1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 2011 LYS SONUÇLARINA GÖRE KKTC
2011 LYS SONUÇLARINA GÖRE KKTC

2011 LYS SONUÇLARINA GÖRE KKTC

Hatırlayacaksınız, bir önceki Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Nazım Çavuşoğlu; kendi bakanlık döneminde ÖSYM tarafından açıklanan, KKTC’nin ÖSS sonuçlarına göre Şırnak ilinin gerisine de düşerek son sırada yer almasından sonra “eğiti

A+A-

 

 

Hatırlayacaksınız, bir önceki Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Nazım Çavuşoğlu; kendi bakanlık döneminde ÖSYM tarafından açıklanan, KKTC’nin ÖSS sonuçlarına göre Şırnak ilinin gerisine de düşerek son sırada yer almasından sonra “eğitim bitti” demişti… O günün ÖSS, bugünün LYS olarak adlandırılan sonuçları, aslında bir ülkenin eğitim sisteminin hangi düzeyde ya da kaçıncı sırada olduğunu göstermez… Ancak ne var ki bu sonuçlar, eğitim içindeki birçok paydaş tarafından önemli bir ölçüt olarak algılanıyor… Hal böyle olunca 2011 yılının LYS sonuçlarına da bu sayfada değinmek istedim…

 

ÖSYM tüm okullar bazında, 2011 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sonuçlarını geçtiğimiz hafta yayımladı. Bu sonuçlardaki verilere göre ülkemizdeki okullarının Türkiye üniversitelerine öğrenci yerleştirme başarıları şöyle:

 

Ülke Geneli

Öncelikle ülke genelimiz… 2011 yılında ülkemiz liselerinden toplam 1410 öğrenci YGS’ye girmiş ancak bunları sadece 583’ü herhangi bir lisans programına yerleşmiş (KKTC kontenjanları da bu rakama dahildir). Başka bir ifadeyle 2011 Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sonuçlarına göre ülkemiz okullarından mezun olan öğrencilerin sadece % 41,35’i herhangi bir üniversitenin lisans programına yerleşmiş… Bu rakam ülke eğitimimizin içinde bulunduğu kötü durumu özetlemeye yetmediğini düşünebilirsiniz… O zaman verilere biraz daha yakından bakalım…

 

Genel Liseler

Genel liselerimizde okuyan 514 öğrenci YGS’ye girmiş, ancak sadece 137’si herhangi bir lisans programına yerleşmiş… Yani genel liselerimizin Türkiye üniversitelerine öğrenci yerleştirme oranı %26,65. Başka bir ifadeyle liselerimizdeki her 100 öğrenciden yaklaşık 83’ü Türkiye’deki bir lisans programına girebilecek yeterlilikte değil…

 

Sınavla Öğrenci Alan Okullar

Sınavla öğrenci olan okullarımızda (kolejler, BEAL ve 20 Temmuz Fen Lisesi) 459 öğrenci YGS,ye girmiş, 311 öğrenci herhangi bir lisans programına yerleşmiş… Yani sınavla öğrenci alan okullarımızın üniversiteye öğrenci yerleştirme oranı %67,76. Bu veri iyi bir sonuç gibi görülebilir ancak durum pek öyle değil aslında… Şöyle bir düşünün; bu grupta çocukluğunu, gençliğini ve en önemlisi sağlığını hiçe sayarak, yanındaki sıra arkadaşı ile yarıştırdığımız ve sonrada o çağ nüfusunun en iyi 250-300 öğrencisi arasına girdiğini sandığımız çocuklarımız yer alıyor. Yani yarıştırmacı sınavlarla okullara aldığımız ve ülkemizin en iyi eğitimi verdiğini düşündüğümüz bu okullarda okuyan her 100 öğrencimizden yaklaşık 32’si Türkiye üniversitelerindeki herhangi bir lisans programına girebilecek yeterlilikte değil…

 

Meslek Liseleri

Meslek liselerimizde de benzer bir durum var… Hiç kuşku yok ki, meslek lisesinde okuyan öğrencilerimiz üniversitelerde akademik lisans eğitimi programlarına büyük bir oranda yerleşmesi beklenmez… Ancak mezun oldukları meslek alanlarının devamı niteliğindeki meslek yüksek okullarının önlisans programlarına yerleşebilme becerisini göstermesi istenir… Bu duruma baktığımızda ise şu sonuç karşımıza çıkıyor: Meslek liselerimizden toplam 360 öğrenci YGS’ye girmiş, ancak sadece 104’ü herhangi bir meslek yüksek okulunun önlisans programına yerleşme hakkı elde etti… Yani meslek liselerimizde okuyan öğrencilerimiz, önlisans programlarına yerleşme oranı %28,89

 

Şimdi karar sizin, KKTC’de eğitim bitti mi? Tükendi mi?

 

 

 

 

 

 

 

BİLİYOR MUYDUNUZ?

 

 

En Eğitimli Toplumlar

        

Çok iyi hatırlıyorum… Yakın zamana kadar, eğitim ile ilgili tartışmalarının olduğu hemen her ortamda, %99 oranında okuma-yazma oranımız olduğunu söylenir, bununla gururlanırdık.

 

Demografik yapımızdan dolayı hâlâ durum böyle mi bilemiyorum. Kaldı ki durum böyle olsa bile, eğitimli bir toplum muyuz? Onu da bilemiyorum. Ancak dünya ülkeleri kendi toplumlarını bu anlamda değerlendiriyorlar. Eğitimli bir toplum olmanın kriteri, bir kişinin okulda geçirdiği ortalama yıl hesabı ile belirleniyor.

 

Buna göre, bir kişinin okulda geçirdiği ortalama yıl hesabıyla oluşturulan sıralamada Norveç ilk sırada. Ortalama olarak bir Norveçli hayatının 16,9 yılını okullarda eğitimle geçiriyor. Türkiye’de “4+4+4” sistemi tartışılıyor olsa bile ortalama okul süre 9,5 yıl ile dünya 83’üncüsü…

 

Bizde durum ne belli değil çünkü bu konuda bir çalışma yapılmamış. Dünyanın ilk 10'u ise şu şekilde sıralanıyor: 1.Norveç 16,9 yıl, 2. Finlandiya 16,7 yıl, 3. Avustralya 16,6 yıl, 4. Birleşik Krallık 16,4 yıl, 5. Yeni Zelanda 16,2 yıl, 6. İsveç 16 yıl, 7. Hollanda 15,9 yıl, 8. Belçika 15,8 yıl, 9. İzlanda 15,8 yıl, 10.Danimarka 15,6 yıl.

 

 

 

 

BURAYA DİKKAT   

 

 

Finlandiya’dan Farkımız

 

         Finlandiya, özellikle orta eğitim düzeyinde dünyadaki en iyi eğitim sistemine sahip… Acaba Finlandiya eğitim sistemi ile bizim eğitim sistemi arasındaki farklar nedir?

·        Finlandiya’da eğitim, Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluğu altındadır. Tıpkı bizdeki gibi…

·        Finlandiya’da ilk ve ortaöğretim okullarının çoğu belediyeler tarafından idare edilse de İlköğretimde % 98 ortaöğretimde % 87 okulların finansmanı kamu tarafından karşılanır. Tıpkı bizdeki gibi…

·        Finlandiya’da özel kurumlar devlet gözetimi altında bulundurulmaktadır. Bu kurumlar da Ulusal Eğitim Kurulu tarafından onaylanan ana ulusal öğretim programı ve yeterlilik tüzüklerini takip etmektedirler. Tıpkı bizdeki gibi…

·        9 yıl süren zorunlu eğitimin ilk 6 yılında eğitimi sınıf öğretmenleri verirken, son üç yılda branş öğretmenleri verir. Tıpkı bizdeki gibi…

·        Tüm temel öğretim ücretsizdir. Yerel yönetim her çocuğa yaşadıkları yere yakın bir okul yeri tayin etmek zorundadır. Tıpkı bizdeki gibi…

·        Okul yılı Ağustos ortasından başlayan ve Haziran’ın başına kadar devam eden dönemde 190 gün içermektedir… Bizde Eylül ortasında başlayıp, Haziran başında biter ve ortalama 155 eğitim günüdür… Eh biraz farklılık var. Ancak dünya birinciliğini sağlayan fark bu değil.

 

İyi de o zaman neden onlar dünya birincisi, biz ise daha nerede olduğumuzu bilmiyoruz… İşte farklar:

1.    Finlandiyalı eğitimcilerin fikrine göre, yetenekli çocukları daha da yüksek performans göstermeleri için teşvik etmektense, zayıf ve geride kalan öğrencilere daha çok eğilmek, toplamda çok daha iyi sonuçlar veriyor… Buradaki temel anlayış; öğrencinin yüksek performans göstermesi değil;  yaratıcı, düşünme becerisi sahip, esnek ve sorgulayan öğrenci yetiştirmek..

2.    Finlilerin okumaya duydukları derin 'aşk'… Finlandiya’ da kişi başına kitap okuma oranı yılda 57 kitap… Finlandiya'da doğan her çocuğa devlet tarafından verilen hediye paketinin içinde mutlaka resimli bir kitap bulunuyor.

3.    Tutarlı ve uzun vadeli eğitim politikaları… Eğitim sistemlerinde en son yapılan önemli değişiklik tam 43 yıl önce olmuş…

4.    Öğretmenlik, ülkedeki en saygın meslek... Tüm öğretmenlerin yüksek lisans sahibi olması ve meslek içerisinde kendini geliştirdiğini ispatlaması zorunlu…

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1884 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler