1. YAZARLAR

  2. Tayfun Çağra

  3. AB bir eksildi, ağızlar kulaklarda!
Tayfun Çağra

Tayfun Çağra

Yazarın Tüm Yazıları >

AB bir eksildi, ağızlar kulaklarda!

A+A-

 

Geçtiğimiz hafta sonuna damgasını vuran elbette ki Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden çıkma kararı alması oldu. Sterlin birden tepe taklak giderken, Euro da bundan nasibini aldı çünkü Avrupa Birliği’ne güven birden sarsılmış oldu. Bir ülke, hem de AB’nin yükünü çeken güçlü ülkelerden biri Birlik’ten ayrılıyordu.
Buna karşın ABD doları, Avrupa’nın değer kaybeden güçlü paraları karşısında değer artırdı.

***

AB’de kalalım mı, çıkalım mı? Oylamasında görüldü ki çıkalım diyen oyların yoğunluğu yaşlı nüfus etrafında toplandı. Gençler ‘kalalım’ yönünde oy verirken yaşlı nüfusun ‘çıkalım’ yönündeki kararından dolayı AB dışında kalmak özelde genç nüfusu, genelde de Birleşik Krallık içinde olan İskoçya ve Kuzey İrlanda’yı da rahatsız etti. Şimdi İskoçya ve Kuzey İrlanda “biz ‘kalalım’ dememize rağmen, İngiltere’den ‘çıkalım’ kararı çıkması bizi de AB dışında bıraktı, o zaman bizim de Birleşik Krallık içinde kalmamıza gerek yok” dediler.
Bu çerçevede de “AB içinde nasıl kalırız” araştırmasına AB ile temaslara başlayarak hızlı bir adım attılar.
Buradan şunu da hemen belirtmekte yarar var; Bizim açımızdan İngiltere’de okuyan çocuklarımızın AB burslarından yararlanması da sona mı erecek endişesi tabii ki kafamızı zorlamaya başladı. İlginçtir ve de güzeldir ki oylamanın açıklandığı aynı gün İngiltere’deki okullarla yazışmaları olan çocuklarımıza hemen mailler yağdı o okullardan; “Endişeniz olmasın, aynı şartlarda eğitiminiz devam edecek…” dendi.

***

Tabii ki insanın hemen kendi durumunu düşünmesi normaldir, ne de olsa insanlık hali ancak ekonomiden de çocuklarımızın okuyacağı okullardaki durumdan daha da önemlisi ırkçılık sorununun bu kararla daha da büyüyecek olması…
Örneğin Birleşik Krallık’taki referandum sürecinde Türkiye’nin AB’ye girme olasılığı çok fazla tartışıldı. Hatta vize serbestisi tanınma çalışmaları da gündem oldu. İngilizler bu gelişmelerden rahatsızlıklarını her platformda dile getirdiler. Başbakan Cameron, bu rahatsızlıklar karşısında “Türkiye 3000 yılından önce AB’ye giremez” demek durumunda kaldı.
Avrupa’da son yıllarda ve özellikle Suriye’deki savaş nedeniyle mülteci akınının artmasıyla ırkçılık da buna paralel tırmanışa geçti. Doğu Avrupa ülkelerinin vatandaşları İngiltere’de çoğu yerde çeşitli işlerde çalışırken ve bu yönde belki de ara eleman, usta, tamirci eksikliğine çare olurken diğer yandan çeşitli sorunlar da ortaya çıkarıyor.
İngiliz vatandaşları arasında ortaya çıkan çelişkili durum sonuçta sandığa da yansıdı ve belki de ekonomik gelişmeler ve güç geri plana itilip, yabancı düşmanlığı bağlamında oylar “AB’den çıkalım” şeklinde yansıdı.

***

Bundan sonraki gelişmeler bundan sonraki günlerin de gündemi olmaya devam edecek. Bu karar diğer AB üyesi ülkelere nasıl yansıyacak? Diğer ülkelerin birbirine daha sıkı sarılmasını mı getirecek, AB’nin sağlam durması bağlamında başka kararlar mı alınacak yoksa diğer üye ülkelerin de çıkış kapısına ellerinin uzanmasını mı getirecek.
Bunları göreceğiz ama apaçık görünen şu ki AB karşıtı olanların zevkten dört köşe, ağızlarının kulaklarına yapıştığı günleri yaşadığımızı görüyoruz bu günlerde…   

---------------------------------------------

Mahkeme kararını kim uygulayacak?

KTÖS ve KTOEÖS İlahiyat Koleji önünde okulun yasalara aykırı olduğu gerekçesiyle basın bildirisi okumak istedi. Karşılarında velilerden oluştuğu söylenen bir grup buldular. “Eğitim hakkımızı elimizden alamazsınız” dediler pankartlarında… Öğretmenler ise çağdaş, laik eğitimden sözediyorlardı. Yüksek İdare Mahkemesi ise “okul yasal değil” diyordu. Peki şimdi ne olacaktı! Öğretmenle okulun velileri karşı karşıya mı getirilecekti sürekli… Kararı veren Mahkeme bu ülkenin mahkemesi değil mi? Kararı uygulattıracak bir makam yok mu? Öğretmen sendikaları kararın uygulanmasını isterken veliler karşı çıkıyor. Neden? Birincisi; inançları doğrultusunda çocuklarının bu okulla yüksek bir mertebeye ulaşacaklarını, Türkiye’deki şu anki hükümeti nedeniyle ilahiyat mezunlarına ayrıcalıklı iş imkânları tanınacağını tahmin ediyorlardır. Olayın diğer yönü de okulun eğitiminin “ekmek elden, su gölden” şeklinde yürümesidir. İlahiyat öğrencileri yeme-içme, barınma, ulaşım konularından diğer okul öğrencilerinden oldukça ayrıcalıklıdırlar. Maddi olanağı yetersiz olan insanlar da bu nedenle bu okula yönelmişler ve buradan vazgeçmek de istemiyorlardır. Ancak ortada da bir karar vardır; “Bu okul yasa dışıdır.”

---------------------------------------------------------------

BİR SORU

AB dili İngilizce

Birleşik Krallık AB’den çıktı. Yaşlı nüfusun yoğunluk ‘hayır’ oylarıyla Birleşik Krallık artık AB’de olmama kararı verdi. Bundan sonra olacaklar merakla bekleniyor. Bu aşamada Mete Hatay kafasındaki soruları sosyal medyada paylaştı. Bunlardan biri de “bundan sonra İngilizce AB dili olmaktan çıkacak mı?” sorusuydu. Ben de çok merak ettim.

---------------------------------------------------

GERÇEKLER

Ne uçağı, eleman bile yok!

Geçtiğimiz hafta şunu da gördük ki; Yenidüzen’den Meltem Sonay’ın araştırmasında bir yangına hazırlıklı olmadığımız ortaya çıktı. Güneydeki yangın için yardım önerirken, yangın uçağımız olsun mu olmasın mı diye tartışırken gördük ki yangına müdahale edecek kalifiye itfaiyecimiz dahi yokmuş. Saray’daki yangınla ilgili toplantı sırasında Yenidüzen’i inceleyen bakanlarımızın yüzlerine yansıyan ifade de şunu söylüyordu; Hade yahuu!

-------------------------------------------------

Olgun insan güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceğini söyleyen adamdır. (Confucius)

Bu yazı toplam 1009 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar