1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. 3 SORU / 3 CEVAP
3 SORU / 3 CEVAP

3 SORU / 3 CEVAP

Milletvekillerine sorduk: Ülkedeki gerginlik ve Türkiye-KKTC ilişkilerini nasıl yorumluyorsunuz, bu süreç bizi nereye götürecek?

A+A-

3 SORU / 3 CEVAP

1- Ülkedeki gerginlik ve Türkiye-KKTC ilişkilerini nasıl yorumluyorsunuz, bu süreç bizi nereye götürecek?

2- Cumhurbaşkanlığı seçiminde nasıl bir yaklaşım izlenmelidir?

3- Hükümetin performansı hakkında ne düşünüyorsunuz?
 


Dila ŞİMŞEK
Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Erkut Şahali:
"Bu gerginlik kimseye yaramaz"

  1. Türkiye ve KKTC’nin yaşadığı gerginlikten, her iki devletin de fayda elde etmeyeceğine inanıyorum. Bu gerginlikten hiçbir çevre veya kişi yararlanmaz. Çünkü, özellikle Kıbrıs Sorunu bağlamında, Türkiye ile KKTC’nin uyumu son derece önemlidir. Var olan dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin zedelenmesi çok kötü olacaktır. TC-KKTC devletleri arasındaki dostluk ilişkisi, diğer ülkeler arasındaki dostluk ilişkisinden farklıdır, çünkü ülkemizi tek tanıyan ülke olmakla birlikte, bizim günlük yaşamımıza doğrudan katkısı olan bir ülkedir. Bu sebeple, normal ilişkiden daha üst seviyededir. Bizim bütçemiz, ekonomimiz, altyapımız için çok ciddi katkılar sağlamıştır ve aramızdaki ilişkilerin uluslararası anlamda bozulmaması gerekir. Bununla birlikte, varlığımızı Türkiye sayesinde olarak nitelendirmek de doğru değildir. KKTC’nin gelişimi için 1975’ten beri Türkiye’nin katkısı göz ardı edilemez. Ancak, “Bizim sayemizde o makamdasınız” denmişse gerçekten eğer, bu yanlıştır. Çünkü Cumhurbaşkanı, makamını halka borçludur. Kimse ülkeyi Türkiye’den dolayı var sanmamalı, olmazsa olmayız dememeli. Son yaşananlar bu ilişkileri ciddi anlamda zedeledi. İki ülkenin dostluğuna önem veren birey ve siyasilerin gayret göstermesi gerekiyor.
     
  2. Cumhurbaşkanlığı seçiminde elbette belirleyici faktör Kıbrıs Sorununa yönelik olmalıdır. Cumhurbaşkanının asıl görevi, halkın lideri olmaktır. CTP, bu seçimlere kendi adayı ile katılacağını açıklamıştı. Kıbrıs Sorununun, federal bir çözüm ile son bulmasına, iki bölgeli, iki toplumlu bir geleceğe dair, bundan bir adım bile sapmadan adayımızı sunacağız. Federal dışındaki alternatifleri ‘daha akılcı’ gibi sunan yaklaşımlar var. Ancak bunlar bir hayal ürünüdür ve gerçeklerle yakından uzaktan alakası yoktur. Biz gerçekçi bir yaklaşımla, federal çözüm için çabalayacağız. Bu ay içerisinde, partimizin karar vereceğini öngörüyorum.
     
  3. Hükümetin değerlendirilecek bir performansını henüz göremedim. Hükümet programına bağlı değerlendirme yapılması gerektiğini düşünüyorum, belirlenen hedefler henüz gerçekleşmediği için, idareten bir mesai yönetildiğine inanıyorum. Hükümet bu bağlamda yeni hiçbir şey katmadı. Bunun yanı sıra, yapılması gerekenlerin de çok daha gerisinde. Bizim beklentimiz, hedeflere ulaşmaları, icraatları ve günlük politikaları uygulamalarıdır. Hayat pahalılığının düşmesiyle ilgili bir karar almışlardı, bu yasalara aykırıdır ve bu bile hedeflere sadakat gösterilmediğini gözler önüne seriyor.

 


Halkın Partisi Milletvekili Erek Çağatay:

"Eleştiri ve hakaret aynı şeydeğildir, hakaret bir suçtur"

  1. Ülkede şu anda bulunan gerginliği, hiç yaşanmaması gereken bir durum olarak nitelendiriyorum. Öncelikle, farklı düşüncelere saygı duymamız gerekmektedir, demokrasinin gereği budur. KKTC demokratik bir hukuk devletidir. Bugün tartışılan konu, malumunuz, Türkiye’nin sınırında baş gösteren, Türkiye’ye yönelik terör faaliyetlerine müdahale etmesidir. Uluslararası hukuk, Türkiye’ye bu operasyon hakkını tanımaktadır. Türkiye’nin müdahale ettiği bölge, Suriye’nin resmi kurumlarının kontrolü sağlayamadığı bir yerdir. Birleşmiş Milletler Şartı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararları, bu harekâtı haklı kılmaktadır. Suriye’nin bahsekonu bölgesinden Türkiye’nin toprak bütünlüğünü devamlı süretle tehdit eden terör faaliyetleri düzenlenmekte idi. Türkiye, buradaki sorunu bertaraf etmek için, Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruyacak şekilde müdahalede bulunmaktadır. TC, sivil halkın hiçbir şekilde zarar görmemesi için özenle bu operasyonu düzenliyor. Türkiye, terörden dolayı yerlerinden edilmiş Suriye insanına kendi ülkesini açmıştır. Ancak buradaki terör örgütleri, demografik yapıyı değiştirme çabasındaydı. Bu sebeple de Türkiye’nin haklı müdahalesini görüyoruz. Yaratılmaya çalışılan gerginlik ise, TC ve KKTC arasında kesinlikle doğmaması gereken bir sıkıntıdır. Tam tersi, KKTC Türkiye’ye tam destek beyan etmelidir. Devletimizin üst düzey yetkililerinden de destek açıklamaları söz konusudur zaten. Burada farklı niyetler içerisinde olan kişiler, TC ve KKTC’nin arasını açmaya çalışsalar da amaçlarına ulaşamayacaktır. Bazı açıklamalarda yanlış anlaşılmalar varsa düzeltilmelidir. Türkiye bizim için iyi ilişkilerimiz bulunan sıradan bir ülke değildir. Kıvançta ve tasada kader birliği yaptığımız, kardeşlik bağlarımızın bulunduğu bir ülkedir. Türkiye, ekonomik ve siyasi ilişkilerde bulunduğumuz, bizi tanıyan tek devlettir. Bize ekonomik yönden destek verir ve ambargoları aşmamızda tek çıkış noktamızdır. Sorumlu kişiler, devlet adamlığı anlayışıyla, sorumluluklarını bilerek hareket etmesi gerekir. Ancak tüm bunların yanı sıra, farklı düşünenlere hakaret edilmesi asla kabul edilemez. Hele ki bu kişi, seçilmiş bir siyasi kişilikse… Eleştiri ve hakaret aynı şey değildir, hakaret bir suçtur. Saygı, hoşgörü ve hukuk çerçevesinde davranmalıyız.
     
  2. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine, altı aylık bir süre var. Bu sebeple ülke olarak enerjimizi şu anda seçimlere harcamamamız gerektiğini düşünüyorum. Ülkemizde seçimden çok daha önemli sorunlarımız vardır. Özellikle siyasilerin, Kıbrıs Türk Halkının hak ettiği yaşam standardını yakalayacak şekilde sorunları çözmek yönünde gece gündüz çaba ortaya koymaları gerektiği kanaatindeyim.
     
  3. Hükümet iyi niyetle icraatta bulunmaya çalışıyor. Biliyorsunuz, Temmuz ayında Türkiye ile mali-ekonomik işbirliği protokolü imzalandı. Beş aylık süre için imzalanmış bu protokol 2019’u kapsamaktadır. Malumunuz, şu an da önümüzdeki 3 yıl için yeni bir ekonomik işbirlipi protokolu imzalanması amacıyla çalışmalar sürmektedir. Hükümetin genel olarak performansından memnunum, uyum içerisinde çalışıldığına inanıyorum. Başta ekonomi olmak üzere sorunların üstesinden gelmek için çaba harcanıyor. Her konuda bir uyum olduğunu düşünüyorum. Ayrılık konusu olmaksızın ekonomiden Kıbrıs Sorununa kadar uyumlu bir ilerleme var diye görüyorum.

Kıbrıs Türk halkı hiçbir zaman bir konu üzerinden bölünmemelidir. Siyasilerimizin, hangi görüşte olursa olsun, asgari müştereklerde buluşmaları gerekmektedir. Burada siyasilerin azami olarak dikkat göstermesi gereken şey, Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatini korumak olmalıdır kanımca.

 

 

 

 

Bu haber toplam 1155 defa okunmuştur
Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler