1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 1 TEMMUZ'DAN SONRA, 2 TEMMUZ OLACAK!..
1 TEMMUZDAN SONRA, 2 TEMMUZ OLACAK!..

1 TEMMUZ'DAN SONRA, 2 TEMMUZ OLACAK!..

Geçen haftaki “B PLANI VAR MI?” başlıklı yazımda, “Farklı zaman ve mekanlarda farklı sakızlar çiğneyerek, boşuna çene kaslarını yoran “Türk yetkililerinin” tek ortak söylemi “1 Temmuzdan sonra müzakerelerin kesileceği&#

A+A-

 

Geçen haftaki “B PLANI VAR MI?” başlıklı yazımda, “Farklı zaman ve mekanlarda farklı sakızlar çiğneyerek, boşuna çene kaslarını yoran “Türk yetkililerinin” tek ortak söylemi “1 Temmuzdan sonra müzakerelerin kesileceği” doğrultusundadır ama, ondan sonrası (diğer deyişle B PLANI) için ne yapacakları konusunda kafalarında net bir şey olmadığını bu çelişkili söylemlerden anlamak olası….”

(…)

“Tüm bu hamasi nutuklara karşın, Türk tarafının bir “B Planı” olduğu konusunda benim ciddi kuşkularım var… 

Yalnızca benim değil, bu nutukları sallayanların da kuşkuları olduğundan eminim…

Bu türden “(B/C/D…) planların dünya tarafından ciddiye alınmayacağını; uluslar arası hukuk yönünden “yok hükmünde” sayılacağını; müzakereleri (ağır aksak da olsa), yıl sonuna ( ya da Güney’deki cumhurbaşkanlığı seçim tarihine) dek sürdürmek zorunda kalacaklarını onlar benden daha iyi biliyor?”
(…)

Eroğlu, BM Genel Sekreterinin bu çağrıyı yapmayacağını bile bile.,“Genel Sekreter konferans çağrısı yapmazsa müzakere etmemin herhangi bir gerekçesi yoktur” diye demeçler patlatırken;

(diğer Türk yetkilileri gibi) inandırıcı olmadığını bile bile konuşuyor…

diye yazmıştım… yazdıklarımın tümünün ne kadar doğru olduğu, birkaç gün içinde ortaya çıktı…

Genel Sekreter konferans çağrısı yapmadı…

Derviş Eroğlu, (bu durumda) “müzakere etmemin herhangi bir gerekçesi yoktur” söylemini unutup(!); müzakerelerin seyrine yönelik tutumun 27 Nisan Cuma günü, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un,  Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’le yapılacak görüşme sonrasında belirleneceğini(…) müzakerelerin askıya alınmasının doğru bir hareket olduğunu düşünmediğini”(…)

B Planı”nını telaffuz etmek bir yana, Güney’deki Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar askıya alınsa da müzakerelerin devam edeceğini söyleyerek; bir hafta önce söylediklerinin tam tersi görüşler dile getirdi…

Derviş Eroğlu, konuşmasının sonunda “ her ihtimale karşı aklında bazı senaryolar olduğunu” söyleyerek bir hafta önce söylediklerini geçiştirmeye çalışırken; aynı günkü  (24-04-2012) konuşmasında, Baş müzakereci Egemen Bağış da, 'Türkiye'nin her uluslararası projeyle ilgili B planı da vardır, C planı da vardır, D planı da vardır ama şu anda Türkiye A planını uygulama aşamasındadır. O da Kıbrıs'ta kapsamlı bir çözüm. Şu anda biz A planını uygulama konusunda kararlılıkla ilerliyoruz. Olmazsa tabi ki B planımız da var, C planımız da var ama şu an onlar yürürlüğe girmiş değil'' diyerek, inandırıcılıktan uzak demeçler patlatıyordu…

Bu satırlar yazılırken Henüz BM Genel Sekreterinin açıklaması yapılamıştı… Bu açıklamanın ışığında, bu gün Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer her iki liderle peş peşe görüşecek…

Büyük olasılıkla,  yıl sonuna(Şubat 2013’deki Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı seçimi bu sınırlamayı getirecek) kadar görüşmelerin nasıl sürdürüleceği konusu görüşülecek….

Anlayacağınız, bütün o Hamasi nutuklara karşın 1 Temmuz’dan sonra da görüşmeler şu ya da bu biçimde sürdürülecek… Ne  B Planı, ne de C, D Planları gündeme alınacak…

Bu “Planlar”ı, yalnızca 20 Temmuz törenlerinde atılacak hamasi nutuklarda duyacağız…

***

Bu yazı çok “SİYASİ” oldu; farkındayım… Hayyam’dan birkaç dörtlükle, yumuşatalım sayfayı….

 

 

Bu uçsuz bucaksız dünya içinde, bil ki,
Mutlu yaşamak iki türlü insana vergi;
Biri iyinin kötünün aslını bilir,
Öteki ne dünyayı bilir, ne kendini.

Bu varlık denizi nerden gelmiş bilen yok;
Öyle büyük bir inci ki bu büyük sır delen yok;
Herkes aklına eseni söylemiş durmuş,
İşin kaynağına giden yolu bulan yok.

Seher yeli eser yırtar eteğini gülün
Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün
Sen şarap içmene bak, çünkü nice gül yüzler
Kopup dallarından toprak olmadalar her gün.

Eşi dostu verdik birer birer toprağa;
Kiminden bir taş bile kalmadı ortada.
Sen, yorgun katır, hala bu kalleş çöldesin;
Sırtında bunca yük, yürü bakalım hala.

Dert içinde sevinci bul da yaşa;
Haksız düzende haklı ol da yaşa;
Sonu nasıl olsa yokluk dünyanın,
Varından yoğundan kurtul da yaşa.

 

 

 

  

Bu haber toplam 820 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler