1. YAZARLAR

  2. Sami Özuslu

  3. 2050'DE KIBRIS
Sami Özuslu

Sami Özuslu

Yazarın Tüm Yazıları >

2050'DE KIBRIS

A+A-



Yıl 2050... Kıbrıs adasında sıradan bir Mayıs günü.
Hava sıcak. Birkaç gün önce selli yağış vardı. Lefkoşa'yı ve Girne'yi su
bastı.
Şimdi ısı 39 derece. Çok sinek var. Etraf çöp içinde. Günde ortalama iki
yangın çıkıyor.
Kıbrıs hala ikiye bölünmüş. Ama bir farkla: Adanın güneyinde Kıbrıs
Cumhuriyeti var yine de kuzeyde idare değişti. 30 yıl kadar önce KKTC
adıyla bir devlet vardı ama şimdi orası Türkiye Cumhuriyeti toprağı olarak
geçiyor.
2026 yılında bölgede yaşanan gelişmeler üzerine Ankara yönetimi, Kıbrıs'ın
kuzeyinde referanduma gitme kararı aldı. Oylamaya katılan 1 milyon 356 bin
seçmenin yüzde 86'sı 'Hatay gibi TC vilayeti olmaya evet' dedi.
Adanın kuzeyi 15 Kasım 2026 günü eski başkent Lefkoşa'ya yakın Haspolat
Külliyesi avlusunda düzenlenen resmi törenle Türkiye'ye ilhak etti.
Oylamada 'vilayetleşmeye hayır' diyen yüzde 14'lük kesim, ilhak
törenlerine katılmayarak Luricina köy meydanında kurulan dev perdede 'Son
Mohikan' adlı geçen yüzyıla ait çok eski bir filmi izlemeyi tercih etti.
Film öncesinde konuşan Bir Avuç Kalmış Kıbrıslı Türkler Cemiyeti Başkanı
Fazıl Gabalcı, 'Dillirga' şarkısının yasaklanmasının kabul
edilemeyeceğini, gullurigya ve molehiya ile ilgili ek vergi kararlarına
karşı olduklarını söyledi. Gabalcı, randevu alabilmeleri halinde Kıbrıs
İleri Karakol Valisi Şeyh Murteza Abdestligil ile konuyu görüşmek
istediklerini kaydetti.
Konuşma sürerken Luricina Meydanı'nı saran Kıbrıs İlleri Karakol güçleri,
tutukladıkları şahıslara 'Son Mohikan' filminin neden izlendiği, filmin
nerde ve kimler tarafından çevrildiği, filmi çevirenlerin hangi dine
mensup olduğu, 'Son Mohikan'ın sünnetli olup olmadığı gibi sorular
sorduktan sonra zanlıları 5 gün 5 gece günde 25 vakit namaza durmaları
cezasına çarptırdı. Mahkeme, avukat falan soran zanlılara 'de get'
şeklinde çemkirildiği haber veriliyor.
Luricina'da bu olaylar vuku bulurken, Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanlık Sözcüsü
Nikolao Babulabo, adadaki Türk nüfusunun 2,5 milyonu devirdiğini, bunun BM
anlaşmalarına aykırı olduğunu, 196; sayılı Güvenlik Konseyi kararına göre
New York nezdinde girişim yapacaklarını söyledi. Bu açıklama adanın
kuzeyinde yayın yapan tek Türkçe kanal Kıbrıs İleri Karakol TV
bültenlerinde ve KarakolKıbrıs adlı tek Türkçe gazetede yer almazken Rumca
yayın yapan gazete ve televizyonlarda geniş yer buldu.
Karakol Valisi Şeyh Murteza Abdestligil, katıldığı bir panel sırasında
verdiği fetvada, Kıbrıs adasının Osmanlı'ya ait bir Evkaf ülkesi olduğunu,
adanın tarihinde başka hiçbir medeniyet görmediğini, sadece 1963'ten
itibaren Bizanslıların istilası sonucu güney illerinin Pontuslulara ve
İstanbul Rumlarına geçtiğini, ancak devranın döndüğünü, sapın döndüğünü,
dönerin de döndüğünü, hesabın da döndüğü günün geleceğini belirtip, "Ya
Allah büsmillah Allah-ü Ekber" dedi. Şeyh'in bu sözleri Rum Dışişleri
Bakanlığı'nca Brüksel'deki AB Komisyonu toplantısında protesto edildi.
BM Genel Sekreteri Kamuşi Saparelli ise Kıbrıs'taki gerginlikten
duydukları kaygıyı dile getirdi. Kendisinin yarı Japon yarı İtalyan
olduğunu anlatan Saparelli, adada bir Rum-Türkiye uzlaşısı gerektiğini,
tek çözümün de iki kesimli, iki bölgeli, iki başlı, iki saplı, iki kaplı
'federalımsıkonfederalımsıüniterimsi' bir yapı olduğunu kaydetti.
Öte yandan Ankara'da düzenlenen basın toplantısında Türkiye Genelkurmay
Başkanı Orgeneral Tahsin Roketatar, adadaki Barış Gücü'nün ayrılmasından
sonra boşalan Yeşil Hat'tı ancak Türk ordusunun doldurabileceğini söyledi.
Roketatar, birkaç ay içinde bölgeye 28 bin asker gönderileceğini, böylece
adadaki Türk askeri sayısının 83 bine çıkacağını açıkladı.
Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanlık Sarayı açıklamayı 'tahrik edici' diye
nitelerken detaya girmedi.
Türkiye Spor Bakanı Hüsamettin Kılıçkalkan ise 2052 Yaz Olimpiyatları'nın
Türkiye'de yapılacağını, oyunların bir kısmının Kıbrıs İleri Karakolu'nda
yer alacağını söyledi.
Kıbrıs Cumhuriyeti Spor Bakanı "Nayır nolamaz" derken, Sarayönü'nde
toplanan 250 bin kişilik kalabalık horon teperken 'Baf'ı da alacağuz da'
şeklindeki pankart dikkat çekti.
2050 yılında, çözümsüz Kıbrıs'ta sıradan bir Mayıs günüydü.
Hava sıcaktı. Çok sıcak...

 

 

Bu yazı toplam 1222 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar