1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 12 EYLÜL SORUMLULUĞU
12 EYLÜL SORUMLULUĞU

12 EYLÜL SORUMLULUĞU

“12 Eylül darbesinin Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan yargılama sürecine Kıbrıslı Türklerin de dahil olması” yönünde bu köşede perşembe günü yayımlanan yazıya sayısız olumlu tepki geldi. Ünal Fındık’ın Cuma günü yazdığı

A+A-

 

 

“12 Eylül darbesinin Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan yargılama sürecine Kıbrıslı Türklerin de dahil olması” yönünde bu köşede perşembe günü yayımlanan yazıya sayısız olumlu tepki geldi.

Ünal Fındık’ın Cuma günü yazdığı yazıda gündeme getirdiği “12 Eylül Kıbrıs’ta mı planlandı?” sorusu ise, sürecin ciddiyeti bakımından son derece önemli bir saptamaydı.

MHP’li eski milletvekili Ökkeş Şendiller’in mahkemede söylediği sözler, 1980 faşist darbesinin Kıbrıs’la bağlantılarında bugüne kadar akla bile gelmeyen bir yığın unsur olabileceğinin sinyalini veriyor.

“Kahramanmaraş katliamını Kıbrıs’tan götürülen provokatörler tezgahladı” ifşaatı, o döneme ilişkin tarihin tamamıyla sil baştan yazılmasını gerektirecek kadar önemlidir.

**

Ergenekon soruşturması ve sonrasında başlayan yargılama sürecinde de Kıbrıs’la ilgili bilgiler hep ‘kırıntı’ şeklinde bulundu. Veriler özellikle 2000 seçimleri döneminde ‘derin devlet’in Kuzey Kıbrıs’ta çok ciddi işler yaptığını, seçime müdahale ettiğini gösteriyordu.

Basın mensupları olarak kişisel araştırmalarla bir sürü ipucu, hatta belgeye ulaşmış, bunları defalarca yazmış olmamıza rağmen, konuyu yargı sürecine taşıması gerekenler kılını kıpırdatmamıştı.

Başta savcılık makamı olmak üzere, adaletin sağlanması konusunda görev ve yetkisi bulunanlar eli-kolu bağlı kalmayı tercih edince, ne yazık ki tarihin karanlık sayfaları aydınlanamıyor.

Hafta sonu Tamer Öncül ve Kutlay Erk’in de dikkat çektiği gibi, Kıbrıslı Türklerin affedici özellikleri bir yana, konuya “bundan sonra benzeri zorbalıklar yaşanmasın” diye bakılmalı ve faşizmle ittifak yapanlar yargılanmalıdır.

**

Yaşadığımız pratik, bu gibi hassas konularda devletin yetkili makamlarından medet ummanın, ölü gözünden yaş beklemekten farksız olduğu orta yerdedir.

Dolayısıyla iş başa düşüyor.

Zaten başta ‘kayıplar’ konusu olmak üzere, yaşanmış olumlu deneyimler de var.

Sevgül Uludağ’ın gözüpek araştırmaları olmasaydı eğer, belki de kayıplar konusu hala ‘tabu’ olmaya devam edecekti.

Basının ve sivil inisiyatifin ne kadar önemli olduğunu anlatan en yakın örneklerden biridir bu…

Netice itibarıyla, 12 Eylül’ün Kıbrıs’a ve Kıbrıslı Türklere dönük etkilerini ellemek, eşelemek ve bu konuda adımlar atma konusunda inisiyatif almak gerekiyor.

**

UNITED MEDYA GRUBU bu yönde üzerine düşeni yapmak için gerekli hazırlıklara başlamış bulunuyor.

Aralarında 12 Eylül’ün birebir mağdurlarının da yer aldığı bir kadroya sahip olan YENİDÜZEN gazetesi ve Kanal SİM, Radyo SİM ailesi, Kenan Evren ve cuntasının Kıbrıs’ta yarattığı tahribatın üzerine gidecektir.

12 Eylül darbesi öncesinde ve sonrasında Kıbrıslı Türklerin yaşadığı acılar…

Öldürülen, yaralanan, okullarını bırakmak zorunda kalan, ülkeyi terk eden gençler…

Faşizmin iç siyasette ve Kıbrıs sorununda yarattığı tahribatlar…

Darbeye o dönemlerde kimin nasıl reaksiyon gösterdiği…

Cuntanın buradaki destekçileri ve işbirlikçileri…

Bunları tarihin tozlu sayfalarından kurtarıp kamuoyunun bilgisine taşımağa çalışacağız.

12 Eylül’le ilgili bu sorumluluğu üzerimize alıyoruz.

Esas sorumluları ortaya çıkarabilmek için!..

 

 

 

 

Bu haber toplam 1414 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler