1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 1 Temmuz'dan sonra neler olacak?
1 Temmuzdan sonra neler olacak?

1 Temmuz'dan sonra neler olacak?

Kıbrıs’ta son derece kritik bir tarihe doğru yol alınıyor. Artık Bütün hesaplar 1 Temmuz’a göre yapılıyor. Müzakere masasının çökeceğini bilmeyen, duymayan zaten kalmadı. Yunanistan, ekonomik krizin etkisiyle başını Atina’dan dışarıya

A+A-

 

 

Kıbrıs’ta son derece kritik bir tarihe doğru yol alınıyor.

Artık Bütün hesaplar 1 Temmuz’a göre yapılıyor.

Müzakere masasının çökeceğini bilmeyen, duymayan zaten kalmadı.

Yunanistan, ekonomik krizin etkisiyle başını Atina’dan dışarıya çeviremiyor.

Türkiye, tanımadığı ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Dönem Başkanı olduğu AB ile ilişkilerinin düzeyi konusunda yüksek perdeden konuşuyor ama diplomaside ‘rölanti’ taktiği uyguluyor. AB üyelik müzakerelerini durdurmayı göze alamıyor. Hristofyas’ın Başkanlık edeceği Konsey’le 6 ay süreyle ilişkisizlik yaşayacağını söylüyor. Ancak Komisyon ve Parlamento’dan çekilmiyor.

Adanın Kuzeyi ve Güneyinde ise 1 Temmuz’a ilişkin çok farklı ajandalar öne çıkıyor.

Dimitris Hristofyas 27 üyeli AB’nin Dönem Başkanı olacağı süreyi en verimli ve 2013’teki seçimde kendisini yeniden yarışta iddialı duruma getirecek şekilde kullanmak istiyor. Küçüklüğü ve kıta Avrupasından uzakta oluşu başta olmak üzere, layıkıyla bir Dönem Başkanlığı geçirebilmek için Rum Yönetimi Liderliği uzun süredir yoğun mesai harcıyor.

Lefkoşa’nın kuzeyinde ise 1 Temmuz sonrasıyla ilgili ‘maceracı senaryolar’ üzerinde kafa patlatılıyor.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve etrafındaki ‘milliyetçi cephe’, “ayrı devlet” olgusunu kalıcılaştıracak bir zeminin oluşacağı öngörüsüyle hazırlanıyor 1 Temmuz’a...

**

Gerek müzakere masasında olup bitenlerle ilgili kamuoyuna yansıyan bilgiler, gerek Eroğlu’nun Türkiye kamuoyuna verdiği ‘hazırlık mesajları’ ve gerekse buradaki ‘milliyetçi cephe’den yükselen sesler şöyle bir senaryo üzerinde çalışıldığının ipuçlarını veriyor:

·        AB ile üyelik sürecinde uzun süredir tıkanmış bulunan Türkiye, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Başkanlığını bahane ederek Brüksel ile köprüleri tamamıyla atabilir.

·        Köprüleri atmasa bile Türkiye kamuoyunun AB karşıtlığı bu dönemde yükselişe geçecektir.

·        Zaten Kürt meselesi, Suriye’deki gelişmeler ve AKP’nin demokrasi ve Kemalizm’le ilgili tutumları nedeniyle rahatsız olan kesimler sesini yükseltecektir.

·        Bu durumda ‘milli dava’ olan Kıbrıs, iç kamuoyunda tam anlamıyla ‘yutulacak hap’ durumuna gelecektir.

·        1950’lerdeki “Kıbrıs Türktür Türk kalacak” türü mitingler, gösteriler, toplantılar düzenlemek çocuk oyuncağı olacaktır.

·        Bu atmosfer içinde BM müzakerelerde Türk tarafını suçlayacak ve ‘masum millet’ rolü çok daha kolay oynanabilecektir.

·        Görüşme zemini ortadan kalkacak, 1 Temmuz’dan itibaren “KKTC’nin tanıtılması” veya “Yeni Kıbrıs Türk Devleti”nin ilanı hedeflenecektir.

**

Puzzle’ın parçalarını birleştirince böyle bir senaryo çıkıyor ortaya...

Bu yüzden 1 Temmuza doğru yol alırken, çözüm güçlerinin senaryosu çok daha fazla önem kazanıyor.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 984 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler