1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 9 milyar insan nasıl beslenecek?
9 milyar insan nasıl beslenecek?

9 milyar insan nasıl beslenecek?

BRÜKSEL- Dünya nüfusu yaklaşık 40 yıl sonra, yani 2050’lerde 9 milyarı geçecek. İstatistiklere göre en kalabalık kıta Afrika olacak. İnsan nüfusunun katlanarak artması bir yandan ortalama yaşam süresinin yukarılara çıkmasına dayansa da, esas neden

A+A-

 

 

BRÜKSEL- Dünya nüfusu yaklaşık 40 yıl sonra, yani 2050’lerde 9 milyarı geçecek. İstatistiklere göre en kalabalık kıta Afrika olacak.

İnsan nüfusunun katlanarak artması bir yandan ortalama yaşam süresinin yukarılara çıkmasına dayansa da, esas nedeni bazı coğrafyalarda kontrolsüz doğumun alabildiğine devam etmesi, hatta artması…

Batılı ülkeler ‘yaşlı nüfus’ sorunuyla karşı karşıya bulunurken, doğuluların önemli bir kısmı aşırı nüfus artışı nedeniyle bir yığın problem yaşıyor.

Doğan her çocuğun ‘rızkı’ gökten zembille inmediğine göre, herkese önce aş, sonra iş ve ev yaratmak gerekiyor.

Oysa biliyoruz ki dünya nüfusunun ciddi bir kısmı açlık çekiyor. Kimi Afrika ülkeleri başta olmak üzere birçok yerde insanların karnına bir kuru ekmek dahi giremiyor. Milyonlarca zavallı çocuk, geldikleri dünyanın nimetlerini görmek şöyle dursun, susuzluk ve açlık yüzünden dünyadan çok erken ve trajik şekilde göç ediyor.

Peki ama durum şimdi böyleyse, nüfusun 9 milyara ulaşacağı 2050’lerde insanoğlu neyle, nasıl beslenecek?

Bu kadar insanı doyurmaya yetecek gıda ve su nasıl temin edilecek?

**

Bizden farklı olarak ‘günü birlik’ yaşamak yerine planlama yapmayı huy haline getiren Batılılar bu soruya kafa yoruyorlar.

Avrupa Birliği, Kalkınma Komiserliği başta olmak üzere çeşitli kurumlarıyla dünyanın her yerinde kalkınmaya katkı koymaya çalışıyor. Sadece Afrika’da değil, Güney Amerika ve Avrupa dahil birçok kıtada yardım programları uyguluyor. Bu işe çok para ayıran AB, birçok üye ülkede ekonomik krizin derinleşmesine rağmen bu yardımlarını aksatmıyor, aksine rakamları daha da yukarıya çekmenin yollarını arıyor.

Hatta kamuoyunun nabzını tutmak amacıyla Eurobarometer’in düzenli araştırmaları arasına özel bir gündem sokularak, AB yurttaşlarının ‘gelişmekte olan ülkelere yardıma tamam mı, devam mı’ diye detaylı sorular yöneltildi.

Temmuz ayında yayınlanan ve 16-17 Ekim’de Brüksel’de yapılan ‘AB Kalkınma Günleri’nde açıklanan özel kamuoyu yoklamasından çıkan sonuç enteresan: Onca krize rağmen AB yurttaşlarının sadece yüzde 18’i “gelişen ülkelere yardım azaltılsın” yanıtını veriyor!

Yunanistan, İspanya, Portekiz, İrlanda gibi ekonomik krizle boğuşan ülkelerde yaşayan insanlar dahil, AB’nin dış yardımlarının devamından yana tutum ortaya koyuyor.

Üstelik ‘yardıma devam’ denilen ülkeler arasında Çin, Hindistan ve Brezilya gibi ‘BRİÇ’ ülkeleri içinde de yer alan, süratle gelişen ülkeler de var.

**

AB yurttaşlarının bu tutumunda rol oynayan etkenlere bakmak gerekiyor.

Brüksel’de dünyanın gidişatını izleyen karar organları dünyada topyekun bir gelişim olmaması durumunda bunun ‘gelişmiş’ ülkelerin başına dert olacağını çoktan fark ettiler.

Birçoğunun geçmişlerinde ‘sömürgecilik’ bulunan Batı ülkeleri, açlık-sefalet-eğitimsizlik üçgeninin kendilerine göç-suç-huzursuzluk şeklinde geri döneceğini biliyorlar. Zaten bunları yaşıyorlar ve daha da kötüsünü önlemeye çalışıyorlar.

Yani 2050’lerde 9 milyara ulaşacak nüfusun doyurulmasından başka çare yok.

Kalkınma programı çerçevesinde Afrika başta olmak üzere gelişmemiş ülkelere yapılan katkıların en önemli amaçlarından biri de bu…

 

(Not: Yazının mahrecinde Brüksel yazıyor. Zira bugünden itibaren birkaç gün yayımlanacak yazıları geçen hafta Brüksel’de yazmıştım. Ancak iç gelişmeler, UBP kurultayı derken arife ve bayrama denk geldi. Dolayısıyla mahreç doğru, ama Brüksel’de değil Lefkoşa’dayım. Herkese iyi bayramlar…)

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 525 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler