1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 2004 süreci, Kıbrıslı Türk halkı ve Türkiye'nin Sivilleşme hamlesi
2004 süreci, Kıbrıslı Türk halkı ve Türkiyenin Sivilleşme hamlesi

2004 süreci, Kıbrıslı Türk halkı ve Türkiye'nin Sivilleşme hamlesi

2000 yılından itibaren Kıbrıslı Türk halkının verdiği statüko karşıtı mücadele elbette sadece Kıbrıs’ın kuzeyi için sınırlı bir etkiye sahip değildi. Kuzey Kıbrıs’ta statükonun değişmesi için, yani “çözüm ve Avrupa Birliği” üyeliğ

A+A-

 

 

2000 yılından itibaren Kıbrıslı Türk halkının verdiği statüko karşıtı mücadele elbette sadece  Kıbrıs’ın kuzeyi için sınırlı bir etkiye sahip değildi. Kuzey Kıbrıs’ta statükonun değişmesi için, yani “çözüm ve Avrupa Birliği” üyeliği için kararlı ve inançlı bir duruşla kendini ortaya koyan Kıbrıslı Türk halk hareketi demokrasi, barış ve Avrupa Birliği’ne entegre olma adına yeni koşullar oluşturma için yola çıkmıştı. Gerek bankalar krizi ile kendini gösteren ve ciddi ekonomik krizlere gebe bir siyasi yapının istikrarsızlığı gerekse müzakere süreci ile belirli bir olgunluğa ulaşmış Kıbrıs sorunu görüşmelerinin giderek son aşamaya doğru evrilmesi dönemin siyasi dinamiğini oluşturan unsurlardı.

Halkın mücadelesi sadece dar alana hapsedilip, araçsallaştırılabilecek bir hareket değildi. Hiçbir dış gücün doğrudan etki altına alıp yararlanabileceği bir düzeyde ise hiç değildi. Halkın gerçek ayaklanmasıydı ve halkın beklentileri, iradesi ile şekillenmekteydi.

Üzerinde pek durulmayan konulardan bir tanesi, kuzey Kıbrıs’taki halk ayaklanmasının Avrupa Birliği, Türkiye, güney Kıbrıs gibi çeşitli yerlerdeki siyasi etki veya sonuçlarıdır.

Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıslı Türk halk hareketi ile tarihte ilk kez, Kıbrıs’ta siyaset yapıcı, irade sahibi bir halk olduğunu fark ettiler diye düşünebiliriz. Kıbrıs’ın tarihinde ilk kez kendini ayrılıkçı tanımlamayan ve Türkiye’nin sözcüsü olarak görülmeyen, kendi tarihini kendi yazmak, kendi kararını kendi vermek isteyen bir halk olduğunu Kıbrıslı Rumların fark ettiğini, görüp algıladığını rahatlıkla söylemek mümkündür. Tarihte kendileri tarafından da olmak üzere, gözardı edilmiş siyasi nesne olmaya zorlanmış ama belli bir tarihi konjonktürde Kıbrıs’ın ortak kaderinin siyasi öznesi olduğunu seslendiren bir halk...

AB ülkeleri ve ABD de bu küçük halkın Avrupalı, modern değerlerden yana yüksek sesini duymuş, Kıbrıs’ın Kuzeyinde dünyaya entegre olmak isteyen, federal çözümü adadaki statükonun değişmesi için tek seçenek olarak gören farklı bir halk yaşadığını not etmiştir.

2004 süreci, Türkiye’nin demokratikleşme politikaları bakımından önemli bir role sahiptir. O denli ki,  o dönem henüz yeni kurulmuş olan AKP’nin 2004 sonuçları bağlamında, Türkiye’nin demokratikleşme ve sivilleşme politikaları açısından ciddi bir olanak yakaladığını, güç elde ettiğini söyleyebiliriz.

Dolayısıyla KKTC’deki çözüm güçlerinin Türkiye’nin sivilleşme mücadelesinde ciddi bir etkisi olduğunu rahatlıkla ortaya koymalı, bunu Türkiye halklarının demokratikleşme mücadelesine katkı bağlamında, onur duyulacak bir adım olarak görmemiz mümkündür. Bu gözardı edilemeyecek gerçek, unutulmaya unutturulmaya çalışılsa da henüz çok yakın tarihsel bir olgu olarak açıktır, ortadadır.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 592 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler