1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 24 Nisan’da 'çifte evet' çıksaydı...
24 Nisan’da çifte evet çıksaydı...

24 Nisan’da 'çifte evet' çıksaydı...

Tam 8 yıl önceydi. Uzun soluklu bir mücadelenin sonucunda ‘sandıklar’ kurulmuştu, bölünmüş Kıbrıs’ın her iki yanına... ‘Statüko bekçileri’ korku içindeydi. Adanın kaderi bütünüyle değişebilirdi. Bu ülkede yaşayan insanlar

A+A-

 

 

Tam 8 yıl önceydi.

Uzun soluklu bir mücadelenin sonucunda ‘sandıklar’ kurulmuştu, bölünmüş Kıbrıs’ın her iki yanına...

‘Statüko bekçileri’ korku içindeydi.

Adanın kaderi bütünüyle değişebilirdi.

Bu ülkede yaşayan insanların belirsiz geleceği ters-yüz olabilirdi.

Kıbrıs insanı ‘çatışma’ ve ‘çözümsüzlük’ kültüründen kurtulabilir, ‘uzlaşı’ ve ‘çözüm’ ortamında yaşamı yeniden kurgulayabilirdi.

Bundan korkuyordu sürer durumdan memnun olanlar.

Kuzeyde de, Güneyde de...

**

Önce referandumdan uzak tutmaya çalıştılar toplumları...

Bin bir bahane ileri sürerek, sandıkların kurulmasını engellemeye çalıştılar.

Adanın Güneyindeki ‘rehavet’ Kuzeyde yoktu.

Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan Kıbrıslı Türkler, ‘geleceklerini kendi elleriyle belirleme fırsatı’nı tarihte ilk defa yakaladıklarının farkındaydılar.

Ne yasaklar, ne tutuklamalar, ne baskılar işe yaradı toplumu engellemeye...

Kelimenin tam anlamıyla ‘söke söke’ elde edildi referandum hakkı...

Bin bir bedel ödenerek!..

**

O güçlü halk kitlesi, önüne çıkan her engeli aştı ve 24 Nisan 2004 günü tarihe şu önemli notu düştü:

Kıbrıslı Türklerin ezici çoğunluğu Kıbrıs’ta federal çözüm istiyor.

Hem de yine ‘bedel’ ödeyerek...

Toprak taviziyle...

Yeniden göçmen olmakla...

Tazminat ödemekle...

‘Barış’ı ‘dünyasal nimetler’e tercih eden bu iradeye dünya şapka çıkardı, selamladı ve saygı duydu. O irade sayesinde Kıbrıslı Türklerin adı uluslararası arenada ilk kez ‘olumlu’ olarak anıldı, kimi açılımlar sağlandı.

Ama ‘çözüm’ için gerekli olan ‘çifte evet’ çıkmadığından, çözüm bir başka ‘bahar’a kaldı.

Kıbrıslı Rumların önemli bir çoğunluğu, Annan Planı referandumunun neler getireceğine kafa yormadı.

Başta AKEL olmak üzere, çözümü savunduğunu söyleyen güçler sırtlarına yumurta küfesini alamadı.

Popülizm ve gündelik, partisel siyasi çıkarlar ağır bastı. Çözüm bu yüzden gelmedi. Gelemedi.

**

Oysa şimdi o ‘bahar’ gelmiş olsaydı eğer, Kıbrıs’ta bambaşka bir atmosferde yaşıyor olacaktık.

Kıbrıs sorunu gündemden kalkmış, adadaki askerler minimum düzeye inmiş, mülkiyet konularında birçok sorun çözümlenmiş, ada genelinde turizm patlamış, hafif sanayi ve tarım ileriye doğru sıçramış, AB müktesebatı Kuzeye de uygulanmış, standarlar hayata geçirilmeye başlanmış, eğitimde yeni nesilleri ‘uzlaşı kültürü’yle donatıp geleceğe doğru taşıyacak bir vizyona girilmiş olacaktı.

Ne yazık ki Kıbrıs’ta yaşayanlar, ‘Kıbrıs’ın efendisi’ olma şansını kaybetti.

Geriye Kıbrıslı Türklerin yüzde 65’i kaldı.

Ve o iradeyi yaratanların haklı onuru!..

Az şey mi?

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 748 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler