1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 20 Temmuz
20 Temmuz

20 Temmuz

TÜRKİYE NEYİ GARANTİ EDER? Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kuran antlaşma, 19 Şubat 1959’da Londra’da imzalandı. Aynı ayın başında, Türkiye ve Yunanistan arasında İsviçre’nin Zürih şehrinde sürdürülen görüşmeler sonucunda bu iki ü

A+A-

Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kuran antlaşma, 19 Şubat 1959’da Londra’da imzalandı.

 

Aynı ayın başında, Türkiye ve Yunanistan arasında İsviçre’nin Zürih şehrinde sürdürülen görüşmeler sonucunda bu iki ülkenin parafe ettiği söz konusu antlaşma metinlerine, 19 Şubat’ta Londra’da, Türkiye Başbakanı Adnan Menderes, Yunanistan Başbakanı Konstantin Karamanlis ve İngiltere Başbakanı Harold Macmillan’ın yanı sıra, Kıbrıs Türk toplumu adına Dr. Fazıl Küçük ve Kıbrıs Rum toplumu adına Başpiskopos Makarios imza koydu.

İngiltere’nin başkenti Londra’da imzalandığı için Londra Antlaşmaları adını alan belgeler, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşuna ilişkin Temel Antlaşma’, ‘İngiltere, Yunanistan, Türkiye ve Kıbrıs Cumhuriyeti arasında imzalanan Garanti Antlaşması’, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan ve Türkiye arasında imzalanan ittifak Antlaşması’ da dahil olmak üzere toplam 8 ayrı metinden oluşuyordu.

Londra Antlaşmaları’nın imza edildiği Şubat 1959’dan Ağustos 1960’a kadar, hazırlık süreci de denebilecek bir süreç yaşandı.

Bu süreçte geçici bir hükümet kuruldu, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı seçimleri yapıldı. Aralık 1959’da yapılan seçimlerin sonucunda, Başpiskopos Makarios Cumhurbaşkanı, Dr. Fazıl Küçük de Cumhurbaşkanı Yardımcısı oldu.

Cumhuriyet’in Anayasası da bu geçiş döneminde hazırlanarak 1960 yılının Nisan ayında kabul edildi.

Hazırlık sürecinin tamamlanmasının ardından, kuruluş imzaları 19 Şubat 1959’da atılan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı 16 Ağustos 1960 tarihinde ilan edildi.

***

Londra Antlaşmaları’nda Türkiye ile Yunanistan’ın Kıbrıs Cumhuriyeti ile birlikte imza koyduğu metinlerden bir tanesi, İttifak Anlaşması.

Bu üç devlet arasında ‘savunma’ gailesiyle imzalanan İttifak Antlaşması şöyle:

1. Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan ve Türkiye, ortak savunmaları için işbirliği yapmayı ve bu antlaşma ile söz konusu savunmanın ortaya çıkardığı meseleler hakkında kendi aralarında danışmalarda bulunmayı üstlenir.

2. Taraflar, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlık ve ülke bütünlüğüne karşı doğrudan doğruya veya dolaylı olarak yöneltilen herhangi saldırı veya tecavüzlere karşı koymayı üstlenir.

3. Bu ittifakın ruhuna uygun olarak ve yukarıda sözü edilen gayenin gerçekleşmesi maksadıyla Kıbrıs Cumhuriyeti ülkesinde bir ‘Üçlü Karargah’ kurulacaktır. 

4. Yukarıdaki maddede sözü edilen karargaha Yunanistan 950 kişilik bir subay astsubay ve er birliği ve Türkiye 650 kişilik bir subay, astsubay ve er birliği ile katılacaklardır. Kıbrıs Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı Muavini, Yunan ve Türk birliklerinin artırılma veya azaltılmasını Yunan ve Türk Hükümetlerinden birlikte isteyebileceklerdir.

5. Yukarıda sözü edilen Yunan ve Türk subayları, Kıbrıs Cumhuriyeti ordusunun talim ve terbiyesini temin edeceklerdir.

6. Üçlü Karargah’ın komutanlığı, Yunanistan ve Türkiye Hükümetlerinin veya Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı veya Cumhurbaşkanı Muavininin atayacağı Kıbrıslı, Yunan ve Türk bir general tarafından bir yıl müddetle ve sıra ile üstlenilecektir.

***

Londra Antlaşmaları’nı oluşturan metinlerden bir diğeri ise Kıbrıs Cumhuriyeti ile Türkiye, Yunanistan ve İngiltere tarafından imzalanan Garanti Antlaşması’dır.

“Anayasanın esas maddeleri ile kurulan ve düzenlenen Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün ve güvenliğinin tanınması ve devamının kendi ortak yararları gereği olduğunu dikkate alarak, sözü edilen anayasa ve oluşturulan duruma saygı gösterilmesini güvence altına alacak işbirliğini arzulayarak, taraflar aşağıdaki hususlar üzerinde anlaşmaya varmışlardır” ön metniyle imzalanan Garanti Antlaşması şöyle:

Madde 1:

Kıbrıs Cumhuriyeti kendi bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini devam ettirmeyi ve anayasaya saygıyı güven altına almayı taahhüt eder.

Kıbrıs Cumhuriyeti ayrıca tümüyle veya bir bölümüyle herhangi bir devlet ile hiçbir şekilde siyasi veya ekonomik bütünleşmeye girmeyeceğini taahhüt eder.

Kıbrıs Cumhuriyeti, bu maksatla adanın gerek birleşmesini, gerekse taksimini doğuracak doğrudan doğruya veya dolaylı olarak gerçekleştirmeye yardımcı ve teşvik edici tüm hareketleri yasaklar.

Madde 2:

Yunanistan, İngiltere ve Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1’inci maddede belirtilen taahhütlerini kaydederek, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, ülke bütünlüğünü, güvenliğini ve anayasanın temel maddeleri ile oluşan durumu (state of affairs) tanır ve garanti eder.

Yunanistan, İngiltere ve Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin diğer herhangi bir devlet ile gerek birleşmesini, gerekse adanın taksimini doğrudan doğruya veya dolaylı olarak gerçekleştirmeye yardım ve teşvik edici bir amacı olan tüm hareketleri kendi yetki ve ilgileri oranında önlemeyi üstlenir. 

Madde 3:

Bu Antlaşma hükümlerinin herhangi birinin ihlali halinde Yunanistan, Türkiye ve İngiltere bu hükümlere saygıyı sağlamak için gerekli girişimlerin yapılması ve önlemlerin alınması maksadıyla aralarında danışmalarda bulunmayı üstlenir.

Üç garantör devletten biri, birlikte veya işbirliği halinde hareket etme olanağı bulunmadığı takdirde, bu antlaşmanın oluşturduğu durumu (state of affairs) münhasıran yeniden oluşturmak gayesi ile hareket etmek hakkını korur.

Madde 4:

Bu Antlaşma imza edildiği gün yürürlüğe girer.

Taraflar, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 102’nci maddesi hükümlerine uygun olarak bu Antlaşmayı Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’ne en kısa sürede kaydettirmeyi üstlenir.
 

***

1974 yılının 15 Temmuz’unda, Yunanistan’da yönetimi elinde bulunduran Albaylar Cuntası Enosis hedefiyle, yani adanın Yunanistan’a bağlanması idealini hayata geçirmek amacıyla Kıbrıs’ta darbeye girişti.

 

Yunan Cunta hükümeti, adadaki işbirlikçisi Nikos Sampson önderliğinde, adanın Yunanistan’a ilhakının önünde bir engel olarak gördüğü Makarios’u devirmek için harekete geçti.

 

Bu, Garanti Antlaşması’nın ikinci maddesinin açık ihlaliydi. Ve antlaşmanın herhangi bir maddesinin ihlali durumunda, garantör devletlerin bu ihlali ortadan kaldırmak ve düzeni yeniden tesis etmek hakkı vardı. Bu hak onlara, aynı antlaşmanın 3’üncü maddesinde verilmişti.

 

İşte 37’nci yılını dolduran 20 Temmuz 1974 Harekatı’nın yasal dayanağı da Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kuran Londra Antlaşmaları altında yer alan Garanti Antlaşması’nın 3’üncü maddesidir.

 

Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs Cumhuriyeti devletinin garantörlerinden biri olarak, Garanti Antlaşması’nın 3’üncü maddesi gereği adaya müdahale etmiştir.

 

Ancak “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kuran antlaşmaların oluşturduğu durumu (state of affairs) münhasıran yeniden oluşturmak gayesi” ile bu müdahaleyi gerçekleştiren Türkiye’nin bu müdahalesi, amacına uygun sonuçlanmamıştır.

İşte Türkiye’nin uluslar arası hukuk dışına çıktığı nokta tam da burasıdır.

20 Temmuz uzun vadede, düzeni yeniden tesis etmeye değil, bozulan düzenin kalıcılaşmasına hizmet etmiştir.

Ve dikkatlerden kaçmaması gereken bir diğer önemli husus da şudur; Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs Türkü’nün değil, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörüdür.

Adadaki varlığına dayanak olarak gösterdiği Garanti Antlaşması Türkiye’ye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini devam ettirmeyi ve Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’na saygıyı güven altına almayı emreder.

Tıpkı o dönem adayı ilhak etmeye niyet eden Yunanistan’a aynını emrettiği gibi.

Ve tıpkı İttifak Anlaşması’nın Türkiye ve Yunanistan’a, adadaki Türk ve Yunan askerlerinin, Kıbrıs Cumhuriyeti devletini savunmalarını emrettiği gibi!

 

Bu haber toplam 2731 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler