1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 739 BOŞANMA DAVASI 474 ÇOCUK MAĞDUR
739 BOŞANMA DAVASI 474 ÇOCUK MAĞDUR

739 BOŞANMA DAVASI 474 ÇOCUK MAĞDUR

2011 yılı Mahkemeler Raporu’nda ilginç verilere yer verildi. Özellikle boşanma davalarının her yıl arttığı ve bu boşanmalardan mağdur olan çocuk sayısının da giderek çoğaldığı dikkat çekti 739 boşanma davası 474 çocuk mağdur Ülkede yaşana

A+A-

2011 yılı Mahkemeler Raporu’nda ilginç verilere yer verildi. Özellikle boşanma davalarının her yıl arttığı ve bu boşanmalardan mağdur olan çocuk sayısının da giderek çoğaldığı dikkat çekti

 

 

739 boşanma davası 474 çocuk mağdur

 

Ülkede yaşanan birçok olumsuz gelişmeler özel hayatta da kendini bir şekilde gösteriyor. Özellikle evli çiftlerin sonunu getiren gelişmeler, 2011 yılı Mahkeme Raporu’na önemli gerçekleriyle yansıdı. Kuzey Kıbrıs’ta bir yıl içerisinde 739 boşanma davası gerçekleşirken, 474 çocuk boşanma nedeniyle mağdur oldu.

Raporda, ilginç veriler ortaya çıkarken, boşanmalardaki sayı ve 16 yaş altındaki suçlu sayısı endişe verici rakamlara ulaştı.

Ağır Ceza Mahkemeleri’ndeki dava sayıları ve çeşitleri de dikkat çekerken, özellikle sirkat (hırsızlık) suçlarının geçtiğimiz iki yıla nazaran ilk sırada yer aldığı görüldü.

Ülkemizde Adli Tıp Kurumu’nun da olmaması adli olaylara müdahalelerde aksamalara neden oldu. Bu eksiklik mahkemelere de yansıdı.

 

 

BOŞANMALARDAKİ GERÇEK...

 

2011 yılı Mahkeme Raporu’nda yer alan verilere göre son bir yılda 949 adet aile davasından 739’u boşanma davası ile gerçekleşirken, bu boşanma davaları neticesinde 474 çocuk mağdur oldu.

 

375 DAVA SONUÇLANDI...

 

2011 yılında Ağır Ceza Mahkemeleri huzurunda bulunan 484 davadan 340 dava neticelenirken, 27 dava hakkında ise Başsavcılıkça takipsizlik dosyalandı. 28 dava alt mahkemeye iade edilirken, 89 dava ise 2012 yılına aktarıldı.

 

HIRSIZLIK İLK SIRADA...

 

2011 yılında Ağır Ceza Mahkemeleri huzurundaki davaların suç dağılımına bakıldığında, soygun, ev ile dükkan açmak, sirkat, tasarruf gibi suçların ilk sırada yer aldığı ve 111 davanın olduğu görüldü.

 

GENÇ SUÇLULAR ENDİŞESİ…

 

2011 yılında 16 yaşından küçük suç işleyenlerle ilgili olarak mahkemelerde 87 dava oluştu. Bir önceki yıldan askıda kalanlarla birlikte yıl içerisinde neticelenen 84 davadan, 74 genç suçlu çeşitli suçlardan itham edildi. Bu kişilerden sadece 10’u beraat etti.

 

ADLİ TIP EKSİKLİĞİ...

 

2011 yılında dosyalanan 151 ve bir önceki yıl sonunda askıda bulunan 375 adli ölüm tahkikatı ile birlikte toplam 289 adet adli ölüm tahkikatından, 440’ı 2011 yılı içerisinde neticelendirildi. Ancak 299’u askıda kaldı.

 


 

“Çiftler birbirine tahammül edemiyor…”

 

 

Ülkede her yıl giderek artan boşanma olaylarının altında yatan nedenleri, UKÜ Psikoloji Bölüm Başkanı Yrd.Doç.Dr. Ayşe Başel’e sorduk. Çiftlere danışmanlık da yapan Ayşe Başel, önemli noktalara dikkat çekti.

 

KİŞİ KENDİNİ TANIMALI…

 

Yrd. Doç. Dr. Ayşe Başel, son yıllarda giderek artan boşanma olaylarının, kişilerin kendilerini tanımadan, ‘BEN’ duygusunu edinmeden, başka birisiyle ‘BİZ’ olmaya çalıştıkları bir hayat yaşamaya başlamalarının yanında evlilik üzerine yapılan ‘toplumsal baskı’nın da bunlara neden olduğunu dile getirdi

 

ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİK…

 

Başel, şiddetli geçimsizliğin, ekonomik nedenler, aile planlaması olmaması, ailenin verdiği eğtimi eğitim sisteminin tamamlamaması, eğitim sistemi içerisinde yer alması gereken sosyal yaşam becerilerinin bireye kazandırılmaması ve bunun sonucunda öfke kontrolü, problem çözme becerileri, stresle başa çıkma becerileri, sağlıklı özgüven geliştirme, etkili iletişim becerileri ve ‘hayır’ deme becerileri olmayan bireyler yetiştirmekten kaynaklı olduğunu aktardı.

 

TAHAMMÜLSÜZLÜK…

 

 Genellikle çiftlerin ortak sorununun kişilerin birbirine olan ‘tahammülsüzlüğü’ olduğunu aktaran Başel, “başa çıkma mekanizması gelişmediğinden dolayı çiftler birbirine tahammülsüz davranır” dedi.

 

KADININ ROLÜ…

 

2011 yılı içinde, 16 yıl ve üzeri evli kalan çiftlerin, boşanma davalarında çoğunlukta olmasını ise ‘değişen çevre ve yaşam koşullarına’ bağlayan Uzman Psikolog Ayşe Başel, bunun bir diğer sebebinin de kadının toplumdaki rolünün değişmesi olduğunun altını çizdi

 

SOSYAL FARKINADLIK…

 

Boşanma davalarının önlenmesi açsından bazı çözüm yöntemlerine de vurgu yapan Ayşe Başel, sosyal yaşam becerilerinde farkındalık yaratıp bunu yayabileceğimizi söyledi. Başel, Sosyal yaşam becerilerinin geliştirilebilmesine yönelik eğitim programlarının ve  farkındalık yaratma çalışmalarının küçük yaşta insanlara aşılanması, hatta eğitim müfredatına entegre edilip, gelecek nesillere kazandırılması gerektiğinin altını çizdi.

 

YASADA EKSİKLİK VAR…

 

bu husustaki yasaların geçtiğimiz yıllarda iyileştirilmesi ve tadil edilmesine rağmen boşanmak isteyen çiftler için yasada hala çok ciddi eksiklikler olduğunu belirten Ayşe Başel, mahkemeye başvuran çiftlere belli bir süre psikolojik destek alıp, terapiye yönlendirmesinin gerekliliğinin ve davanın bunun  sonrasında görüşülebileceğine karşı yönlendirmede bulunulmasının gerekliliğine de değindi.

 

ÇOCUK PİŞMAN OLMAMALI…

 

Boşanmalardan en fazla çocukların mağdur olduğunu belirten Başel, , “çocuk dünyaya getirdikten sonra ‘ben’ olma durumumuzun sonlanıp artık ‘biz’ olarak algılanması gerekir. Çünkü hiçbir çocuk dünyaya geldiğinde pişman olmamalıdır” dedi.

 

Didem Menteş'in haberi bugün YENİDÜZEN'de

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1344 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler