1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. 2 hastaya ‘hayat’ verdi
2 hastaya ‘hayat’ verdi

2 hastaya ‘hayat’ verdi

Kadavradan nakil sayısı 5’e yükseldi… ‘Ölürsem, organlarımı bağışlayın’ dedi, ailesi bağışladı…

A+A-

Geçirdiği beyin kanaması sonrasında Lefkoşa Devlet Hastanesi’nde 4 günlük tedavi sürecinin ardından hayatını kaybeden 52 yaşındaki Gonce Geldeç’in kalbi, karaciğer ve böbrekleri bağışlandı…

 

Ayşe GÜLER

Kıbrıs’ın kuzeyinde ‘kadavradan yapılan nakil’ sayısı 5’e yükseldi.

‘Beyin kanaması’ nedeniyle bayramın ikinci günü Lefkoşa Devlet Hastanesi’ne yatırılan 52 yaşındaki Gonce Geldeç önceki gün hayatını kaybetti, ailesi isteğini yerine getirdi, organlarını bağışladı…

Geldeç’in böbrekleri, karaciğeri ve kalbini bağışlayan acılı aile, nakil bekleyen hastalara da yeni bir hayat verdi…

Resmi bağışçı olmamasına rağmen, Geldeç’in ‘Ben ölürsem organlarımı bağışlayın’ sözü, eşi ve çocuklarını harekete geçirdi.

Kalp ve karaciğeri nakil için uygun bulunmasa da Geldeç’in böbrekleri, organ nakli bekleyen hastalara umut olacak.

Naklin gerçekleşmesi için Organ Nakli Koordinasyon Kurulu ekipleri, nakil listesindeki hastaların doku ve kan örneklerini incelemeye aldı.

Listeye göre Geldeç’in kan ve doku örnekleriyle uyumlu hasta tespit edilirse böbrek nakilleri Kıbrıs’ın kuzeyindeki hastalara yapılacak, herhangi bir uyuşma bulunmaması halinde ise böbrekler Türkiye’ye gönderilecek.

YENİDÜZEN’e organ nakli ile ilgili zorlu süreci anlatan Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı, Yoğun Bakım Sorumlusu Dr Şükrü Onbaşı ile İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Dr Ahmet Behlül, topluma da ‘organ bağışı yapın, hayat kurtarın’ çağrısı yaptı…

Doktorlar, organ nakilleri konusunda Organ Nakli Koordinasyon ekibinde yer alan Doç Dr Duriye Deren Oygar, Dr Necmi Bayraktar, Dr Süleyman Uluçay, Dr İsmet Başar ile Türkiye’den gelen Prof Dr Yunus Erdem ve Prof Dr Fazıl Tuncay Akı’nın da emeğinin büyük olduğunu söyledi.

BÖBREKLERİ NAKLEDİLECEK… Resmi bağışçı olmamasına rağmen Geldeç’in ‘Ben ölürsem organlarımı bağışlayın’ sözü, eşi ve çocuklarını harekete geçirdi. Kalp ve karaciğeri nakil için uygun bulunmasa da Geldeç’in böbrekleri, organ nakli bekleyen hastalara umut olacak.

 

Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı, Yoğun Bakım Sorumlusu Dr Şükrü Onbaşı:
“Beyin ölümünün geri dönüşü yok…”

Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı, Yoğun Bakım Sorumlusu Dr Şükrü Onbaşı, Gonce Geldeç’in bayramın birinci ikinci ‘beyin kanaması’ nedeniyle hastanede tedavi altına alındığını, beyin ölümünün gerçekleştiğine yönelik tanının da geçtiğimiz gün konulduğunu söyledi.

Onbaşı, Geldeç’in beyin ölümünün gerçekleşmesinin ardından aile ile yapılan görüşmeler sonucunda ‘organ nakline’ karar verildiğini ifade etti.

Geldeç’in böbrek, karaciğer ve kalbinin bağışlandığını belirten Onbaşı, yapılan kontrollerde kalp ve karaciğerinin nakle uygun bulunmadığını bu nedenle de yalnızca böbrek nakillerinin gerçekleşeceğini dile getirdi.

“Özellikle adli vakalarda, beyin ölümü tanısı olan hastanın yakınları organ bağışını daha duyarlı değerlendirmeli…”

Onbaşı, beyin ölümü tanısının ‘beynin geri dönüşümsüz fonksiyonlarının kaybı’ anlamına geldiğini söyledi, “Beyin ölümü, ölüm demektir… Sadece hastanın kalbi çalışmaya devam eder. Hasta solunum cihazından soğutulur. Gerekirse kalp ilaçlarla sağlanır… Solunum ve kalp desteği kesildiği anda hasta hayatını kaybeder…” şeklinde konuştu.

Özellikle adli vakalarda, beyin ölümü tanısı olan hasta yakınlarının organ bağışını daha duyarlı değerlendirmesi gerektiğine dikkat çeken Onbaşı, bu gibi vakalara otopsinin zaten yapıldığını kaydetti.

Tanı nasıl konuluyor?

Onbaşı, beyin ölümü tanısının yapıldığına ilişkin de bilgi verdi.

Söz konusu tanının Anestezi Uzmanı-Yoğun Bakım Sorumlusu, Nereoloji Uzmanı ile Neroşiroji Uzmanı tarafından yapılan testlerle ortaya çıktığını dile getiren Onbaşı, bu bağlamda refleks hareketlerinin gözlemlendiğini dile getirdi.

“Ölen bedenler toprak olup gidiyor, başkasına hayat olsun…”

Beyin ölümü tanısı alan bir hastanın yapacağı tek şey organlarını bağışlamasıdır

Onbaşı, “Beyin ölümü tanısı alan bir hastanın yapacağı tek şey organlarını bağışlamasıdır. İnsanlar organ bağışından çekinmesin” diyerek, “Organ bağışı yalnızca ülkemize değil… Bu organların bazıları Türkiye’ye de gönderilir, oradaki insanlara da hayat verir” şeklinde konuştu.

Yurttaşların Sağlık Bakanlığı’na giderek organlarını bağışlayabileceğini de söyleyen Onbaşı, “Organ bağışı yapan bir kişi hayatını kaybettiğinde ille de organlarının alınması söz konusu değildir. Yine hasta yakınlarından izin alınarak bu işlem yapılır. Yine de bağış yapmak önemli… Farkındalık yaratalım, ölen bedenler toprak olup gidiyor, başkasına hayat olsun…” dedi.


İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Dr Ahmet Behlül
“16 kişiye organ nakli”

İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Dr Ahmet Behlül, 2015 yılı Temmuz ayından beridir 16 kişiye organ nakli yapıldığını söyledi.

Dr Behlül, organları bağışlanan Gonce Geldeç ile birlikte kadavra bağışçısı sayısının 5’e yükseldiğini, bununla birlikte bu süre içerisinde canlıdan canlıya da 4 naklin yapıldığını belirtti.

“Türkiye’ye 3 hastaya kalp, karaciğer nakli…”

4 kadavra bağışçısının böbreklerinin Kıbrıs’ın kuzeyinde nakil bekleyen 8 hastaya nakledildiğini ifade eden Behlül, 3 kalp ve 3 karaciğerin de Türkiye’de nakil bekleyen hastalara gönderildiğini dile getirdi.

Behlül, canlı nakil sayısının da 8 olduğunu dile getirdi.

Behlül, hastaların doku ve kan uyumlarına göre çağrıldığını aktardı.

“Toplum bilgilendirmeli”

Organ bağışı konusunda toplumun bilgilendirilmesi gerektiğine işaret eden Behlül, bu konuda kampanyalar düzenlenmesinin önemine değindi.

Behlül, böylelikle organ bağışı sayısında artış olabileceğine dile getirdi.

Canlıdan canlıya organ nakline göre, kadavradan nakilin daha sağlıklı olduğuna değinen Behlül, “Zaten organlar hastayla birlikte toprak olacak. Bunlar insanlara hayat verebilir. Halka anlatmak gerekiyor. Burada hastanın vücut bütünlüğüne zarar verilmiyor. Normal ameliyatlar nasıl yapılıyorsa, organ nakilleri de bu özenle gerçekleştiriliyor” şeklinde konuştu.

Gonce Geldeç’in de ‘resmi bağışçı’ olmadığını ifade eden Behlül, aile yakınlarının verdiği bilgiye göre hastanın ‘ben vefat edersem, organlarımı bağışlayın’ şeklinde sözel beyanlarının bulunduğunu da açıkladı.

Behlül, “Hasta yakınları için ölümü kabul etmek zor. Siz beyin ölümü diyorsunuz ama o kalbinin attığını, tekrar geriye döner mi, bir mucize olur mu diye bekliyor… Ama beyin ölümü dediğimiz olay, zaten ölümün kendisi… Hasta bu saatten sonra ölü, geriye dönüşü yok… Öncesinde çeşitli testler yapılıyor, bu testlerin sonucunda tanı konuluyor. Bazen, hastanın halen makineye bağlı yaşamını sürdürdüğünü, bitkisel hayatta olduğu zannediliyor. Ancak beyin ölümü ile bitkisel hayat farklı şeylerdir…

 

 

Bu haber toplam 5049 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler