1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 20 TEMMUZ ÖZGÜRLÜK VE BARIŞ BAYRAMI... HANGİSİ VAR?!
20 TEMMUZ ÖZGÜRLÜK VE BARIŞ BAYRAMI... HANGİSİ VAR?!

20 TEMMUZ ÖZGÜRLÜK VE BARIŞ BAYRAMI... HANGİSİ VAR?!

Ret ve inkarı doğru olmayacak bir gerçektir ki 20 Temmuz 1974 günü Kıbrıslı Türkler için can ve mal güvenliği açısından rahatlatıcı ve önemli bir gündü. Savaşın içinde bayram olmazdı ama insanların içinde geleceği yaşayacağına dair umut belirmişti. Umudun

A+A-

 

 

Ret ve inkarı doğru olmayacak bir gerçektir ki 20 Temmuz 1974 günü Kıbrıslı Türkler için can ve mal güvenliği açısından rahatlatıcı ve önemli bir gündü. Savaşın içinde bayram olmazdı ama insanların içinde geleceği yaşayacağına dair umut belirmişti. Umudun rüzgarı, savaşın ve yazın sıcağını serinletiyordu.

Her kurşun ve bomba sesinin ölüm anlamına geldiği bir ortamda bir halk, yaşamaya ve toprağında var olmaya devam edeceğini ve hatta artık özgür bile olabileceğini düşünüyordu. Savaşın içinde bayram mı olurdu; insanların içinde ve ölümün ve kanın ve gözyaşının içinde bayram havasında hisler vardı…

Savaş bitti; biteli 38 yıl oldu…

Ret ve inkarı doğru olmayacak bir gerçektir ki 20 Temmuz 2012 gününde Kıbrıslı Türkler için can ve mal güvenliği yoktur; içinde geleceği nasıl yaşayacağına dair umut yoktur, umutsuzluğun karabasanı yazın sıcağını bastırıyor…

Kurşun ve bomba ile ölüm korkusu artık duymayan bir halk, toprağında var olmasının tehdit altında olduğunu ve hatta özgür olmadığını düşünüyor. Bayram savaşsız günlerde olur; insanların bugünlerinde, baskı ve aşağılanma ve fakirleştirilme ve kimliğine saldırı ve aslında kendi coğrafyasında yabancılaştırılma sürecinin ağır yarasının gözyaşları içinde matem havasında hisleri var…

Neredeeeen nereye?!.

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı?!.. Sorsunlar Kıbrıslı Türklere, kaçı 20 Temmuz 2012’de barış içine yaşadığını, özgür olduğunu ve bayram ettiğini söyleyecek?!.

Kıbrıs sorununa çözüm bulunup adaya barış gelmediği bir kenarda dursun, içerde barış var mı?!. Kim barışık UBP hükümeti ile, kim barışık Türkiye ile?!. Elbette olanlar var, ama saf ve temiz ve dürüst ve onurlu ve bu toprağı inadına yurt bilmiş kaç kişi var aralarında?!. Her türlüsünden suçların ve cürümlerin arttığı bu coğrafyada kaç kişi can ve mal güvenliği huzuru duyduğunu söyleyebilir?!. Sivil toplum örgütlerinin tehdit altında olduğu, sendikaların varlığına kastedildiği, meslek örgütlerinin uydulaştırılmak istendiği bir ülkede iç barış mı olur? Tüm bu soruların cevabı olumsuzdur…

Kıbrıs sorununa çözüm bulunup adaya barış gelmediği için Kıbrıslı Türklerin dünyadan yalıtılmış olması nedeniyle evrensel özgürlüklerinin kısıtlanması bir kenarda dursun, içerde özgürlük var mı?!. İşsiz ve aşsız ve aç ve muhtaç insan özgür olabilir mi? Günden güne fakirleşen ve ekmeği küçülen çalışanlar özgür olabilir mi?!. Türkiye’den hormonlanıp gönderilen sermaye karşısında haksız rekabetle işleri küçülen ve işi biten çalıştıranlar özgür mü?!.  UBP hükümetinin ağır baskı ve partizanlığı insanların günlük yaşamına egemen olmuşken, Kıbrıslı Türklere özgürlük var mı? Türkiye hükümetlerinin yanlış programları, söylemleri ve sözleri karşısında ses vermeye çalışan Kıbrıslı Türklere reva görülen saldırgan polis gücü varken, tehditkar para-militer örgütler varken Kıbrıslı Türkler özgür mü? Ve Kıbrıs Türk halkını “besleme” görenler, Kıbrıslı Türklere özgürlük bırakır mı?      

Ve barışı bilmeyen ve özgür olmayan insanlar bayram mı yapar?!.

Tüm bu soruların yanıtı tekdir: Hayır…

20 Temmuz 1974 günü, içinde barışa ulaşacağına ve özgür olacağına dair umut duymuş, içten içe sevinç ve bayram hisleri duymuş olan Kıbrıslı Türkler, 20 Temmuz 2012’de hayal kırıklığı ve hüsran ve gelecek kaygısı duymaktadır. Bunun nedeni, milliyetçi, şöven ve sınıfsal ve bireysel çıkarlara odaklanan sağ siyasetin Kıbrıslı Türklerin yönetilmesinde egemen olmasıdır; onların, sırtını Türkiye’ye dayayarak, önce ‘ganimet’ sonra da yalan vaat dağıtmalarına Kıbrıslı Türk seçmen çoğunluğunun kapılarak oy vermesidir.

Sonuç ortada… Onlar 20 Temmuz’u kendileri için ve kendi kendilerine özgürlük ve barış ve bayram nitelemeleri ile kutluyorlar… Geniş halk çoğunluğu da, b u kutlamalara katılmayarak, özgür olacağı, barışı yaşayacağı ve bayramlarına bayram diyeceği günlerin özlemi ile geleceğine yön verme ihtiyacını duyuyor. Bu ihtiyaç demokrat, ilerici, devrimci ve sosyalist siyasetin Kıbrıslı Türklerin yönetilmesinde egemen olması ile giderilebilir; onların insanı özne gören, emeği en yüce değer bilen, coğrafyasına anayurdu olarak tutunan politikalarına Kıbrıslı Türk seçmen çoğunluğunun oy vermesi ile olumlu sonuç alınır. Ve demokrat, ilerici, devrimci ve sosyalist siyasetin de onlara bu yönde programı, yeteneği, becerisi ve kadroları olduğuna inandırması ile sonuca ulaşılır.

Gerçek özgürlük ve barış ve bayramlar o zaman yaşanacak ve kutlanacak… Şimdikiler şov…

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 975 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler