İletişimsizlikten ayrılıyoruz!

Son yıllarda giderek artan boşanmalarla ilgili yaşanan sıkıntıları Uzman Psikolog ve Evlilik Danışmanı Refia Erosal YENİDÜZEN’e anlattı.

18 Mart 2013 - 10:55

İLETİŞİM YOK… 2012 yılı  Mahkeme Faaliyet Raporu’na yansıyan verilere göre, 803 çiftin boşanmasının en büyük sorunun kurulamayan iletişimden kaynaklandığını anlatan Erosal, en fazla görülen  “şiddetli geçimsizlik” sebeplerinin çok farklı şekillerde yaşandığını aktardı.


GÜNLÜK STRESLER… Çiftlerde birbirini “dinlememe” problemi olduğuna dikkat çeken Refia Erosal, “günlük streslerin” ve “sorumluluktan kaçmanın” evlilik temelini sarstığını ifade etti.

PSİKOLOJİK ŞİDDET… Erosal, evliliklerde “şiddet” yaşandığını ancak bu şiddetin sadece fiziksel değil “psikolojik” boyutu da olduğunu vurguladı. Çiftlerin birbirlerine psikolojik şiddet uyguladığını belirterek, özellikle kadınların eşlerine daha fazla psikolojik şiddet  uyguladığını vurguladı.

Didem MENTEŞ


Uzman Psikolog ve Evlilik Terapisti Refia Erosal, evli çiftlerde yaşanan en büyük sorunun “iletişim” olduğunu vurgulayarak, boşanmaların bu nedenle arttığını dile getirdi.
2012 yılı  Mahkeme Faaliyet Raporu’na yansıyan verilere göre, 803 çiftin boşanmasının en büyük sorunun kurulamayan iletişimden kaynaklandığını anlatan Erosal, en fazla görülen  “şiddetli geçimsizlik” sebeplerinin çok farklı şekillerde yaşandığını aktardı.

Çiftlerde birbirini “dinlememe” problemi olduğuna dikkat çeken Erosal, “günlük streslerin” ve “sorumluluktan kaçmanın” evlilik temelini sarstığını ifade etti.
Evliliklerde “şiddet” yaşandığını ancak bu şiddetin sadece fiziksel değil “psikolojik” boyutu da olduğunu vurgulayan Refia Erosal, çiftlerin birbirlerine psikolojik şiddet uyguladığını söyledi. Erosal, özellikle kadınların eşlerine daha fazla psikolojik şiddet  uyguladığını vurguladı.

“İletişimsizlik”


Çiftlerde artan boşanmalar konusunda YENİDÜZEN’e konuşan Uzman Psikolog ve Evlilik Danışmanı Refia Erosal, karşılaştığı vakalara ilgili gözlemlerini aktardı. Erosal, çiftlerde birbirini ‘dinlememe’ problemi yaşandığını belirterek, “genel olarak eşlerde sıkıntı iletişimdir. Sadece ses değil dinlemek ve ona göre cevap vermek gerekir. Karşısındakinin ne demek istediğini dinlemiyorlar” dedi. Psikolojide “iletişim teknikleri” olduğu ve çiftlerin bundan haberdar olmadığını aktaran Refai Erosal, “dinlemek kendini ifade etmek, duyguların işin içine katılması ve varsayımların” iletişimsizliği getirdiğini aktardı. İletişimde çiftlerin kendi fikirlerini kabul ettirme sıkıntısı olduğunu aktaran Refia Erosal, birinin diğerinden fazla şey söylemesinin iletişim olmadığını söyledi.

“Teamülsüzlük”


Evlilik Danışmanı Erosal şöyle konuştu: “5- 10 yıllık birçok eş, birbirini anlatmaya çalışırken biri diğerinin cümlesinin sonunu bitirmeden ‘onun ne söyleyeceğini biliyorum’ diyerek sözünü kesiyor. Halbuki eşinin 5- 10 yıl içinde duygu ve düşüncelerinde değişim olabilir. Varsayımlarla ‘ne söyleyeceğini biliyorum’ denilmesi yerine sabırla eşinin ne söyleyeceğini beklemesi gerekir. Eşlerde teamülsüzlük var. Genel olarak baktığımızda bu sorun iletişimde çok büyük bir sıkıntıdır. ‘İşte sen her zaman böylesin, hep böyle yapan’ gibi suçlamalar getirmek yerine güzel şeyler söylemeyi göz ardı ediyorlar. Suçlama çiftlerin iletişimde en fazla yaptığı hatalardan biridir. Örneğin televizyon seyrederken çiftlerin iletişim kurması doğru değil. Çünkü ne demek istendiği, ne hissedildiği televizyon karşısında anlaşılamaz. Televizyon karşısına konuşmak iletişim değil.”

“Evliliğe hazır değiller”

Gençlerin hiçbir şekilde evliliğe hazırlanmadığına dikkat çeken Evlilik Danışmanı Refia Erosal, maddi her şey de olduğu gibi ilişkilerde de tüketici bir toplum olduğumuzu belirtiyor. Erosal, “kişi evleneceği eşinin arabası, evi var mı hangi marka cep telefonu kullandığına kadar bakıyor. Hedefler çok yüksek tutuluyor. Hedeflere ulaşmak için gerekli çabayı fedakarlığı göstermiyorlar. Gerekli sorumluluk alınmıyor ve boşanmanın eşiğine geliniyor. Biz kendimizle ilgili hataları düzletmezsek başka eş alsak da aynı sıkıntıyla karşılaşacağız. ‘Yastık değişir talih değişmez’ derler. Evliliğe kişi kendini hazırlaması gerekir. AB ülkelerinde kilise ve belediyeler gençleri evliliğe hazırlıyorlar. Gençler bir eğitimden geçirilerek evliliğe hazır olup olmadığını anlıyor. Maalesef bize böyle bir şey yok, olması gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“Vitrin önü değil arkası önemli”

Uzman Psikolog Refia Erosal, genç çiftlerin evliliklerinde ailelerinde çocuklarına gerekli sorumluluğu vermediğini aktarıyor. Evliliğin sorumluluk ve fedakarlık işi olduğunu vurgulayan Erosal, “çiftler anne ve babayla birlikte yaşıyorsa kendi sorumluluklarını üstlenmiyor. Örneğin yemek yeme, ev temizliği gibi sorumlulukları üstelenmiyorsalar bu evliliklerine sahiplenmeme oluyor. Genç çiftler ‘biz’ olamıyorlar” dedi. Eşlerin yaptığı en büyük hatalardan biri ise flört dönemlerinde birbirlerine yüzeysel olarak bakmaları olduğunu belirten Refia

Erosal şöyle konuştu:
“Kişi ilk olarak eşinin nasıl giyindiği ve nasıl göründüğüne bakıyor yani vitrinin önünü dikkate alıyor. Ancak önemli olan vitrinin arkasına bakmaktır. Çiftler vitrinin arka yüzüne bakmalıdır. Bu kişinin arkadaş çevresi nasıldır? Benimle uyuşuyor mu? Ailesiyle olan ilişkisi nasıldır? Bunun gibi birçok önemli noktalara bakılmadığı zaman hayal kırıklığına uğruyorlar.”
Çiftlerin evliliklerinde “hedeflere” de bakmak gerektiğine dikkat çeken Refia Erosal, “bazı çiftler hayattaki hedefleriyle ilgili eşleriyle konuşmazlar” dedi. Erosal, “Örneğin kadın kariyer sahibi olmak istiyorsa ve eşiyle bunu daha önce konuşmadıysa sıkıntı yaşıyorlar. Çünkü erkek çocuk sahibi olmak ister ama kadın istemez. Bu vitrinin arkasında konuşulması gereken şeylerdir” dedi.

“Sanal ilişkiler”
Çiftlerin yaşadığı başlıca sorunlardan biri de sanal ortamda kurulan ilişkiler olduğunu söyleyen Refia Erosal, internette kurulan ilişkileri bazı eşlerin aldatma olarak kabul ettiğini bazılarının ise bunu aldatma olarak görmediğini belirtiyor. Erosal, şöyle devam etti: “Eğer bir çiftin ilişkisinde bir rahatsızlık varsa kendini sanal ortamda buluyor. Sanal ortamda yapılan arkadaşlıklar daha ileri boyuta taşınması fiziksel ilişkiye kadar gidiyor. Bazı ilişkiler ise sadece duygusal yaşanıyor, bazı eşler bunu kabul ediyor. Sanal ortamda ilişki yaşanması yine ‘iletişimsizlikten’ kaynaklanıyor. Çiftler birbirine  zaman ayırmayıp, empati kurmayıp yargıladığı  için bu iletişimsizlik oluyor. Ancak sanal ortamda konuşulan başka bir şahıs, o kişiyi yargılamadan dinlediği için çekici gelebiliyor.”

“Küçük stresler büyüyor”
Refai Erosal, çiftlerin farklı farklı sıkıntıları olduğunu, 3- 4 aylık evli çiftlerin de 30 yıllık çiftlerin de bu sorunları çeşitli şekilde yaşadıklarını aktardı.
Erosal, “1 ila 10 yıl arası evli olup boşanan çiftler, genellikle hayal kırıklılığına uğrarlar. Bazı şeylerin olmasını idare edip, sabretmeye çalışıyorlar ancak beklentilerinin karşılanmamasıyla birlikte hayal kırıklığı yaşıyorlar. 10 ila 20 yıl arası evli olup boşanan çiftler ise daha fazla strese bağlı olarak sorunlar yaşıyorlar. 15 yıl üzerinde evli olan çiftlerin çocukların durumuyla ilgili yaşanan sıkıntılar var. Örneğin çocuğu bir faaliyete getirip götürme gibi küçük küçük stresler üst üste konulduğunda büyük bir sıkıntı haline geliyor. Kısaca günlük yaşamın getirdiği stresler çok fazla olmasından dolayı çiftler sorunlar yaşıyor. Özellikle erkeklerin birçok sorumluluğu kadına yüklediyse bu stresler giderek büyüyor.”

“Boş yuva sendromu”

İnsanoğlu 24 ila 25 yaşında fiziksel gelişimini tamamlamasına rağmen ruhsal ve psikolojik gelişimi devam etmektedir ve bunun çok önemli olduğunu belirten Refia Erosal, “eğer eşlerden biri kendini evlendiği günden itibaren geliştirmeye devam ederse, diğeri bunu gerekli görmezse buda çiftin arasında bir çatışmaya neden olur ki bu çok önemli bir noktadır” dedi.

Erosal, şöyle konuştu:
“İster kadın ister erkek olsun kariyerle ilgili kendini geliştiren birisi buna zaman ayırdığı için çocuklarına ve eşine zaman ayıramıyor. Onlardan kestiği zaman erkek ya da kadında büyük bir pişmanlık, değersizlik doğurur. Buda ilişkiye zarar verir. 30 yaşın üstündeki kopmalar genelde ‘boş yuva sendromu’ dediğimiz bir olgu var. Kopma olmazsa bile eşlere büyük bir baskı stres kaplar. Bu sendrom, çocuklar evlenip gidince evde yaşanan boşluktan kaynaklanır ve 30’un üzerinde emeklilik gündeme gelmiştir. Dolayısıyla eşler ‘çocuklar yok, bize ihtiyaçları yok emekliye ayrıldım. Ben verimli biri değilim” düşüncesiyle depresyona girerler. Kendilerini gereksiz gördükleri için bu stres kaynağı üzüntü olur. Bu donanımda olan eşler kendilerine birlikte yapacakları hobiler ve ilgi alanları bulmalıdırlar.

“Psikolojik şiddet
Evliliklerde “şiddet” olduğunu dile getiren Evlilik Danışmanı Refia Erosal, şiddetin sadece fiziksel değil “psikolojik” boyutu da olduğunu vurguladı. Kadına yönelik şiddet olduğu ve medyada bu konunun sürekli işlendiğini aktaran Erosal, “ben kadına yönelik şiddet yerine eşe yönelik şiddet denilmesini tercih ederim. Çünkü kadınlar eşlerine psikolojik şiddet uygularlar” dedi.  Erosal, kendisine gelen evli çiftlerde eşinden psikolojik şiddet gören birçok danışanı olduğunu belirterek, “kadının eşine ‘ayrılırsak sana çocukları göstermem’ demesi ya da kocasına küsmesi psikolojik bir şiddettir” şeklinde konuştu. Erkeğinde kadına yönelik psikolojik şiddet uyguladığını aktaran Refia Erosal, “kadını ailesiyle görüştürmeme, çalışmayan bir kadınsa para vermemek gibi kadını kontrol altında tutmakta psikolojik şiddettir. Hatta evliliğinde fiziksel şiddet gören bazı kadınlar, psikolojik şiddetten dolayı evli kalmaya devam ediyor” dedi. Erosal, özellikle kadınların eşlerine daha fazla psikolojik şiddet  uyguladığını vurguladı.


Bu haber toplam 1678 kez okundu



© 2013 yeniduzen.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayılanan haberler, ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi/kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya yazarlara ait yazılardan dolayı YENİDUZEN sorumlu tutulamaz.

Design and Powered by Baba Bilgisayar