kampanyayı bıraktı hala kasırganın yıktığı eyaletleri geziyor.

***

ABD seçimleri genelde kritik geçiyor. ABD’de 1792 yılından bu yana her 4 yılda bir yapılan seçimler hep 2 parti arasında geçer. Demokratlar ve Cumhuriyetçiler. Elbette seçimde başka partiler de adaylarıyla var. Ama seçim sistemi onların kazanmasını imkansız kılmaktadır.

ABD seçim sistemine göre eyaletler önce başkan adaylarını seçecek olan “Seçiciler Kurulu”nu seçerler, bunlar da başkan ve başkan yardımcısını seçer. Bu durumda seçiciler kuruluna en çok üye gönderen aday başkanlığı kazanmış olur. Seçiciler kurulunun eyalet bazındaki sayısı önceden bellidir. O eyalette oyların çoğunu alan aday eyaletteki bütün seçiciler kurulu üyelerini de  kazanmış sayılır. Bu sayede 2 büyük parti dışında seçim kazanmak neredeyse imkansızdır.

ABD başkanlarının görev süreleri 2 dönemle sınırlıdır. Bu nedenle ne kadar başarılı olursa olsun bir başkan 3. üncü dönem için aday olamaz. Genelde başkanlar 2. inci dönemde yeniden kazanır.

Dolayısıyle başkanların yeniden aday olamadığı seçimler iki parti arasında büyük çekişmelere neden olur.

Ancak ABD’de hala etkileri sürmekte olan ekonomik kriz ve krizin özellikle işsizliği azaltamaması bu seçimi de çekişmeli hale getirmişti.

Obama’nın rakibi Romney kampanyasında genellikle ekonomik krize vurgu yaptı. Başkan Obama’yı krize çare üretememekle suçladı. Kendisinin iyi bir iş adamı olduğunu ve krizi çözebileceğini söyledi. Etkili de oldu.

Özellikle Obama’nın önceki seçimde işsizliği azaltma sözü verdiğini ama işsizliğin hala aynı düzeyde devam ettiğini vurgulayarak bu olayın üstüne gitti.

Obama ise kampanya boyunca “sağlık reformu” ve “dış politika” üzerinde durdu.

Sağlık reformunun kimsenin cesaret edemediği bir devrim niteliğinde olduğunu söyleyerek seçmenlerine cesur ve kararlı olduğunu göstermeye çalıştı.

Obama dış politikada da barışçı bir çizgi izlediğini, söz verdiği gibi Irak’tan askerleri çektiğini, Arap baharına yapılan katkıları ve müttefikleriyle iyi ilişkilerini öne çıkardı. Özellikle Usama Bin Ladin’in öldürülmesinde sergilediği liderliğe vurgu yaptı.

Ancak seçim kampanyasının son aylarında hesapta olmayan Libya’daki ABD Büyükelçisi’nin öldürülmesi olayı Obama’yı zor duruma düşürdü. Bu olaydan sonra Obama’nın oy oranı neredeyse Romney ile eşitlendi.

Tam toparladım derken ortaya yine hesapta olmayan “Sandy kasırgası” çıktı.

Obama bu kez krizi fırsata çevirmek gerektiğini biliyordu. Aksi durumda nasıl kampanya yaparsa yapsın kaybedecekti. Bu nedenle kampanyasını yarıda bıraktı ve merkeze döndü. Gösterdiği liderlik gerçekten başarılıydı. Hatta rakipleri bile ona teşekkür etti.

Kasırganın en büyük hasarı verdiği New Jersey eyaletinde keskin bir Cumhuriyetçi olan ve Romney’nin başkan yardımcılığı için adı geçen eyalet valisi Chris Christie’nin kameralar karşısında Obama’ya övgüler düzmesi önemli bir gelişmeydi.

Obama her ne kadar da krizi fırsata çevirerek rakibinin birkaç puan önüne geçtiyse bile seçim hala garanti değil. Çünkü 2000 seçimlerinde Cumhuriyetçi Bush, Demokrat aday Al Gore’a göre 500 binden fazla farkla daha az oy almakla birlikte seçiciler kurulu üye sayısı bakımından 271-266 oranında üstünlük sağlayarak seçimi kazanmıştı.

Bu nedenle seçimlerin son günlerinde adaylar “salıncak eyaletler” olarak isimlendirilen ve ortada olan eyaletlere yüklenmektedir. Kritik eyaletler de kuzeyde göller bölgesinde yer alan Ohio, Iowa, İndiana, Michigan ve güneyde bulunan Florida eyaletidir.

ABD başkanlık seçimlerine artık çok az kaldı. 6 Kasım Salı akşamı sonuçlar belli olacak. Bütün dünyanın izlediği bu yarışta ben Obama’nın yeniden kazanacağını düşünüyorum.

Umarım Obama 2.inci döneminde ilkinden daha iyi bir liderlik göstererek dünyadaki kritik sorunlara daha cesur yaklaşımlar sergiler. Dünyanın en büyük süper gücünün başkanı seçilecek olan siyahi lider Obama yeni döneminde dünya barışına ve çevre sorunlarına daha fazla katkı yapar.  

 

 

 

 

 

 

  

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 525 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler