1. YAZARLAR

  2. Sami Özuslu

  3. “6 gün gecikme olsa KKTC kurulamazdı”
Sami Özuslu

Sami Özuslu

Yazarın Tüm Yazıları >

“6 gün gecikme olsa KKTC kurulamazdı”

A+A-

 

12 Eylül 1980’de Kenan Evren öncülüğünde Türkiye’de gerçekleştirilen askeri darbenin Kıbrıs’a etkileriyle ilgili çok önemli anekdotlar ortaya çıktı.
Dün Kanal SİM’deki ‘Radyo Gazetesi’ programında gazeteci ağabeyim Ali Tekman ile sohbet ederken “12 Eylül olmasaydı KKTC kurulur muydu?” sorusuna biraz kafa yorduk, fikir jimnastiği yaptık.
Belki “KKTC 12 Eylül’ün ürünüdür” gibi iddialı cümleler kurmak doğru değil, ancak ikimiz de hemfikir olduk ki Ankara’daki darbe heyeti, KKTC’nin ilanını -en azından- kolaylaştırıcı bir faktör oldu.
Programdan sonra gelen önemli bir telefon bu yargımızı büyük ölçüde doğrular nitelikteydi.
**
Yılların siyaset ve devlet adamı Salih Coşar, 15 Kasım 1983’ten kısa bir süre önce Ankara’ya yaptıkları bir ziyareti anlattı.
Dönemin Başbakanı rahmetli Mustafa Çağatay ile gittikleri Ankara’da Cunta Lideri ve dönemin TC Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile görüşmelerinden anekdotlar anlatan Coşar, tarihe not düşülecek şu önemli bilgileri verdi:
• Kenan Evren ve haliyle Türkiye’yi yöneten askerler, KKTC’nin ilan edilmesine destek veriyorlardı.
• Ankara’ya giderken KKTC’nin ilanıyla ilgili hazırlıklardan habersizdim, ancak Çağatay biliyordu. Evren’le ve diğer yetkililerle görüştüğümüzde haberdar oldum.
• Askeri idare 21 Kasım 1983’te sona erecekti. Yapılan seçimi Turgut Özal kazanmıştı ve Başbakan olmaya hazırlanıyordu. Özal’ın KKTC’nin ilanına karşı olduğunu biliyorduk.
• Denktaş Bey 14 Kasım gecesi milletvekillerini yemeğe çağırdı ve onay istedi. Muhalefet imzalamadı, yemeği terk etti. Bazı muhalif vekiller ise kaldı ve imzaladı.
• Eğer KKTC 15 Kasım’da ilan edilmese muhtemelen hiç ilan edilemeyecekti. Özal’ın Başbakan olduğu 21 Ekim’den sonra bu çok zordu.
Yani altı gün daha gecikme yaşanmış olsa belki de KKTC diye bir devlet ilan edilmemiş olacaktı!
**
Salih Coşar’ın aktardığı anekdotlar, ‘birinci ağız’ olması bakımından çok önemli.
Turgut Özal’ın gerek Başbakan, gerekse Cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde Cumhurbaşkanı rahmetli Rauf Denktaş ile yıldızının hiç barışmadığı, hep ters düştükleri zaten biliniyordu.
Coşar’ın verdiği bilgiler gösteriyor ki KKTC’nin ilanı gibi Denktaş açısından hayati bir konuda en başından çelişkiye düşmüşlerdi.
Ali Tekman’ın tespitiyle, “KKTC’nin ilanı parti-devlet modelini iyice pekiştirmiş”, bu arada Kıbrıs’ta her zaman muktedir olmayı görev addeden ordunun gücü ve sürekliliği de garanti altına alınmış oluyordu.
Deneyimli siyasetçi Salih Coşar’ın anlattıklarının bu kısmı ‘dün’ün anlaşılması bakımından çok önemli…
Ancak ‘bugün’e dair söyledikleri de büyük önem taşıyor.
Özellikle TC-KKTC ilişkileri açısından…
**
“Akseri idare askeri idaredir” diyor Coşar…
Bu sözlerle askeri idareyi onaylamadığını anlatmak istiyor.
“Ama” diyor, “Bizim Türkiye ile ilişkilerimizin en rahat, en kolay olduğu dönem de 1980-83 arasındaki o askeri dönemdi!”
Coşar TC-KKTC arasında şimdilerde yaşanan ilişki biçimine gönderme yapıyor bunları söyleyerek.
“Anlayana sivrisinek saz” der gibi…

Bu yazı toplam 1994 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar