1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 34 Yıl Sonra 'Doğan Güneş'
34 Yıl Sonra Doğan Güneş

34 Yıl Sonra 'Doğan Güneş'

Dün akşam Atatürk Stadı’nda yine bir tarih yazıldı. Bu kez, bu tarihi yazan 34 yıl sonra Daikin Federasyon Kupası’na uzanan ve Leymosun’da “GRAVATLILAR” olarak anılan Doğan Türk Birliği oldu. 1938 yılında Leymosun’da &

A+A-

 

 

 

 

Dün akşam Atatürk Stadı’nda yine bir tarih yazıldı. Bu kez, bu tarihi yazan 34 yıl sonra Daikin Federasyon Kupası’na uzanan ve Leymosun’da “GRAVATLILAR” olarak anılan Doğan Türk Birliği oldu.

1938 yılında Leymosun’da “Doğan Güneş” ismiyle kurulan bu efsanevi takım özellikle, 50’li yılların sonunda ve seksenlerde Kıbrıs Türk futbolunu domine etmişti.

Başkan Rızkı’ların, Sevim Ebeoğulları’nın, Tuncer’lerin, Akkanat’ların, Kara Mehmet’lerin, Tanışık’ların Hasan’ların, Mete’lerin ve isimlerini buradan anımsayamadığım hayatta olan ve aramızdan ayrılan Doğan’lıların bu büyük takımı yine büyüklüğünü bir kez daha kanıtladı.

Bir dönem, Süper Lig ile Birinci Lig arasında gidip, gelen ve adeta bir asansör takım olan Doğan Türk Birliği son yıllardaki büyük atağı ile üç sezon önce Süper Lig şampiyonluğuna uzanırken, bu sezonda tam 34 yıldır kazanamadığı Federasyon Kupası’nı müzesine taşımanın onurunu yaşadı.

Kıbrıs’ın sarı-lacivertli takımı, kendilerini lig şampiyonluğuna taşıyan efsanevi başkan Ünal Aydoğan’dan sonra, bu kez bir başka efsanevi başkan Murat Girgen ile 34 yıllık hasreti sona erdirdi.

Tabii, Doğan Türk Birliği’nin bu büyük koşusunda Kuzey Kıbrıs’ın tartışmasız en büyük teknik kadrosu olan Caner Oshan & Afün Girgen ikilisi işte bu sarı-lacivertli takımı adeta küllerinden yarattı.

Evet, aslında dün akşamki maçın teknik yorumuna geçmeden dün, Leymosun’un, bugün Girne’nin bu sarı-lacivertli armadasının, güçlü K.Kaymaklı’yı nasıl enterne ettiğini gözlemledik.

Atatürk Stadı ışıklarının gece maçı ambiyansı altında tıklım, tıklım dolu tribünler önünde tam 120 dakika oynanan bu final adeta nefes kesti. Zaman zaman, teknik-taktiğin yerini yüreklerini ortaya koyan her iki takım futbolcularının terlerinin son damlasına kadar mücadele ettiği maçta, en az hata yapan ve en şanslı olan takım kupayı alacaktı.

İşte bu takım, Girne’nin sarı-lacivertli takımı Doğan Türk Birliği oldu. Karşılaşmayı uzatma dakikalarının sonuna taşıyan sarı-lacivertliler, penaltı atışlarında kalesinde devleşen Emre Sağnak’ın  ( Emre bunu hep yapıyor) mucizevi bir şekilde kurtardığı iki penaltı İle Daikin Federasyon Kupası’na uzandı.

Aslında, buradaki mücadelede gerek Oshan, gerekse Özarabacı etüd ettikleri rakiplerini orta sahada durdurmayı hedefledi.  K.Kaymaklı  Jeffrey, Adal, Hamis Çakır  ve Debola ile orta sahayı parsellemeye çalışırken, ilerde tek forvet olarak Ertaç Taşkıran’ı tuttu. Kanatlarda kullanmaya çalıştığı Yasin Kurt takımın en hareketli adamı iken, Çağrı Kıral istediği çıkışları yapabildiği dönemlerde tehlikeli oldu.

Doğan Türk Birliği ise, Zuma, Essosso, Ahmet Saygı, Raif Selden ile orta sahayı domine etmek isterken, kanatlardan Aydın  ve Kenan Oshan ile Kaymaklı kalesine yüklendi. Takımının zor durumunda ortaya çıkan ve süper iki gol atan Kıbrıs futbolun en büyük golcülerinden Sabri Selden belki de attığı bu gollerle, kaleci Emre ile birlikte takımına Federasyon Kupasını getiren futbolcu oldu.

Bu arada, teknik adam farkı da ortaya çıktı. Caner Oshan yerinde değişiklikler ile yorulan adamlarını kenara alırken, oyuna aldığı Serdar ile Fırtına ve uzatma dakikalarındaki Sabri-Salih değişikliği oyunun rengini adeta Doğan Türk Birliği leyhine değiştirdi.

Buna mukabil, Özarabacı’nın orta sahanın dinamosu Hüseyin Adal’ı ve her an gol atması beklenen golcü Ertaç’ı kritik dakikalarda oyundan alması, Kaymaklı’nın oyun gücünü olumsuz etkiledi. Ertaç’ın yerine oyuna giren Mustafa Gabira da etkili olamayınca, Kaymaklı adeta çöktü. Halbuki Ertaç-Gabira ikilisi aynı anda sahada olmalıydı.

İşte, böyle bir ortamda geçilen penaltı atışlarında Doğan Türk Birliği Emre’nin devleşmesiyle Federasyon Kupasını müzesine götürürken, K.Kaymaklı da, 2004 yılında Yenicami’yi Nazım Belge’nin attığı golle kazandığı son kupa ile avunmak zorunda kalıyordu.

Bu maçın hakemi mi? Bu büyük finalde sahada öylesine dört dörtlük bir hakem vardı ki, bu hakem sadece ayakta alkışlanırdı. Bu büyük hakem, Mehmet Malek ve en az onun kadar başarılı olan yardımcıları Hakan Muhtaroğlu ile Irmak Emin’di.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 601 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler