1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. '23 Nisan' Nasıl Kutlanmalı?
23 Nisan Nasıl Kutlanmalı?

'23 Nisan' Nasıl Kutlanmalı?

İlkokul çağında bir çocuğun, anne-babası ya da yakını iseniz büyük bir ihtimalle dün stadyumdaydınız… Konuşmalar, şiirler, danslar… Ve “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” bildik törenlerle kutlandı… Art

A+A-

 

 

 

İlkokul çağında bir çocuğun, anne-babası ya da yakını iseniz büyük bir ihtimalle dün stadyumdaydınız… Konuşmalar, şiirler, danslar… Ve “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” bildik törenlerle kutlandı…

 

         Artık bir pedagojik anlayışla düşünmeyi becersek de şu “23 Nisan” nasıl kutlamalı sorusuna anlamlı bir yanıt bulsak… İlk akla gelen olgu, bu günün çocuklarının, yetişkinlere gösteri yaptığı bir gün olmaktan çıkartıp, çocukluklarını doyasıya yaşayacağı bir şenlik halinde kullanmasıdır… Ancak bundan çok daha önemli bir konu daha var. O da egemenlik…

 

         Evet, egemenlik çünkü “23 Nisan” ulusal egemenliğin en önemli simgesi… Peki, ama egemenlikle ilgili kazanımları çocuklarımıza aktarabiliyor muyuz? Bugünü kutlarken çocuklarımızın egemenliğin anlamını ve önemini kazanmasını sağlayacak yapıları kuruyor muyuz?

 

          Hiç kuşku yok ki, kendisi egemen olmayan bir çocuğun egemenliği, zihninde anlamlandırması beklenemez… Özgüven, özsaygı, düşünme becerilerine sahip, kendi ile ilgili kararları kendinin alabildiği, demokratik ve evrensel değerleri içeren bir yapı özellikleri taşımayan eğitim sisteminde yetişen çocukların egemenliği içselleştirmesi pek de kolay olmuyor… Oysa bütün bunlar eğitim işi… Eğitim sistemimizde bu unsurları ara ki bulasın…

 

Egemen olmanın, vazgeçilmez unsurunun demokrasi olduğu hep unutuluyor… Demokrasi bir toplumun sadece siyasal anlamda benimseyeceği bir kurallar ve simgeler düzeni değildir. Sadece seçimlerin yapıldığı, sınırlı olarak düşünce özgürlüğünün tanındığı bir toplum tam olarak demokratik sayılamaz. İnsanlarda sadece oy verme anlamında değil, kişilik olarak da demokratik olmalı ve toplum düzenine katkıda bulunmalıdır.

 

Ne yazık ki toplumsal egemenliğimizi genç kuşaklara aktarma çabalarımız da, “23 Nisan” kutlamalarında siyasetçi koltuklarını çocuklara bırakmaktaki sembolik bir uygulamadan öteye gidemiyor…

 

Her “23 Nisan” töreninde çocuklarımıza bir örnek kıyafetler alıp, konuşmalar, şiirler, yürüyüşler ve danslar yaptırıyoruz. Ancak onlara;

·        Düşüncelerini ifade edebilecekleri herhangi ortam hazırlamıyoruz…

·        Kendilerini ilgilendiren konularda bile fikirlerini söylemelerine fırsat vermiyoruz…

·        Sınıflarında, okullarında sorumluluk vermiyor, kararlarımızı onları katmadan alıyoruz…

·        Onlara demokratik bir ortam hazırlamadığımız gibi tam bir itaat istiyoruz…

·        Düşünmesi becerisi kazandırmadan, ileride soracağımız bilgileri eksiksiz ezberlemesini istiyoruz…

·        Eleştiri kültürü kazandırmadan, söylediğimiz her şeyi harfiyen yapmalarını istiyoruz…

 

Galiba eğitimde gerçekleştirmemiz gereken en önemli şey; düşünebilmeyi öğreten demokratik eğitimi başarabilmemiz gerekliliğidir… Bunun da ilk adımı, çocuklarımızın egemenliği iliklerinde hissedecekleri yapıları, organizasyonları ve kutlamaları gerçekleştirmektir. Yoksa ülkemizdeki demokrasi de kutlamalarımız gibi sembolik olmaktan öteye gidemeyecektir…

    

 

 

AKLINIZDA BULUNSUN

 

 

Öz Saygıya Giden 10 Yol

 

Çocuğa öz saygı kazandırma, çocuğun öğrenme, sevme ve yaratma yeteneğini güçlendirmektedir. Öz saygı, mutlulukla ve hayattaki başarıyla ilgilidir. Birçok eğitim bilimciye göre öz saygı, tamamen aile sevgisiyle birlikte iyi bir eğitimin ürünüdür. Prof. Dr. Barbara Berger'e göre öz saygı, çocuğun kendi kendisiyle gurur duymasıdır. Yüksek öz saygıya sahip olmak, çocuğun hem sevgi dolu hem de yetenekli olmasını sağlamaktadır. Çocuk, değerli olduğuna inanmalı, bir şeyler önermeli ve kendi kendisiyle ve çevresiyle barışık olmalıdır. Çocuğun sevgiyi ve yeteneğini hissetme derecesi, gelecekteki yaşamında onu her alanda etkileyecektir. Aynı zamanda da, çocuğun yaratıcılık yeteneğini, diğerleriyle ilişkisini ve başarılı olmasını belirlemede önemli bir faktör olmaktadır.

 

Ebeveynler, çocuğun öz saygısının ilk temellerini oluştururlar. Çocuğun kendini sevgi dolu ve yetenekli hissetmesi için aileler neler yapabilir? İşte çocuğunuzdaki öz saygıyı geliştirecek 10 yol:

1.    Çocuğunuz her ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul ettiğinizi bilmesini sağlayın.

2.    Sinirli olmanızdan onun sorumlu olduğunu, onu incitmeden belirtin.

3.    İsteklerinizi açıksa söyleyin. Çocuğunuzdan ne istediğinizi bilmesini sağlayın.

4.    Dinlemeyi öğrenin. Gerçekten onu dinlemek, söylediklerini dikkate almak için ona zaman ayırın.

5.    Duygularını dikkate alın. Korkularını, negatif duygularını ve hayali kahramanlarını ciddiye alın.

6.    Onun varlığını kabul edin. İstenmediği ve değer verilmediği duygusuna kapılmasına engel olun.

7.    Onunla, nitelikli zaman geçirebileceğiniz, günlük bir uğraş yaratın.

8.    Bazı şeyleri, kendisinin yapmasına izin verin.

9.    Özel eşyalarına ve düşüncelerine saygı gösterin.

10.  Yeteneklerini kabul edin. Ne kadar küçük olursa olsun her başarısını kabul edin ve ona başarılı olacağı yeni şeyler bulun.

 

 

BİLİYOR MUYDUNUZ?

 

 

Demokrasi Eğitimi

 

Demokrasi eğitimi, pek çok ülkede başarılı ve etkin bir şekilde uygulanmaya çalışılmaktadır. Gerek demokrasilerin olgunluğa eriştiği, gerekse yeni demokratikleşmeye çalışan toplumlar demokrasilerini, sağlam temeller üzerinde inşa etmeye, vatandaşlarının haklarını ve özgürlüklerini genişletmeye çalışırlarken bir nokta çok açıktır: Uzun süreli kalıcı bir demokrasinin ilkelerinin, değerlerinin ve uygulamalarının bireyler tarafından ne kadar etkili bir şekilde benimsendiğine ve kavranıldığına bağlıdır.

 

Her şeyden önce güçlü, istikrarlı ve etkili bir demokrasi, hiçbir çaba gösterilmeden kendiliğinden ortaya çıkan bir süreç olmadığı gibi kendisini öğreten ve devam ettirebilen bir mekanizma da değildir. Bu çerçevede okullar; genç bireylere demokratik bir yaşamın sürdürülebilmesi ve geliştirilebilmesi için demokrasiyi ve demokrasiyle özdeşleştirilen ilkeleri, tutumları, değerleri ve uygulamaları öğretmek zorundadır.

 

        

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1511 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler