1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. 18 milyon borç yargıya havale
18 milyon borç yargıya havale

18 milyon borç yargıya havale

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali Genel Tarım Sigortası Fonu’nun 18 milyon TL’lik borcu ile ilgili son gelişmeleri YENiDÜZEN’e açıkladı

A+A-

Fayka Arseven KİŞİ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali Genel Tarım Sigortası Fonu’nun 18 milyon TL’lik borcu ile ilgili dosyanın bu hafta yargıya taşıyacaklarını açıkladı.

YENiDÜZEN’e açıklamalarda bulunan Şahali, “Tarım Sigortası Fonu ile ilgili Başsavcılıktan konuyla ilgili gerekli görüşleri derledik. Yargıya taşıma aşamasına gelmiş bulunmaktayız. Öyle zannediyorum ki bu hafta bu süreci başlatmış olacağız. Yönetim kurulu üyeleri doğrudan sorumlu olacak” dedi.

Süt zammı konusunda da Şahali, “Biz çiğ inek sütünde 5 kuruşluk zam yaptık. Sütün fiyatı 1.48’den 1.53’e geldi. Bu yaklaşık yüzde 3’lük fiyat artışıdır. Ama bu fiyat artışının imalatçıların maliyeti çerçevesinde piyasaya yansıması yüzde 15 oldu” diyerek “Vatandaşın içme sütün fiyatını sanki devlet artırmış gibi bir algı vardır, bu doğru değildir” vurgusunda bulundu.

Bu hafta Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali ile yaşanan zamları ve Genel Tarım Sigortası ile Toprak Ürünü Kurumu’nda yaşanan gelişmeleri konuştuk.

“Biz çiğ inek sütünde 5 kuruşluk zam yaptık. Sütün fiyatı 1.48’den 1.53’e geldi. Bu yaklaşık yüzde 3’lük fiyat artışıdır. Ama bu fiyat artışının imalatçıların maliyeti çerçevesinde piyasaya yansıması yüzde 15 oldu. Sanki vatandaşın içme sütün fiyatını devlet artırmış gibi bir algı vardır, bu doğru değildir.”

 

  • YENiDÜZEN: Süte yapılan zam çok tepkiyle karşılandı. Bu zam neden, nasıl oldu, gerekli miydi? Erkut ŞAHALİ: Hayvancılar sütün kendi girdi fiyatları ile birlikte düşük kaldığını söyleyip, zam talep ederler. Bu zammı bizim yapmamız çok kolay değildi. Biz sütün satılmasını da düşünmek zorundayız.  Çünkü imalatçıların gerek iç gerek dış piyasaya belli taaddütleri vardır. Bu da sütün fiyatına bağlı olarak yapılmış fiyatlarla, taaddütlerdir. Dolayısıyla bu fiyatların yerine gelmesine engel olabilecek bir süt fiyatı ortaya çıkarsa, bu sefer sütün dökülme riski gündeme gelir. Biz hem imalatçının alım kapasitesini hem de hayvancının maliyetlerini gözeterek bir fiyat belirlemek durumundayız. Sütün fiyatı, Süt Endüstrisi Kurumu’nda belirlenir. Bu Kurum’da devlet, imalatçı ve hayvancılar vardır.
    Üçünün konsensüsü en ideal olandır ama zaman zaman olmaz. Örneğin biz çiğ inek sütünde 5 kuruşluk zam yaptık. Sütün fiyatı 1.48’den 1.53’e geldi. Bu yaklaşık yüzde 3’lük fiyat artışıdır. Ama bu fiyat artışının imalatçıların maliyeti çerçevesinde piyasaya yansıması yüzde 15 oldu.
    Vatandaşın içme sütün fiyatını sanki devlet artırmış gibi bir algı vardır, bu doğru değildir. Kooperatif Süt Fabrikası da imalatçılar da serbest çalışan firmalardır, devletin oralarda bir kontrol yetkisi yoktur ve fiyatlarını kendileri belirler. Dolayısıyla yüzde 3’lük süt zammının piyasaya yüzde 15 yansıması ile bizim hükümet olarak bir ilişkimiz, bağımız söz konusu değildir. Bunu böyle bilmek lazımdır.
    Bu çerçevede hayvancılar elbette bu fiyat artışından tatmin olmadılar ve halen daha görüşme talep ederler, fiyatı belirlememiz için de bize baskıda bulunurlar.  Biz girdi maliyetlerini göz önünde bulunduruyoruz. Girdi maliyetleri ile imalatçının hazım kapasitesini de pazar koşullarını da göz önünde bulundurarak, bir çalışma yürütüyoruz.
     
  • YENiDÜZEN: Siz hükümet olarak 3 kuruşluk zam yaptığınızı söylediniz, vatandaşın sofrasına zam daha da fazla yansıdı. Sizden kaynaklanmayan bir zamdan söz ediyorsunuz peki yansıyan bu zam normal mi?
  • Erkut ŞAHALİ: İmalatçıların yaptığı artış kendi girdi maliyetlerini göz önünde bulundurarak yaptıkları artıştır. Bana göre yüzde 3’lük zammın piyasaya yansıması yüzde 15 olmamalıdır. Dolayısıyla diğer maliyetleri de hesaba katarak, sütü bir miktar bahane haline getirip zam yaptılar. Çünkü hayvancıya sorduğunuzda hayvan besleme giderlerindeki artışı süt zammına dönük talebin bir gerekçesi haline getirdiler. Ama imalatçı açısından da dövizdeki artışla birlikte ‘ambalaj giderleri, enerji giderleri, pazarlama, işletme giderleri arttı’ derler ve ona göre zam talebi gündeme gelir.
    Geçtiğimiz hafta Bakanlar Kurulu’nda iç piyasaya sütün erişimine engel olabilecek fiyatın ortaya çıkmamasına dönük tedbirler karara alındı. Neydi bunlar? İçme sütünün UHT ve pastörize sütün ama özellikle UHT sütünün çünkü günlük olarak yaklaşık 35 bin litrelik bir içme sütü satılmaktadır. Dolayısıyla onun fiyatını bir miktar destekleyerek, zammın eğer olacaksa etkisini ortadan kaldırmak ve  yurttaşın süte erişimini mümkün kılmak gibi bir yaklaşımımız olacak. Bu konudaki çerçeveyi de ilgili paydaşlarla görüştükten sonra oluşacak yeni fiyata göre saptayacağız.

“Ülkeye canlı hayvan ithaline sıcak bakan bir yaklaşımımız söz konusu değildir. Küçükbaş hayvanın bu ülkeye ithalatı hellim tescili açısından bir risk faktörüdür. Sütümüzün yerelliğini kaybetme riskini ortaya çıkarır. Bu da hellim tescili koşulları açısından bir tehdittir.”


ET FİYATLARI NE OLACAK?

  • YENiDÜZEN: Et fiyatlarındaki pahalılık da vatandaşın en fazla şikayetçi olduğu konulardı... Bu konuda bir girişiminiz olacak mı? Yoksa hayvancı ve kasap arasında fiyatlar belirlenecek?
  • Erkut ŞAHALİ: İlişkiler kendi içinde şekillenir. Hayvancı der ki; ‘ben üretenim, ben olmazsam piyasada et olmaz. En mağdur durumda benim çünkü kendi ürünümün fiyatını belirleyecek durumda değilim.’ Dolayısıyla bu piyasa içinde şekillenen bir durumdur. Fiyat neye göre belli olur; arz talebe göre olur. Arzın arttığı noktada fiyatın aşağı düşmesi beklenir. Talebin arttığı noktada eğer arz yetersiz kalırsa bu sefer fiyatın yukarıya çıkması beklenir.  Şu an ne yapıyoruz bakanlık olarak? Ülkedeki süt ve et ürünlerine ilişkin bir talep tahmin analizi yapıyoruz. Bu çalışma tamamlandı, kendi aramızda değerlendiriyoruz. Bunu sektörün paydaşlarıyla da paylaşacağız. Sahip olduğumuz et miktarı, süt miktarı ülkenin ihtiyaçlarını karşılayabilecek noktada ise ona göre bir politika muhataplarımızla yapacağımız görüşme sonrası, değilse ona göre bir yaklaşım belirleyeceğiz. Çünkü şunu açık olarak söylemeliyim; bu ülkeye canlı hayvan ithaline sıcak bakan bir yaklaşımımız söz konusu değildir. Küçükbaş hayvanın bu ülkeye ithalatı hellim tescili açısından bir risk faktörüdür. Sütümüzün yerelliğini kaybetme riskini ortaya çıkarır. Bu da hellim tescili koşulları açısından bir tehdittir. Besiciliğin desteklenmesi zaten hükümet programında yer almaktadır. Dolayısıyla et üretimi amaçlı olarak çiftliklerin kurulmasını destekleme amaçlı bir proje üzerinde çalışıyoruz. Karkas et ithalatı bu talep tahminleri konusunda yapacağımız bir değerlendirme eğer gündeme gelecekse bunu bir uzlaşının kararı olarak gündeme getirme düşüncesindeyiz. Tek başımıza bakanlık olarak bir tavır düşünmüyoruz.
     
  • YENiDÜZEN: Alacağınız önlemler ile ülkeye kaçak etin girişi de önlenebilecek mi?
  • Erkut ŞAHALİ: Kaçakçılık tamamen güneydeki fiyatlarla kuzeydeki fiyatlar arasındaki dengeye bağlı olarak şekilleniyor. Her halükarda gayri yasal bir uygulamadır ve devlet olarak bunun önlenmesiyle ilgili çok ciddi gayret içerisindeyiz. Ama bunu fiyat koşullarıyla birlikte bertaraf etmek en kolayıdır. Dolayısıyla güney kuzey arasında fiyatların eşitlendiği her konuda kaçakçılık ihtimali bertaraf edilmiş olur. Et de bunlardan biridir.
     
  • YENiDÜZEN: Yedidalga’da geçen hafta yaşanan yağmur sonrası üreticileri ziyaretinizde yaptığınız açıklamada o bölgeden ürün çıkmayacağını ifade ettiniz. Bununla birlikte sebze meyvede de pahalılık gündeme gelebilir mi?
  • Erkut ŞAHALİ: Yerel ürünlerin piyasadan eksilmesi elbette bir sorundur. Ama bu ürünlerin tüketiciye ulaştırılmasıyla ilgili talep de ortaya çıkmış vaziyettedir. Oradaki hasar tespit çalışmaları tamamlandıktan sonra ürün arzında nasıl bir manzara ile karşılacağımız çok daha net ortaya çıkacak. O noktada sebze meyvenin piyasadan eksilmemesi için ithalatını gündeme alabiliriz. Ama dediğim gibi bunun tespiti için çok erken. Çünkü hasattı gelmiş ürün vardı ama hasatına belli zaman olan ürünler de vardı. Dolayısıyla envanter çalışması tamamlandıktan sonra bu konudaki kararları vermiş olacağız.

“Tarım Sigortası Fonu ile ilgili Başsavcılık’tan konuyla ilgili gerekli görüşleri derledik. Yargıya taşıma aşamasına gelmiş bulunmaktayız. Öyle zannediyorum ki bu hafta bu süreci başlatmış olacağız. Yönetim kurulu üyeleri doğrudan sorumlu olacak.”

 

  • YENiDÜZEN: TÜK ve Tarım Sigorta Fonu’ndaki raporlama işlemlerinizde son durum nedir?
  • Erkut ŞAHALİ: TÜK ile ilgili konu Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun gündemindedir. Raporlama aşamasına getirildi. Sayıştay başkanlığı, kuruma davet edildi, zaten 2010-2017 yıllarına ilişkin yürütmekte olduğu çalışma vardı. Oradaki bulgularla birlikte biz kendi bulgularımızı da değerlendireceğiz ve gerekmesi halinde yargıya intikal ettireceğiz.
    Tarım Sigortası Fonu ile ilgili de durum aynıdır. Başsavcılıktan konuyla ilgili gerekli görüşleri derledik. Onu da yargıya taşıma aşamasına gelmiş bulunmaktayız.
     
  • YENiDÜZEN: Yargıya taşıma ucu açık mı yoksa bir tarih var mı?
  • Erkut ŞAHALİ: Hayır ucu açık değil en kısa sürede… Özellikle Genel Tarım Sigortası Fonu ile ilgili… Öyle zannediyorum ki bu hafta bu süreci başlatmış olacağız.
     
  • YENiDÜZEN: Kişiler üzerinden mi hareket edilecek?
  • Erkut ŞAHALİ: Yönetim kurulu üyeleri doğrudan sorumlu olacak. 

 

yeniduzen-satin-aliniz-379.jpg

 

 

Bu haber toplam 953 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler